İçeriğe geç
AC
10. Ceza Dairesi Esas: 2025/2768 Karar: 2025/6706 Tarih: 2025

Yargıtay 10. Ceza Dairesi E.2025/2768 K.2025/6706

10. Ceza Dairesi 2025/2768 E. , 2025/6706 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2024/3083 E., 2024/2899 K. SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti yapma HÜKÜM : Direnme (mahkûmiyet) TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün, yapılan ön inceleme neticesinde temyiz edilebilir olduğu, tem

Karar Özeti

10. Ceza Dairesi 2025/2768 E. , 2025/6706 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2024/3083 E., 2024/2899 K. SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti yapma HÜKÜM : Direnme (mahkûmiyet) TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün, yapılan ön inceleme neticesinde temyiz edilebilir olduğu, tem

Karar Detayı

10. Ceza Dairesi 2025/2768 E. , 2025/6706 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2024/3083 E., 2024/2899 K. SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti yapma HÜKÜM : Direnme (mahkûmiyet) TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün, yapılan ön inceleme neticesinde temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKİ SÜREÇ Dairemizin bozma kararı üzerine, Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 12. Ceza Dairesinin yukarıda belirtilen kararı ile önceki hükümde direnilerek sanığın uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan mahkûmiyetine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık ve müdafiinin temyiz sebepleri özetle; 1. Mahkûmiyete yeterli delil bulunmadığına, beraat kararı verilmesi gerektiğine, 2. Eylemin kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçunu oluşturacağına, 3. Delil değerlendirmesinin hatalı yapıldığına, eksik araştırma ile hüküm kurulduğuna, 4. Etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması gerektiğine, direnme kararının yerinde olmadığına, 5. Arama işleminin hukuka aykırı olduğuna, hukuka aykırı yöntemlerle elde edilen delillerin hükme esas alınamayacağına, 6. Temyiz dışı sanık hakkında etkin pişmanlık hükümleri uygulanıp, sanığa uygulanmayarak adil yargılanma hakkının ihlal edildiğine, İlişkindir. III. GEREKÇE Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 26.11.2013 tarihli ve 2013/50 Esas, 2013/525 Karar sayılı kararına ve süreklilik kazanmış uygulamalarına göre, şeklen direnme kararı verilmiş olsa dahi; bozma nedenlerini tartışmak, ilk kararda yer almayan ve Daire denetiminden geçmemiş bulunan yeni ve değişik gerekçelerle hüküm kurmak suretiyle verilen karar; özde direnme niteliğinde olmayıp, bozmaya eylemli uyma sonucu verilen yeni bir hükümdür. Bu nitelikteki bir hükmün temyiz edilmesi halinde ise incelemenin Yargıtay'ın ilgili dairesi tarafından yapılması gerekir. Dairemizin bozma ilamı üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince bozma kararının yerinde olmadığı belirtilip, bozma ilamının gerekçesi tartışılarak, gerekçenin genişletilmiş olduğunun görülmesi karşısında, Bölge Adliye Mahkemesinin son uygulaması özde direnme kararı niteliğinde olmayıp, yeni hüküm niteliğinde olduğundan, direnme kararının bozmaya eylemli uyma olarak kabulü ile yapılan incelemede; Bölge Adliye Mahkemesince verilen hükmün Dairemizce bozulmasından sonra, dosyanın gönderildiği Bölge Adliye Mahkemesinin 25.12.2024 tarihli oturumunda bozma ilamı okunarak sırasıyla sanıktan, sanık müdafiinden ve Cumhuriyet savcısından bozma kararına karşı diyeceklerinin sorulduğu, Cumhuriyet savcısından esas hakkındaki görüşü sorulmadan ve hazır bulunan sanığa esasa ilişkin savunma yapma imkânı tanınmadan ve 5271 sayılı CMK'nın 216/son maddesi uyarınca son söz hazır olan sanığa verilmeden duruşmanın bitirildiği ve direnme kararına konu hükmün kurulduğu anlaşılan dosyada; Dairemizce de benimsenen Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 08.02.2023 tarihli ve 2020/211 Esas, 2023/62 Karar sayılı kararında da belirtildiği üzere; kamusal iddia makamını temsil eden Cumhuriyet savcısı, esas hakkındaki görüşünü açık ve anlaşılır bir biçimde ve uygulanması talep edilen yasayı ve maddelerini de göstermek suretiyle açıklamak zorunda olduğundan 25.12.2024 tarihli oturumda Cumhuriyet savcısı tarafından beyan edilen ve 5271 sayılı CMK'nın 216/1. maddesi uyarınca duruşmada ortaya konulan delillere yönelik olması gereken "Dosya muhteviyatına uygun düşmediğinden Yargıtay bozma ilamına uyulmayarak dairenizce verilen önceki kararda direnilmesine ve suç vasfına ve delil durumuna göre sanığın tutukluluk halinin devamına karar verilmesi kamu adına talep ve mütalaa olunur " şeklindeki sözlerin esas hakkında mütalaa olarak geçerli ve yeterli kabul edilmesi imkanı bulunmamaktadır. Dolayısıyla Bölge Adliye Mahkemesince Cumhuriyet savcısının esasa ilişkin görüşü alınmadan hüküm kurulduğu anlaşılmıştır. Bu itibarla, Bölge Adliye Mahkemesince, Cumhuriyet savcısının esas hakkındaki görüşü alınmadan ve hazır bulunan sanık ile müdafiine esasa ilişkin savunma yapma imkânı tanınmadan; hazır olan sanığa son sözü sorulmadan yargılamaya son verilip hüküm kurularak sanığın savunma hakkının kısıtlanması hukuka aykırı olduğundan diğer yönleri incelenmeksizin hükmün bozulmasına karar verilmesi gerekmiştir. IV. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle sanık ve müdafiinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 12. Ceza Dairesinin kararının 5271 sayılı CMK'nın 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye kısmen uygun olarak, diğer yönleri incelenmeksizin, oy birliği ile BOZULMASINA, Bozma nedeni, tutuklu kalınan süre ve tutuklama koşullarında değişiklik bulunmaması dikkate alınarak sanık hakkındaki salıverilme talebinin REDDİNE, Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/2-b maddesi uyarınca takdiren Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 12. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 16.06.2025 tarihinde karar verildi.

Özgün Analiz

Olay Özeti: Dairenin bozması üzerine Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 12. Ceza Dairesi önceki hükümde direnerek sanığı uyuşturucu ticaretinden yeniden mahkum etmiştir. Ancak bozma gerekçesini tartışıp genişleterek karar verildiğinden bu, özde direnme değil bozmaya eylemli uyma sonucu yeni bir hüküm sayılmış ve inceleme daireye ait kabul edilmiştir.

Hukuki İlke: Bozma nedenlerini tartışıp yeni ve değişik gerekçeyle kurulan karar özde direnme olmayıp bozmaya eylemli uyma sonucu yeni hükümdür; ayrıca Cumhuriyet savcısının uygulanacak yasa ve maddelerini göstererek verdiği esas hakkındaki görüşü alınmadan ve hazır sanığa CMK 216/son gereği son söz verilmeden hüküm kurulması savunma hakkının kısıtlanmasıdır.

Uygulama Sonucu: Hüküm CMK 302/2 gereği bozulmuştur; savcının geçerli esas mütalaası alınmadan ve hazır sanığa son söz verilmeden savunma hakkı kısıtlanarak karar kurulması nedeniyle, diğer yönler incelenmeksizin bozmaya gidilmiştir.

Dava Strateji Notu: Direnme kararlarında savcının somut ve madde göstererek verdiği esas mütalaası ile sanığın son söz hakkı mutlaka tutanağa geçmelidir; bu usul eksikliği tek başına bozma sağladığından, temyizde önce duruşma tutanağındaki son söz ve mütalaa kayıtları denetlenmelidir.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla