İçeriğe geç
AC
10. Ceza Dairesi Esas: 2025/3049 Karar: 2025/12133 Tarih: 2025

Yargıtay 10. Ceza Dairesi E.2025/3049 K.2025/12133

10. Ceza Dairesi 2025/3049 E. , 2025/12133 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Çocuk Mahkemesi SAYISI : 2017/75 E., 2017/227 K. SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: İlgili kararın kanun yararına bozulması ... 1. Çocuk Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararı ile hükümlü hakkında kullanmak için u

Karar Özeti

10. Ceza Dairesi 2025/3049 E. , 2025/12133 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Çocuk Mahkemesi SAYISI : 2017/75 E., 2017/227 K. SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: İlgili kararın kanun yararına bozulması ... 1. Çocuk Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararı ile hükümlü hakkında kullanmak için u

Karar Detayı

10. Ceza Dairesi 2025/3049 E. , 2025/12133 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Çocuk Mahkemesi SAYISI : 2017/75 E., 2017/227 K. SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: İlgili kararın kanun yararına bozulması ... 1. Çocuk Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararı ile hükümlü hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 191/1., 31/3. ve 62. maddeleri uyarınca hükmedilen 1 yıl 1 ay 10 gün hapis cezasının, aynı Kanun'un 51. maddesi uyarınca ertelenmesine ve 2 yıl denetim süresi belirlenmesine karar verildiği ve hükmün, istinaf edilmeksizin usûlüne uygun şekilde kesinleştiği anlaşılmıştır. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı CMK'nın 309/1. maddesi uyarınca, 21.04.2025 tarihli ve 2024/20561 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 06.05.2025 tarihli ve ... sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 06.05.2025 tarihli ve ... sayılı kanun yararına bozma isteminin; “Benzer bir konuya ilişkin olarak Yargıtay 10. Ceza Dairesinin 23/12/2019 tarihli ve 2019/5427 esas, 2019/8638 karar sayılı, Yargıtay 20. Ceza Dairesinin 26/05/2016 tarihli ve 2016/1582 esas, 2016/3201 karar sayılı ve Yargıtay 9. Ceza Dairesinin 16/05/2016 tarihli ve 2016/927 esas, 2016/4447 karar sayılı ilâmlarında da değinildiği üzere, şüpheli hakkında verilen "Kamu davasının açılmasının ertelenmesi" kararı ve bu karar ile birlikte verilen tedavi ve/veya denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına ilişkin kararların, şüpheliye tebliğ edilmeden tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin infazına başlanamayacağı, somut olayda suça sürüklenen çocuk hakkında verilen kamu davasının açılmasının ertelenmesine ve 1 yıl süre ile tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına dair karara karşı başvuru yolu, itiraz süresi ve merciine ilişkin bir bilginin yer almadığı ve bu süre içerisinde itiraz hakkının olduğuna dair meşruhatlı tebliğin de yapılmadığı, usulüne uygun bir yasa yolu bildirimi yapılmaması nedeniyle kamu davasının açılmasının ertelenmesine dair kararın kesinleşmediği cihetle, kamu davasının durması yerine yazılı şekilde mahkumiyet kararı verilmesinde isabet görülmemiştir.” Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE A. Suça sürüklenen çocuk hakkında, 01.03.2016 tarihinde işlediği kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan yapılan soruşturma sonunda, ... Cumhuriyet Başsavcılığının 15.03.2016 tarihli ve 2016/15996 Soruşturma, 2016/504 Karar sayılı kararı ile, 5237 sayılı TCK'nın 191/2. maddesi uyarınca üç yıl süre ile kamu davasının açılmasının ertelenmesine karar verildiği, erteleme karar içeriğinde, karara karşı itiraz kanun yolunun gösterilmediği, tedbirin infazı için kararın Denetimli Serbestlik Müdürlüğüne gönderildiği, B. Kendisine yüklenen denetimli serbestlik tedbirinin gerektirdiği yükümlülüklere uygun davranmamakta ısrar ettiğinin bildirilmesi üzerine, erteleme kararının kaldırılarak ... Cumhuriyet Başsavcılığının 10.02.2017 tarihli ve 2016/15996 Soruşturma, 2017/2630 Esas, 2017/179 sayılı iddianamesi ile kamu davası açıldığı, C. ... 1. Çocuk Mahkemesinin kanun yararına bozma istemine konu 05.04.2017 tarihli ve 2017/75 Esas, 2017/227 Karar sayılı kararı ile, sanık hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 191/1., 31/3. ve 62. maddeleri uyarınca hükmedilen 1 yıl 1 ay 10 gün hapis cezasının, aynı Kanun'un 51. maddesi uyarınca ertelenmesine ve 2 yıl denetim süresi belirlenmesine karar verildiği, kararın istinaf edilmeksizin kesinleştiği, Anlaşılmıştır. D. Kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı ile bu karara bağlı olarak verilen tedavi ve/veya denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına ilişkin kararlara yönelik 5237 sayılı TCK'nın 191 .maddesinin ikinci fıkrasının ikinci cümlesinde yer alan "Cumhuriyet savcısı, bu durumda sanığa, erteleme süresi zarfında kendisine yüklenen yükümlülüklere uygun davranmadığı veya yasakları ihlal ettiği takdirde kendisi bakımından ortaya çıkabilecek sonuçlar konusunda uyarır." şeklindeki düzenleme gereği, "Kamu davasının açılmasının ertelenmesi" kararı ve bu karar ile birlikte verilen "tedavi ve/veya denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına" ilişkin kararların itiraz yolu açık olmak üzere verilmesi ve şüpheliye tebliğ edilmesi gerektiği, şüpheliye hakkında verilen karara karşı itiraz hakkı tanınmadan ve kendisine tebliğ edilmeden tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin infazına başlanamayacağı gibi beş yıllık erteleme süresinin de işlemeye başlamayacağı, Sanık hakkında ... Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 15.03.2016 tarihli kamu davasının açılmasının ertelenmesine ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına ilişkin karar suça sürüklenen çocuk müdafiine tebliğ edilmediği gibi, erteleme karar içeriğinde, karara karşı itiraz kanun yolunun gösterilmediği, Anayasanın Temel Hak ve Hürriyetlerin Korunması başlıklı 40. maddesindeki düzenleme ile 5237 sayılı TCK'nın 191/2. ve 5271 sayılı CMK'nın 171., 172. ve 173. maddeleri uyarınca, başvurulacak kanun yolunun, merciinin, başvuru şekli, süresi ve bu sürenin başlangıcının açıkça ve ilgiliyi yanıltmayacak biçimde gösterilmesi gerekmekte olup; "kamu davasının açılmasının ertelenmesi" kararı ve bu karar ile birlikte verilen "tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına" ilişkin kararda başvurulacak kanun yolunun, merciinin, başvuru şekli, süresi ve bu sürenin başlangıcının gösterilmemesi nedeniyle erteleme kararının usûlüne uygun şekilde kesinleştiğinden söz edilemeyeceği, usûlüne uygun kesinleşmeyen kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı nedeniyle de denetimli serbestlik tedbirinin infazına başlanamayacağı gibi, erteleme süresinin de işlemeye başlamayacağı,kararın kesinleşmemesi nedeniyle erteleme süresi işlemeye başlamadığından yükümlülük ihlâlinden söz edilemeyeceği anlaşıldığından; Mahkemesince; açılan kamu davası hakkında kovuşturma şartı gerçekleşmediğinden 5271 sayılı CMK'nın 223/8. maddesinin ikinci cümlesi uyarınca "durma" kararı verilerek, sanık hakkında kamu davasının açılmasının ertelenmesine ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına ilişkin kararın, karara karşı tebliğ tarihinden itibaren 5271 sayılı CMK'nın 173. maddesinin 7499 sayılı Kanun'la değişik haline göre "iki hafta" içinde ilgili sulh ceza hakimliğine itiraz hakkı bulunduğu ihtarı ile birlikte usûlüne uygun bir şekilde tebliğ edilmesinin sağlanması ve usûlüne uygun şekilde kesinleştirilmesini takiben geçerli tebligat işlemleri yapılarak erteleme ve denetimli serbestlik kararının infazının sonucunun beklenilmesi gerektiği gözetilmeden mahkûmiyet kararı verilmesi, Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma talebi yerinde görülmüştür. III. KARAR A. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, B. ... 1. Çocuk Mahkemesinin 05.04.2017 tarihli ve 2017/75 Esas, 2017/227 Karar sayılı kararının 5271 sayılı CMK'nın 309/3. maddesi gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA, 5271 sayılı CMK'nın 309/4-b maddesi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 25.11.2025 tarihinde karar verildi.

