İçeriğe geç
AC
10. Ceza Dairesi Esas: 2025/3494 Karar: 2026/449 Tarih: 2026

Yargıtay 10. Ceza Dairesi E.2025/3494 K.2026/449

10. Ceza Dairesi 2025/3494 E. , 2026/449 K. "İçtihat Metni" T U T U K L U MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2025/835 E., 2025/687 K. SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti yapma HÜKÜMLER : Hükümlerin düzeltilerek istinaf başvurularının esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: 1. İncelenmeksizin iade; sanık ... yönünden 2. Temyiz istem

Karar Özeti

10. Ceza Dairesi 2025/3494 E. , 2026/449 K. "İçtihat Metni" T U T U K L U MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2025/835 E., 2025/687 K. SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti yapma HÜKÜMLER : Hükümlerin düzeltilerek istinaf başvurularının esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: 1. İncelenmeksizin iade; sanık ... yönünden 2. Temyiz istem

Karar Detayı

10. Ceza Dairesi 2025/3494 E. , 2026/449 K. "İçtihat Metni" T U T U K L U MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2025/835 E., 2025/687 K. SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti yapma HÜKÜMLER : Hükümlerin düzeltilerek istinaf başvurularının esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: 1. İncelenmeksizin iade; sanık ... yönünden 2. Temyiz istemlerinin esastan reddiyle hükümlerin onanması; diğer sanıklar yönünden Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin, yapılan ön inceleme neticesinde temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKİ SÜREÇ A. Silifke 2. Ağır Ceza Mahkemesince sanıkların uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan mahkûmiyetlerine karar verilmiştir. B. Adana Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesinin yukarıda belirtilen kararı ile sanıklar hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan ve sanık ... yönünden re'sen de istinafa tabi olan hükümlerdeki hukuka aykırılıklar düzeltilerek hükümlere yönelik istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ A. Sanık ... ve müdafiinin temyiz sebepleri özetle; 1. Mahkûmiyete yeterli delil bulunmadığına, beraat kararı verilmesi gerektiğine, 2. Delil değerlendirmesinin hatalı yapıldığına, İlişkindir. B. Sanık ... müdafiinin temyiz sebepleri özetle; 1. Suçun unsurlarının oluşmadığına, beraat kararı verilmesi gerektiğine, 2. Kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna, İlişkindir. C. Sanık ...... müdafiinin temyiz sebepleri özetle; 1. Mahkûmiyete yeterli delil bulunmadığına, suçun unsurlarının oluşmadığına, beraat kararı verilmesi gerektiğine, 2. Delil değerlendirmesinin hatalı yapıldığına, eksik araştırma ile hüküm kurulduğuna, İlişkindir. D. Sanık ... müdafiinin temyiz sebepleri özetle; 1. Mahkûmiyete yeterli delil bulunmadığına, 2. Delil değerlendirmesinin hatalı yapıldığına, 3. Etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması gerektiğine, 4. 5237 sayılı TCK'nın 188/4-a maddesinin uygulanmaması gerektiğine, İlişkindir. III. GEREKÇE A. Sanık ... ve müdafiinin temyiz taleplerinin incelenmesinde; Sanık ve müdafiinin, kanunî süresi içinde temyiz talebinde bulunduktan sonra, sanığın 26.05.20 25... .08.2025 tarihli dilekçelerle temyiz isteminden vazgeçtiğini bildirdiği ve temyiz davasının istek şartına bağlı olduğu anlaşılmakla, 5271 sayılı CMK'nın 266/1. maddesi gereği temyiz isteminden vazgeçme nedeniyle dava dosyasının, incelenmeksizin iadesine karar vermek gerekmiştir. B. Sanıklar Murat..., Mustafa, Tayfur Şadi ve Fatih yönünden yapılan incelemede; 25.12.2025 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 5271 sayılı CMK'nın 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (e) bendinde 7571 sayılı Kanun'un 25 inci maddesi ile yapılan değişiklikler de gözetilerek yapılan incelemede; Dairemizce de benimsenen Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 30.04.2025 tarihli ve 2024/6-490 Esas, 2025/197 Karar sayılı kararında da açıklandığı üzere; İlk Derece Mahkemesi kararlarının Bölge Adliye Mahkemesince hangi hallerde bozulmasına karar verileceğinin 5271 sayılı CMK’nın 280. maddesinin 1. fıkrasının (e) ve (f) bentlerinde belirtildiği; bu düzenlemeden de anlaşılacağı gibi Bölge Adliye Mahkemesinin bozma kararı verebileceği haller davanın esasına ilişkin değil ve fakat yargılamaya dair usul kurallarının açıkça ihlalleri ile hükme müessir usul kurumlarının ihmali suretiyle hüküm kurulması durumlarına münhasır olup somut olayda; " 1-) Sanık ... hakkında Silifke 2. Ağır Ceza Mahkemesinin birleşen 2022/136 Esas ve 2022/60 Karar sayılı dosyasında sanık hakkında düzenlenen 07.10.2021 tarihli iddianame ile açılan dava yönünden ayrı hüküm kurulması gerektiğinin gözetilmemesi, 4-) Sanık ... hakkındaki iletişimin tespiti tutanaklarının (tapelerin) sanığa duruşmada okunup içerikleri hakkında diyeceklerinin sorulmadığı gibi sanığın savunmasında dinlemeye konu " 05...04 ... 