Karar Özeti
10. Ceza Dairesi 2025/2918 E. , 2025/10069 K. "İçtihat Metni" İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2025/749 E., 2025/630 K. SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti yapma HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi Sanık hakkında kurulan hükmün, yapılan ön inceleme neticesinde temyiz edilebilir olduğu, temyiz edeni
Karar Detayı
10. Ceza Dairesi 2025/2918 E. , 2025/10069 K. "İçtihat Metni" İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2025/749 E., 2025/630 K. SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti yapma HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi Sanık hakkında kurulan hükmün, yapılan ön inceleme neticesinde temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmiştir. Sanık müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, 5271 sayılı CMK'nın 299/1. maddesi gereği takdîren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü: I.HUKUKİ SÜREÇ A. Bakırköy 21. Ağır Ceza Mahkemesince, sanığın uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan mahkûmiyetine karar verilmiştir. B. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 28. Ceza Dairesinin, yukarıda belirtilen kararı ile sanık hakkında, İlk Derece Mahkemesince kurulan ve re'sen de istinafa tabi olan hükme yönelik istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık müdafiinin temyiz sebepleri özetle; 1. Eylemin sabit olmadığına, beraat kararı verilmesi gerektiğine, 2. Delillerin hukuka aykırı şekilde toplandığına ve hükme esas alınamayacağına, 3. Takdiri indirim uygulanması gerektiğine, 4. Tekerrür hükümlerinin uygulanmasının hukuka aykırı olduğuna, 5. Tutanak düzenleyen kolluk görevlileri dinlenilmeden ve kamera kayıtları araştırılmadan eksik araştırma ile karar verildiğine, 6. Bölge Adliye Mahkemesinin kararının yeterli gerekçe içermediğine,İlişkindir. III. GEREKÇE Oluş ve dosya içeriğine göre, olay tarihinde çarşı ve mahalle bekçileri tarafından yapılan uygulama sırasında, durumundan şüphelenilen ve durdurulan ticari taksinin içerisinde yolcu olarak bulunan sanığın araçtan indirildiği, kimlik tespitinden sonra üzerinde ve eşyalarında arama yapılması için nöbetçi Cumhuriyet savcısından alınan yazılı arama emrine istinaden, yine çarşı ve mahalle bekçileri tarafından olay yerinde arandığı, arama sonucunda çantasında bir adet şeffaf poşet içinde net 65,3 gram metamfetamin ve bir adet hassas terazinin ele geçtiği; devamında gerçekleştirilen olay yeri kroki tutanağı, tartı -vezin tutanağı ve uyuşturucu maddeye dair ön ekspertiz raporu düzenlenmesi şeklindeki soruşturma işlemlerinin de çarşı ve mahalle bekçileri tarafından yerine getirildiği; polis memurlarının ise sadece sanığın ifadesini alıp, teşhis tutanağı düzenlendikleri anlaşılmakla; Suç tarihinde yürürlükte bulunan 7245 sayılı Çarşı ve Mahalle Bekçileri Kanunu'nun 7. maddesinde çarşı ve mahalle bekçilerinin araç durdurma ve kimlik sorma yetkilerinin tanımlandığı; aynı maddenin 6. fıkrasında ise, durdurulan kişi üzerinde veya aracında silah veya tehlike oluşturan diğer eşyanın bulunduğu hususunda yeterli şüphenin varlığı halinde, kendisine veya başkalarına zarar verilmesini önlemek amacına yönelik el ile dıştan kontrol dahil gerekli tedbirlerin alınabileceği, bu amaçla kişinin üzerindeki elbisenin çıkarılması veya aracın, dışarıdan bakıldığında içeri görünmeyen bölümlerinin açılmasının istenemeyeceği düzenlenmiş olup, buna göre çarşı ve mahalle bekçilerinin, yeterli şüphe bulunması halinde kaba üst yoklaması yapma ve araçların dışarından görünür yerlerini kontrol etme yetkileri bulunduğu; bunun dışında önleme araması kararı, yazılı arama emri veya adli arama kararı ile arama yetkilerinin bulunmadığı da dikkate alındığında; Böyle bir durumla karşılaşılması halinde, çarşı ve mahalle bekçileri tarafından, gerekli muhafaza tedbirlerinin alınıp, olayın derhal soruşturma yapmaya yetkili en yakın adli mercilere bildirilmesi, arama ve diğer soruşturma işlemlerinin adli kolluk personeli tarafından yerine getirilmesi gerektiği halde, adli soruşturma işlemlerine devam edilerek, yetkileri bulunmadığı halde Cumhuriyet savcısından alınan yazılı arama emrine istinaden sanığın üst ve eşyalarında arama yapılması sonucunda hukuka aykırı şekilde ele geçirilen uyuşturucu maddelerin, “suçun maddi konusu” ve “suç delili” olarak hükme esas alınamayacağı gözetilmeden, sanığın beraati yerine, yazılı şekilde mahkûmiyetine karar verilmesi, Hukuka aykırı görülmüştür. IV. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle, sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 28. Ceza Dairesi kararının 5271 sayılı CMK'nın 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Bozma nedenine göre sanığın SALIVERİLMESİNE, başka bir suçtan hükümlü ya da tutuklu bulunmadığı takdirde salıverilmesinin sağlanması için ilgili Cumhuriyet Başsavcılığına yazı yazılmasına, Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/2-a maddesi uyarınca Bakırköy 21. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 28. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 16.10.2025 tarihinde karar verildi.
Özgün Analiz
Olay Özeti: Bakırköy 21. Ağır Ceza Mahkemesi sanığı uyuşturucu ticaretinden mahkûm etmiş, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 28. Ceza Dairesi istinafı reddetmiştir. Olayda çarşı ve mahalle bekçileri durdurdukları ticari taksideki sanığı indirip, nöbetçi Cumhuriyet savcısından aldıkları yazılı arama emrine dayanarak üstünü ve eşyalarını aramış, çantasında net 65,3 gram metamfetamin ve hassas terazi ele geçirmiş; olay yeri, tartı ve ön ekspertiz işlemlerini de bekçiler yürütmüştür.
Hukuki İlke: 7245 sayılı Çarşı ve Mahalle Bekçileri Kanunu'nun 7. maddesi bekçilere durdurma, kimlik sorma ve yeterli şüphe halinde kaba üst yoklaması ile aracın dışarıdan görünür yerlerini kontrol yetkisi verir; önleme araması kararı, yazılı arama emri veya adli arama kararına dayalı arama ile adli soruşturma işlemi yapma yetkileri yoktur. Bekçilerin bu yetki sınırını aşarak yaptığı arama sonucu ele geçen madde, 'suçun maddi konusu' ve 'suç delili' olarak hükme esas alınamaz.
Uygulama Sonucu: Bozma - yetkisiz kolluk (bekçi) tarafından yapılan arama hukuka aykırı olup elde edilen uyuşturucu delil olarak kullanılamayacağından, beraat yerine mahkûmiyet kurulması hukuka aykırı bulunmuş, hüküm bozularak sanığın salıverilmesine karar verilmiştir.
Dava Strateji Notu: Uyuşturucu dosyalarında aramayı fiilen kimin yaptığı belirleyicidir; çarşı ve mahalle bekçilerince kaba üst yoklaması sınırını aşarak (savcı yazılı emrine dayanılsa bile) yapılan adli arama ve devamındaki soruşturma işlemleri hukuka aykırı delil doğurur, bu husus tutanaklardan tespit edilip beraat/bozma talebinin dayanağı yapılmalıdır.