Özgün Analiz

Olay Özeti: Suça sürüklenen çocuk hakkında kamu davasının açılmasının üç yıl süreyle ertelenmesine karar verilmiş; erteleme kararında itiraz kanun yolu hiç gösterilmemiş ve karar çocuğun müdafiine tebliğ edilmemiştir. Çocuk Mahkemesi 1 yıl 1 ay 10 gün hapse hükmedip cezayı ertelemiştir.

Hukuki İlke: Çocuk hakkındaki erteleme kararının hem itiraz yolu gösterilerek verilmesi hem de çocuğun müdafiine tebliğ edilmesi zorunludur; müdafie tebliğ edilmeyen ve itiraz yolu içermeyen karar usulüne uygun kesinleşmez.

Uygulama Sonucu: Kanun yararına bozma talebi kabul edilerek Çocuk Mahkemesinin kararı bozulmuş; kesinleşmeyen erteleme kararı nedeniyle yükümlülük ihlalinden söz edilemeyeceğinden durma kararı gerektiği belirtilmiştir.

Dava Strateji Notu: Çocuk dosyalarında müdafie tebliğ yapılmamış olması başlı başına bozma nedenidir; savunma, tebligat parçalarını inceleyerek yalnızca çocuğa değil müdafie de usulüne uygun bildirim yapılıp yapılmadığını denetlemelidir.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla