Karar Özeti
10. Ceza Dairesi 2025/2200 E. , 2025/5976 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2025/420 E., 2025/289 K. SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti yapma HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz isteminin esastan reddiyle hükmün onanması Sanık hakkında kurulan hükmün, yapılan ön inceleme
Karar Detayı
10. Ceza Dairesi 2025/2200 E. , 2025/5976 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2025/420 E., 2025/289 K. SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti yapma HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz isteminin esastan reddiyle hükmün onanması Sanık hakkında kurulan hükmün, yapılan ön inceleme neticesinde temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKİ SÜREÇ A. Bakırköy 19. Ağır Ceza Mahkemesince, sanığın uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan mahkûmiyetine karar verilmiştir. B. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Ceza Dairesinin yukarıda belirtilen kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan ve re'sen de istinafa tabi olan hükme yönelik istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık müdafiinin temyiz sebepleri özetle; 1. Yeterli delil bulunmadığına, beraat kararı verilmesi gerektiğine, 2. Hükmün gerekçesiz olduğuna, 3. Eylemin kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçunu oluşturacağına, 4. Delil değerlendirmesinin hatalı yapıldığına, 5. Eksik inceleme yapıldığına, 6. Kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna, 7. Delillerin hukuka aykırı şekilde toplandığına, İlişkindir. III. GEREKÇE Suç tarihinde yürürlükte bulunan 5237 sayılı TCK'nın 52/2. maddesine göre gün adli para cezasının alt sınırı 100,00 Türk Lirası olmasına rağmen İlk Derece Mahkemesince gün adli para cezası 20,00 Türk Lirası olarak hesaplanmak suretiyle eksik cezaya hükmedilmişse de, aleyhe temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamıştır. İlk Derece Mahkemesinin ve Bölge Adliye Mahkemesinin, suçun vasfı ile sübutuna, delillerin değerlendirilmesine, delillerin hukuka uygun olarak toplandığına ilişkin takdirlerinde bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla sanık müdafiinin temyiz sebepleri yerinde görülmemiş, hükümde açıklanan gerekçeler, tüm dosya kapsamına göre usul ve yasaya uygun bulunarak, eleştiri dışında hükümde hukuka aykırılık tespit edilmemiştir. IV. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Ceza Dairesi kararında sanık müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı CMK'nın 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden; aynı Kanun'un 302/1. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/1. maddesi uyarınca Bakırköy 19. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 26.05.2025 tarihinde karar verildi.
Özgün Analiz
Olay Özeti: Bakırköy 19. Ağır Ceza Mahkemesi sanığı uyuşturucu ticaretinden mahkûm etmiş, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Ceza Dairesi istinaf başvurusunu esastan reddetmiştir. Müdafi delillerin hukuka aykırı toplandığını ve eylemin kullanma suçunu oluşturduğunu temyiz nedeni yapmıştır.
Hukuki İlke: TCK'nın 52/2. maddesine göre bir gün karşılığı adli para cezasının alt sınırı 100 Türk Lirası iken 20 Türk Lirası üzerinden eksik ceza belirlenmiş olması, aleyhe temyiz bulunmadığından bozma sebebi yapılamaz.
Uygulama Sonucu: Temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanmasına karar verilmiştir; gün adli para cezasının eksik hesaplanması eleştiri konusu yapılıp bozma dışı bırakılmıştır.
Dava Strateji Notu: Adli para cezasının bir gün karşılığının yasal alt sınırın altında belirlenmesi sanık lehine olduğundan, yalnızca sanık temyizinde bu hata düzeltilmez; savunma bu kazanılmış hakkı gözeterek gereksiz itirazdan kaçınmalıdır.