Karar Özeti
10. Ceza Dairesi 2025/3574 E. , 2025/9198 K. "İçtihat Metni" İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2025/449 E., 2025/257 K. TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz istemlerinin esastan reddiyle hükümlerin düzeltilerek onanması Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin, yapılan ön inceleme neticesinde temyiz edilebilir olduğ
Karar Detayı
10. Ceza Dairesi 2025/3574 E. , 2025/9198 K. "İçtihat Metni" İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2025/449 E., 2025/257 K. TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz istemlerinin esastan reddiyle hükümlerin düzeltilerek onanması Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin, yapılan ön inceleme neticesinde temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmiştir. Sanık ... müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, 5271 sayılı CMK'nın 299/1. maddesi gereği takdîren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKİ SÜREÇ A. Kırşehir Ağır Ceza Mahkemesince, sanıkların uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan mahkûmiyetlerine karar verilmiştir. B. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 18. Ceza Dairesinin, yukarıda belirtilen kararı ile sanık ... hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 18. Ceza Dairesinin, yukarıda belirtilen kararı ile sanık ... hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümdeki hukuka aykırılık düzeltilerek, istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ A. Sanık ... müdafiinin temyiz sebepleri özetle; 1. Kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna, 2. Adil yargılanma hakkının ihlal edildiğine, 3. Bölge Adliye Mahkemesi kararının gerekçesiz olduğuna, 4. Mahkûmiyete yeterli somut delil bulunmadığına, 5. Yapılan arama ve el koyma işlemlerinin hukuka aykırı olduğuna ve elde edilen delillerin hükme esas alınmaması gerektiğine, 6. Lehe olan tüm hükümlerin uygulanması gerektiğine, 7. Beraat kararı verilmesi gerektiğine, İlişkindir. B. Sanık ... müdafiinin temyiz sebepleri özetle; 1. Kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna, 2. Mahkûmiyete yeterli somut delil bulunmadığına, 3. Sanığın eyleminin kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçunu oluşturduğuna, 4. Şüpheden sanık yararlanır ilkesinin uygulanması gerektiğine, 5. Beraat kararı verilmesi gerektiğine, İlişkindir. III. GEREKÇE A. Sanık ... hakkında kurulan hüküm yönünden; İlk Derece Mahkemesinin ve Bölge Adliye Mahkemesinin, suçun vasfı ile sübutuna, delillerin değerlendirilmesine, 5237 sayılı TCK'nın 188/4-a maddesinin uygulanmasına, 5237 sayılı TCK'nın 58. maddesinin uygulanmasına, arama kararında bir hukuka aykırılık bulunmadığına, delillerin hukuka uygun olarak toplandığına ilişkin takdirlerinde bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla, sanık müdafiinin temyiz sebepleri yerinde görülmemiş; hükümde açıklanan gerekçeler, tüm dosya kapsamına göre usul ve yasaya uygun bulunarak aşağıda belirtilen dışında hükümde hukuka aykırılık tespit edilmemiştir. Sanığa verilen adli para cezasının taksitlendirilmesine karar verildikten sonra kararda “ödenmeyen adli para cezasının hapse çevrileceği ihtarı” yerine, “ödenmeyen adli para cezasının 6545 Sayılı Kanunun 81. maddesi ile değişik 5275 Sayılı Kanunun 106/3. maddesinde belirtilen yönteme uygun biçimde infaz edileceğinin ihtarına,” ibaresinin yazılmasının hukuka aykırı olduğu değerlendirilmiş; bu hususun Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülmüştür. B. Sanık ... hakkında kurulan hüküm yönünden; İlk Derece Mahkemesinin ve Bölge Adliye Mahkemesinin, suçun vasfı ile sübutuna, delillerin değerlendirilmesine, 5237 sayılı TCK'nın 188/4-a maddesinin uygulanmasına ilişkin takdirlerinde bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla, sanık müdafiinin temyiz sebepleri yerinde görülmemiş; hükümde açıklanan gerekçeler, tüm dosya kapsamına göre usul ve yasaya uygun bulunarak aşağıda belirtilen dışında hükümde hukuka aykırılık tespit edilmemiştir. Sanığa verilen adli para cezasının taksitlendirilmesine karar verildikten sonra kararda “ödenmeyen adli para cezasının hapse çevrileceği ihtarı” yerine, “ödenmeyen adli para cezasının 6545 Sayılı Kanunun 81. maddesi ile değişik 5275 Sayılı Kanunun 106/3. maddesinde belirtilen yönteme uygun biçimde infaz edileceğinin ihtarına,” ibaresinin yazılmasının hukuka aykırı olduğu değerlendirilmiş; bu hususun Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülmüştür. IV. KARAR Gerekçe bölümünün (A) ve (B) bentlerinde açıklanan nedenlerle, sanıklar müdafilerinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 18. Ceza Dairesi kararının 5271 sayılı CMK'nın 302/2. maddesi gereği, BOZULMASINA, bu hususlar yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun'un 303. maddesi gereği İlk Derece Mahkemesi hükümlerinin, Sanıklara verilen adli para cezasının taksitlendirilmesine ilişkin beşinci paragrafında “... ödenmeyen adli para cezasının 6545 Sayılı Kanunun 81. maddesi ile değişik 5275 Sayılı Kanunun 106/3. maddesinde belirtilen yönteme uygun biçimde infaz edileceğinin ihtarına, ..” ibaresinin çıkartılarak yerine “...ödenmeyen adli para cezasının hapse çevrileceği ihtarına...” ibaresinin eklenmesi suretiyle, İlk Derece Mahkemesi hükümlerindeki hukuka aykırılıkların DÜZELTİLEREK, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKÜMLERİN ONANMASINA, Hükmolunan ceza miktarı ile tutuklu kalınan süre dikkate alınarak sanıklar hakkındaki salıverilme taleplerinin REDDİNE, Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/1. maddesi uyarınca Kırşehir Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 18. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 01.10.2025 tarihinde karar verildi.
Özgün Analiz
Olay Özeti: Kırşehir Ağır Ceza Mahkemesi iki sanığı uyuşturucu ticaretinden mahkûm etmiş, Ankara BAM 18. Ceza Dairesi bir sanık yönünden istinafı reddetmiş, diğeri yönünden düzelterek reddetmiştir. Yargıtay her iki sanık yönünden esasa ilişkin itirazları reddetmiş, yalnızca adli para cezasının infaz ihtarındaki ibareyi hatalı bulmuştur.
Hukuki İlke: Taksitlendirilen adli para cezasında, ödenmemesi halinde '5275 sayılı Kanun'un 106/3. maddesindeki usule uygun infaz edileceği' değil doğrudan 'hapse çevrileceği' ihtarı yapılmalıdır.
Uygulama Sonucu: Bozma-düzelterek onama: her iki hükümde de yanlış infaz ibaresi çıkarılıp 'hapse çevrileceği' ihtarı eklenerek CMK 303 uyarınca hükümler onanmıştır.
Dava Strateji Notu: Aynı yazım hatası birden çok sanık için tekrarlandığında Yargıtay tek kararla tüm hükümleri düzeltir; müdafi çok sanıklı dosyalarda infaz ihtarının her sanık için ayrı denetimini yapmalıdır.