Karar Özeti
10. Ceza Dairesi 2025/3063 E. , 2025/12136 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2023/24 E., 2023/465 K. SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: İlgili kararın kanun yararına bozulması ... 8. Asliye Ceza Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararı ile hükümlü hakkında kull
Karar Detayı
10. Ceza Dairesi 2025/3063 E. , 2025/12136 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2023/24 E., 2023/465 K. SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: İlgili kararın kanun yararına bozulması ... 8. Asliye Ceza Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararı ile hükümlü hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 191/1., 62. ve 53. maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezasına karar verildiği ve hükmün, istinaf edilmeksizin 14.12.2023 tarihinde usûlüne uygun şekilde kesinleştiği anlaşılmıştır. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı CMK'nın 309/1. maddesi uyarınca, 21.04.2025 tarihli ve 2024/18019 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 07.05.2025 tarihli ve ... sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 07.05.2025 tarihli ve ... sayılı kanun yararına bozma isteminin; “Dosya kapsamına göre, adı geçen şüpheli hakkında ... Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 31/05/2022 tarihli kamu davasının açılmasının ertelenmesine dair kararın, ... E Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda bulunan şüpheliye 23/06/2022 tarihinde tebliğ edildiği anlaşılmış ise de, Yargıtay 2. Ceza Dairesinin 16/02/2022 tarihli ve 2021/21153 esas, 2022/2400 karar sayılı ilâmında yer alan, " ...Yoklukta verilen kararın duruşmasında Sivas E Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda başka suçtan hükümlü olduğu anlaşılan sanık ... 08.04.2015 tarihinde tebliğ edilen hükmün yasa yolu bildiriminde CMK'nın 263'ncü maddesine göre “bulunduğu cezaevi aracılığıyla vereceği dilekçe ile kararı temyiz edebileceğinin belirtilmemesi” ve cezaevinde olan sanığa yapılan tebligatın 5271 sayılı CMK'nın 35/son maddesi uyarınca kendisine okunup anlatılmadan tebliğ edilmesinden dolayı usulsüz olduğu ve gerekçeli karar tebliği işlemi geçersiz olduğundan hükmün usulüne uygun kesinleşmediği belirlenmekle; kesinleşmemiş kararlara karşı kanun yararına bozma isteminde bulunulamayacağından" şeklindeki açıklamalar nazara alındığında, ceza infaz kurumunda bulunan sanığın yüzüne karşı veya yokluğunda verilen kararlarda 5271 sayılı Kanun'un 263. maddesi uyarınca ceza infaz kurumu ve tutukevi müdürüne beyanda bulunmak veya bu hususta bir dilekçe vermek suretiyle karara karşı kanun yollarına başvurabileceği hususunun gösterilmesi gerektiği nazara alındığında; somut olayda, kamu davasının açılmasının ertelenmesine dair kararın sanığa anılan Ceza İnfaz Kurumu aracılığıyla "okunup/anlatılmak suretiyle" tebliğ edildiği ancak tebliğ evrakında, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 263/1. maddesi uyarınca hükümlü bulunduğu ceza infaz kurumu müdürüne beyanda bulunmak suretiyle veya bu hususta bir dilekçe vererek kanun yollarına başvurabileceği hususunun hatırlatıldığına dair bir bilginin yer almadığı, usulüne uygun bir yasa yolu bildirimi yapılmaması nedeniyle kamu davasının açılmasının ertelenmesine dair kararın kesinleşmediği cihetle, kovuşturma şartı gerçekleşmediğinden kamu davasının durmasına karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmemiştir.” Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE A. Şüpheli hakkında, 11.03.2022 tarihinde işlediği kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan yapılan soruşturma sonunda, ... Cumhuriyet Başsavcılığının 31.05.2022 tarihli ve 2022/19154 Soruşturma, 2022/538 Karar sayılı kararı ile, 5237 sayılı TCK'nın 191/2. maddesi uyarınca beş yıl süre ile kamu davasının açılmasının ertelenmesine, aynı Kanun'un 191/3. maddesi uyarınca bir yıl süre ile tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına, erteleme süresi içerisinde kendisine yüklenen yükümlülüklere veya uygulanan tedavinin gereklerine uygun davranmamakta ısrar etmesi ya da tekrar kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alması, kabul etmesi veya bulundurması ya da uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanması durumunda hakkında kamu davası açılacağının ihtarına karar verildiği, erteleme karar içeriğinde, karara karşı itiraz kanun yolu süresi ve bu sürenin başlangıcı ile merciinin usûlüne uygun şekilde gösterildiği, tedbirin infazı için kararın Denetimli Serbestlik Müdürlüğüne gönderildiği, B. Şüphelinin, erteleme süresi zarfında 21.09.2022 tarihinde yeniden kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçunu işlediğinin anlaşılması üzerine, erteleme kararının kaldırılarak ... Cumhuriyet Başsavcılığının 04.12.2022 tarihli ve 2022/19154 Soruşturma, 2022/19896 Esas, 2022/14131 sayılı iddianamesi ile kamu davası açıldığı, C. ... 8. Asliye Ceza Mahkemesinin kanun yararına bozma istemine konu 14.07.2023 tarihli ve 2023/24 Esas, 2023/465 Karar sayılı kararı ile, sanık hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 191/1., 62. ve 53. maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezasına karar verildiği ve hükmün, istinaf edilmeksizin kesinleştiği, Anlaşılmıştır. D. Dosya kapsamına göre; 11.03.2022 tarihli eylem nedeniyle ... Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 31.05.2022 tarihli kamu davasının açılmasının ertelenmesi karar tebliğinin şüpheliye ... E Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda okunup anlatılmak suretiyle tebliğ edildiği ancak 5271 sayılı CMK'nın 263. maddesi uyarınca erteleme kararının tebliğinde, ceza infaz kurumunda yapılacak tebligata, şüphelinin kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararına karşı tutuklu veya hükümlü bulunduğu ceza infaz kurumu müdürüne beyanda bulunmak suretiyle veya bu hususta bir dilekçe vererek kanun yollarına başvurabileceğine ilişkin açıklamanın eklenmesi gerektiği hususunun gözetilmediği, tebligatın usûlsüz olduğu, dolayısıyla usûlüne uygun tebligat yapılmadığı için erteleme kararı şüpheli tarafından öğrenilmiş olsa bile kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının usûlüne uygun şekilde kesinleştiğinden söz edilemeyeceği, usûlüne uygun kesinleşmeyen kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı nedeniyle de tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin infazına başlanamayacağı gibi, beş yıllık erteleme süresinin de işlemeye başlamayacağı, bu nedenle ihlâl kabul edilen 21.09.2022 tarihli eylemin erteleme süresi içinde işlendiğinden söz edilemeyeceği anlaşıldığından; Mahkemesince, kovuşturma şartı gerçekleşmediğinden 5271 sayılı CMK'nın 223/8. maddesinin ikinci cümlesi uyarınca "durma" kararı verilerek, şüpheli hakkında kamu davasının açılmasının ertelenmesine ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına ilişkin kararın, karara karşı, tebliğ tarihinden itibaren 5271 sayılı CMK'nın 173. maddesinin 7499 sayılı Kanun ile değişik haline göre "iki hafta" içinde ilgili sulh ceza hakimliğine itiraz hakkı bulunduğu ihtarı ile birlikte usûlüne uygun bir şekilde tebliğ edilmesinin sağlanması ve usûlüne uygun şekilde kesinleştirilmesini takiben geçerli tebligat işlemleri yapılarak erteleme ve tedavi ve denetimli serbestlik kararının infazının sonucunun beklenilmesi gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde karar verilmesi, Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma talebi yerinde görülmüştür. III. KARAR A. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, B. ... 8. Asliye Ceza Mahkemesinin 14.07.2023 tarihli ve 2023/24 Esas, 2023/465 Karar sayılı kararının 5271 sayılı CMK'nın 309/3. maddesi gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA, 5271 sayılı CMK'nın 309/4-b maddesi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 25.11.2025 tarihinde karar verildi.
Özgün Analiz
Olay Özeti: Cezaevinde başka suçtan bulunan şüpheliye erteleme kararı okunup anlatılarak tebliğ edilmiş; erteleme kararında itiraz süresi ve mercii doğru gösterilmiş olmakla birlikte, tebliğ evrakında ceza infaz kurumu müdürüne beyanda bulunarak kanun yoluna başvurabileceği hatırlatılmamıştır. Erteleme süresinde işlenen eylem üzerine 8. Asliye Ceza Mahkemesi sanığı 1 yıl 8 ay hapse mahkum etmiştir.
Hukuki İlke: Ceza infaz kurumunda bulunan sanığa yapılan tebligatta, CMK m.263 uyarınca kurum müdürüne beyanda bulunmak veya dilekçe vermek suretiyle kanun yoluna başvurabileceğinin hatırlatılması zorunludur; bu açıklamayı içermeyen tebligat usulsüzdür ve karar öğrenilmiş olsa bile kesinleşmez.
Uygulama Sonucu: Kanun yararına bozma talebi kabul edilerek mahkumiyet kararı bozulmuş; usulsüz tebligat nedeniyle erteleme süresi işlemediğinden ihlalden söz edilemeyeceği ve durma kararı verilmesi gerektiği belirtilmiştir.
Dava Strateji Notu: Tutuklu veya hükümlü müvekkile yapılan tebligatlarda itiraz süresi doğru gösterilse bile CMK m.263 hatırlatması yoksa tebligat geçersizdir; cezaevindeki müvekkil dosyalarında bu özel kural mutlaka denetlenmelidir.