Karar Özeti
10. Ceza Dairesi 2025/2195 E. , 2025/5979 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2025/150 E., 2025/337 K. SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti yapma HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz istemlerinin esastan reddiyle hükmün onanması Sanık hakkında kurulan hükmün, yapılan ön incel
Karar Detayı
10. Ceza Dairesi 2025/2195 E. , 2025/5979 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2025/150 E., 2025/337 K. SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti yapma HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz istemlerinin esastan reddiyle hükmün onanması Sanık hakkında kurulan hükmün, yapılan ön inceleme neticesinde temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmiştir. Sanık müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, 5271 sayılı CMK'nın 299/1. maddesi gereği takdîren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKİ SÜREÇ A. Bakırköy 17. Ağır Ceza Mahkemesince, sanığın uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan mahkûmiyetine karar verilmiştir. B. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Ceza Dairesinin, yukarıda belirtilen kararı ile sanık hakkında, İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık müdafilerinin temyiz sebepleri özetle; 1. Yeterli delil bulunmadığına, beraat kararı verilmesi gerektiğine, 2. Eylemin kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçunu oluşturacağına, 3. Delil değerlendirmesinin hatalı yapıldığına, 4. Eksik inceleme yapıldığına, 5. Kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna, 6. Delillerin hukuka aykırı şekilde toplandığına, İlişkindir. III. GEREKÇE Sanık hakkında temel ceza belirlenirken evinde ele geçen uyuşturucu madde miktarı ve madde çeşitliliği dikkate alınarak alt sınırdan uzaklaşılması gerektiğinin gözetilmemesi aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır. İlk Derece Mahkemesinin ve Bölge Adliye Mahkemesinin, suçun vasfı ile sübutuna, delillerin değerlendirilmesine, delillerin hukuka uygun olarak toplandığına ilişkin takdirlerinde bir isabetsizlik, yargılamanın sonucunu etkileyecek nitelikte bir eksiklik bulunmadığı anlaşılmakla sanık müdafilerinin temyiz sebepleri yerinde görülmemiş, hükümde açıklanan gerekçeler, tüm dosya kapsamına göre usul ve yasaya uygun bulunarak, eleştiri dışında hükümde hukuka aykırılık tespit edilmemiştir. IV. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Ceza Dairesi kararında sanık müdafilerince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı CMK'nın 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden; aynı Kanun'un 302/1. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/1. maddesi uyarınca Bakırköy 17. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 26.05.2025 tarihinde karar verildi.
Özgün Analiz
Olay Özeti: Bakırköy 17. Ağır Ceza Mahkemesi sanığı uyuşturucu madde ticareti yapmaktan mahkûm etmiş, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Ceza Dairesi istinaf başvurusunu esastan reddetmiştir. Sanık müdafileri eylemin kullanmak için bulundurma niteliğinde olduğunu ve delillerin hukuka aykırı toplandığını ileri sürerek temyiz etmiştir.
Hukuki İlke: Sanığın evinde ele geçen uyuşturucu maddenin miktarı ve çeşitliliği dikkate alınarak temel cezada alt sınırdan uzaklaşılması gerekirken bu yapılmamış olsa da, aleyhe temyiz bulunmadığından bu husus bozma sebebi yapılamaz.
Uygulama Sonucu: Temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanmasına karar verilmiştir; suçun sübutu ve delillerin hukuka uygun toplanması yönünden isabetsizlik görülmemiştir.
Dava Strateji Notu: Sanık lehine tek başına temyiz edildiğinde, temel cezanın düşük belirlenmiş olması (alt sınırdan uzaklaşılmaması) aleyhe bozma riski doğurmaz; bu yön savunma açısından kazanılmış hak olarak korunur.