105 28 85 numaralı hatların kendisi adına kayıtlı olmadığını ve bu hatları kullanmadığını" belirtmesi karşısında sanığa, söz konusu iletişimin tespiti tutanaklarının (tapelerin) duruşmada okunup içerikleri hakkında diyeceklerinin sorulması, sanığın telefon konuşmalarına ilişkin tapeleri kabul etmemesi durumunda, ses örnekleri aldırılarak, ses kayıtlarının sanığa ait olup olmadığı konusunda Adli Tıp Kurumu Fizik İhtisas Dairesine veya uzman bir kurum ya da kuruluşa ses analizi yaptırılarak rapor alınması, ses kayıtlarının sanığa ait olduğunun belirlenmesi halinde, telefon konuşmalarının somut olay ve olgularla örtüşüp örtüşmediğinin ayrı ayrı irdelenip değerlendirilerek, sonucuna göre sanığın hukuki durumunun belirlenmesi gerektiği gözetilmeden eksik araştırma ile hüküm kurulması, 5-) Sanık ...'in ikametinde usulüne uygun olarak yapılan aramada gazete kağıdına sarılı 25,25 gram olan ve uzmanlık raporuyla 2313 sayılı yasa kapsamında ye alan maddelerden olan Esrar ile tütün karışımı ve şeffaf poşet içerisinde sarılı mavi renk kütleler halinde 2313 sayılı yasa kapsamında sayılan MDMA içeren uyuşturucu maddeler ile 2 adet Bong, 1 adet Payp uyuşturucu kullanma aparatı ile 1 adet hassas tartının ele geçirilmesi, tanık ... ve ...'nun soruşturma aşamasında sıcağı sıcağına alınan beyanlarında sanık ...'ten uyuşturucu madde almaya geldiklerini beyan etmeleri, sanığın jandarma görevlilerini görünce olay yerinden kaçması hususları bir arada değerlendirildiğinde sanık hakkında Uyuşturucu Madde Ticareti yapma veya sağlama suçundan TCK'nın 188/3 maddesi gereğince mahkûmiyetine karar verilmesi gerekirken beraat kararı verilmesi, 6-) Dosya içerisinde bulunan birtakım soruşturma evraklarının onaysız fotokopiden ibaret olduğu anlaşıldığından, Yüksek Yargıtay kararları ve dairemiz uygulamaları dikkate alındığında onaysız fotokopiden ibaret evrak, belge ve delillerin hükme esas alınarak mahkûmiyet kararı verilemeyeceği gözetilmeden ve dava konusu olaya ilişkin tüm soruşturma evrakının aslı ya da onaylı örneği getirtilmeden onaysız fotokopi evrakla yetinilerek karar verilmesi, 7-) 28.05.2021-10/06/2021 tarihli eylemlere ilişkin kriminal raporların dosya arasında bulunmadığı anlaşılmakla kriminal raporlar denetime imkan verecek şekilde dosya arasına alınmadan eksik evrak ile karar verilmesi, 8-) Sanıklara ait toksikoloji raporlarının dosya arasında bulunmadığı anlaşılmakla toksikoloji raporları denetime imkan verecek şekilde dosya arasına alınıp değerlendirme yapılmadın eksik evrak ve inceleme ile karar verilmesi, 9-) Kriminal inceleme sonrası iade edilen ve şahit numune olarak alıkonan uyuşturucu maddelerin TCK'nın 54/4 maddesi gereğince, uyuşturucu madde ambalajlarının ise TCK'nın 54/1 maddesi gereğince müsaderesine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması, 10-) Her bir sanığın sarfına neden olduğu yargılama giderinin ayrı ayrı, birlikte sarfına neden oldukları yargılama giderinin payları oranında sanıklara yükletilmesi gerekirken yazılı şekilde karar Verilmesi, "ne ilişkin Adana Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin 09.10.2023 tarihli ve 2023/2024 Esas, 2023/1270 Karar sayılı bozma kararı ve bozma kararı üzerine verilen Silifke 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 20.12.2024 tarihli ve 2023/401 Esas, 2024/343 Karar sayılı kararlarının 5271 sayılı CMK'nın 7. maddesine göre de “yenilenmesi mümkün olmayanlar dışında görevli olmayan hakim veya mahkemece yapılan işlemler hükümsüzdür” şeklindeki düzenleme de gözetilerek açıkça hukuka aykırı olduklarından hükümsüz sayılmaları gerektiği anlaşılmakla; İlk Derece Mahkemesinin ilk kararı ile ilgili olarak gerekiyorsa 5271 sayılı CMK'nın 280/2. maddesi hükmü de gözetilmek suretiyle istinaf incelemesi yapılıp hüküm kurulması gerektiğinin gözetilmemesi, hukuka aykırı görülmüştür. IV. KARAR A. Sanık ... yönünden yapılan incelemede; Gerekçe bölümünün "A" bendinde açıklanan nedenle, 5271 sayılı CMK'nın 266/1. maddesi gereği temyiz isteminden vazgeçme nedeniyle dava dosyasının, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle İNCELENMEKSİZİN İADESİNE, B. Sanıklar ..., ..., ... ve ... yönünden yapılan incelemede; Gerekçe bölümünün "B" bendinde açıklanan nedenlerle sanıklar müdafileri ile sanık ...'in temyiz istemleri yerinde görüldüğünden, başkaca yönleri incelenmeyen Adana Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesinin 20.03.2025 tarihli ve 2025/835 Esas, 2025/687 Karar sayılı hükümlerin düzeltilerek istinaf taleplerinin esastan reddine dair kararının 5271 sayılı CMK'nın 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, Adana Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise sanık ... yönünden gerekli kesinleştirme ve infaz işlemleri yapılmak üzere Silifke 2. Ağır Ceza mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 15.01.2026 tarihinde karar verildi.

Özgün Analiz

Olay Özeti: Silifke 2. Ağır Ceza Mahkemesinin uyuşturucu madde ticaretinden verdiği mahkûmiyetler, Adana BAM 3. Ceza Dairesince 09.10.2023'te ayrı hüküm kurulmaması, tapelerin okunmaması, ses analizi yaptırılmaması, bir sanık yönünden beraat yerine mahkûmiyet gerekmesi, onaysız fotokopi evrak, eksik kriminal ve toksikoloji raporları ile müsadere ve yargılama gideri hataları gerekçesiyle bozulmuş; bozma sonrası kurulan yeni hükümler BAM 5. Ceza Dairesince düzeltilerek istinaf reddedilmiş ve dosya temyize gelmiştir. Bir sanık ise temyizden vazgeçtiğini bildirmiştir.

Hukuki İlke: YCGK'nın 30.04.2025 tarihli 2024/6-490 E., 2025/197 K. sayılı kararı uyarınca BAM'ın bozma yetkisi CMK 280/1-e ve f bentlerindeki usul kurallarının açık ihlali halleriyle sınırlıdır; davanın esasına ilişkin (delil değerlendirmesi, suç vasfı, eksik araştırma gibi) nedenlerle bozma kararı verilemez ve CMK 7 gereği görevli olmayan merciin işlemleri hükümsüzdür. Temyiz davası istek şartına bağlı olup CMK 266/1 gereği vazgeçme halinde dosya incelenmeksizin iade edilir.

Uygulama Sonucu: 10. Ceza Dairesi, vazgeçen sanık yönünden dosyanın incelenmeksizin iadesine; diğer dört sanık yönünden ise BAM'ın yetkisini aşan esasa ilişkin bozması ve buna dayalı sonraki kararlar hükümsüz sayıldığından, ilk hüküm üzerinden yeniden istinaf incelemesi yapılması için BAM kararının Tebliğname'ye aykırı olarak oy birliğiyle bozulmasına karar vermiştir.

Dava Strateji Notu: BAM'ın esasa girerek verdiği bozma kararları yok hükmünde sayılabildiğinden, aradan geçen yıllardaki tüm yargılama işlemleri çökebilir; müdafi, istinaf bozmasının CMK 280/1-e-f kapsamında kalıp kalmadığını en baştan denetlemeli ve tutuklu dosyalarda bu usul sakatlığının yaratacağı süre uzamasını tahliye taleplerinde gerekçe yapmalıdır.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla