İçeriğe geç
AC
10. Ceza Dairesi Esas: 2025/2816 Karar: 2026/2761 Tarih: 2026

Yargıtay 10. Ceza Dairesi E.2025/2816 K.2026/2761

10. Ceza Dairesi 2025/2816 E. , 2026/2761 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2023/371 E., 2025/250 K. SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti yapma HÜKÜM : İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak değişen suç vasfına göre kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan beraat TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz iste

Karar Özeti

10. Ceza Dairesi 2025/2816 E. , 2026/2761 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2023/371 E., 2025/250 K. SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti yapma HÜKÜM : İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak değişen suç vasfına göre kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan beraat TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz iste

Karar Detayı

10. Ceza Dairesi 2025/2816 E. , 2026/2761 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2023/371 E., 2025/250 K. SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti yapma HÜKÜM : İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak değişen suç vasfına göre kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan beraat TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz isteminin esastan reddiyle hükmün onanması Sanık hakkında kurulan hükmün, yapılan ön inceleme neticesinde temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKİ SÜREÇ A. Bakırköy 10. Ağır Ceza Mahkemesince sanığın değişen suç vasfına göre kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan mahkûmiyetine karar verilmiştir. B. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 28. Ceza Dairesinin, yukarıda belirtilen kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik istinaf başvurusuna ilişkin olarak duruşma açılmaksızın yapılan inceleme neticesinde İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılması ile sanığın beraatine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık müdafiinin temyiz sebepleri özetle; beraat eden ve kendisini zorunlu müdafi ile temsil ettiren sanık lehine maktu vekalet ücreti verilmesi gerektiğine ilişkindir. III. GEREKÇE Sanık müdafiinin temyiz dilekçesi kapsamına göre, vekalet ücreti ile sınırlı olarak inceleme yapılmıştır. Karar tarihinde yürürlükte olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 14/4. maddesinde yer verilen; “Beraat eden ve vekil veya müdafi ile temsil edilen sanık yararına Hazine aleyhine maktu avukatlık ücretine hükmedilir. Bu hüküm, sanığın 04.12.2004 tarihli ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu gereğince görevlendirilen müdafi bulunması durumunda kovuşturma için Hazineden alınan ücretin mahsubu suretiyle uygulanır." şeklindeki düzenleme karşısında, kendisini zorunlu müdafi ile temsil ettiren sanık lehine vekâlet ücreti ödenmesine karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesinin hukuka aykırı olduğu değerlendirilmiş; ancak bu hususun Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülmüştür. IV. KARAR Gerekçe bölümünüde açıklanan nedenle, sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 28. Ceza Dairesi kararının 5271 sayılı CMK'nın 302/2. maddesi gereği, BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden; aynı Kanun'un 303. maddesi gereği Bölge Adliye Mahkemesi hükmünün, "Sanık kendisini 04.12.2004 tarihli ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu gereğince görevlendirilen zorunlu müdafi ile temsil ettirdiğinden, karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin II. Kısmının II. Bölümü gereğince kovuşturma için ödenen 16.000,00 TL maktu vekalet ücretinden, Ceza Muhakemesi Kanunu Gereğince Görevlendirilen Müdafi ve Vekillere Yapılacak Ödemelere İlişkin Tarife uyarınca ödenen ücretin mahsubu ile bakiye kalan vekalet ücretinin hazineden alınıp sanığa verilmesine," ibaresinin eklenmesi, Suretiyle, Bölge Adliye Mahkemesi hükmündeki hukuka aykırılığın DÜZELTİLEREK, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/1. maddesi uyarınca Bakırköy 10. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 28. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 05.03.2026 tarihinde karar verildi.

Özgün Analiz

Olay Özeti: Bakırköy 10. Ağır Ceza Mahkemesi sanığı değişen suç vasfına göre kullanmak için uyuşturucu madde bulundurmadan mahkûm etmiş; İstanbul BAM 28. Ceza Dairesi bu hükmü kaldırarak sanığın beraatine karar vermiş, ancak kendisini zorunlu müdafi ile temsil ettiren sanık lehine vekâlet ücretine hükmetmemiştir. Sanık müdafii yalnızca vekâlet ücreti yönünden temyiz etmiştir.

Hukuki İlke: Karar tarihinde yürürlükte olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 14/4. maddesi uyarınca, beraat eden ve müdafi ile temsil edilen sanık yararına Hazine aleyhine maktu avukatlık ücretine hükmedilmesi zorunludur; sanığın 5271 sayılı CMK gereğince görevlendirilen zorunlu müdafii bulunması hâlinde bu ücret, kovuşturma için Hazineden alınan ücretin mahsubu suretiyle uygulanır.

Uygulama Sonucu: 10. Ceza Dairesi, vekâlet ücretine hükmedilmemesini hukuka aykırı bulup CMK'nın 302/2. maddesi gereği bozmuş; ancak yeniden yargılama gerekmediğinden 303. madde uyarınca 16.000,00 TL maktu ücretten zorunlu müdafi tarifesi ödemesinin mahsubuyla bakiyenin Hazineden alınıp sanığa verilmesi ibaresini ekleyerek hükmü düzeltip Tebliğname'ye aykırı olarak onamıştır.

Dava Strateji Notu: Beraat kararlarında zorunlu müdafiyle temsil, vekâlet ücreti hakkını ortadan kaldırmaz; mahkemeler bunu sıklıkla atladığından, beraat hükmünde ücret kalemi yoksa yalnızca bu yönle sınırlı temyiz dahi sonuç almaktadır ve Yargıtay eksikliği düzelterek gidermektedir. Mahsup mekanizması nedeniyle talebin 'bakiye' üzerinden kurgulanması gerekir.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla