İçeriğe geç
AC
10. Ceza Dairesi Esas: 2025/3609 Karar: 2025/7775 Tarih: 2025

Yargıtay 10. Ceza Dairesi E.2025/3609 K.2025/7775

10. Ceza Dairesi 2025/3609 E. , 2025/7775 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2025/297 E., 2025/471 K. SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti yapma HÜKÜM : Hükmün düzeltilerek istinaf başvurularının esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz istemlerinin esastan reddiyle hükmün onanması Sanık hakkında kurulan hü

Karar Özeti

10. Ceza Dairesi 2025/3609 E. , 2025/7775 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2025/297 E., 2025/471 K. SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti yapma HÜKÜM : Hükmün düzeltilerek istinaf başvurularının esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz istemlerinin esastan reddiyle hükmün onanması Sanık hakkında kurulan hü

Karar Detayı

10. Ceza Dairesi 2025/3609 E. , 2025/7775 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2025/297 E., 2025/471 K. SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti yapma HÜKÜM : Hükmün düzeltilerek istinaf başvurularının esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz istemlerinin esastan reddiyle hükmün onanması Sanık hakkında kurulan hükmün, yapılan ön inceleme neticesinde temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKİ SÜREÇ A. Söke 2. Ağır Ceza Mahkemesince, sanığın uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan mahkûmiyetine karar verilmiştir. B. İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 26. Ceza Dairesinin, yukarıda belirtilen kararı ile sanık hakkında, İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümdeki hukuka aykırılık düzeltilerek, istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık ve müdafiinin temyiz sebepleri özetle; 1. Sanık hakkında etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması gerektiğine, 2. Eksik inceleme yapıldığına, 3. Sanık hakkında takdiri indirim sebeplerinin uygulanması gerektiğine, 4. Sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nın 188/6. maddesinin uygulanması gerektiğine, 5. Kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna, 6. Delillerin hukuka aykırı şekilde toplandığına, İlişkindir. III. GEREKÇE Sanık ve müdafiinin hazır bulunduğu 05.12.2014 tarihli son oturumda, Cumhuriyet savcısının esas hakkındaki mütalaasından sonra sanık ve müdafiine, mütalaaya karşı diyeceklerinin sorulmasından sonra, 5271 sayılı CMK'nın 216/3. maddesine aykırı olarak, hazır bulunan sanığa son sözleri sorulmadan hüküm verilerek, sanığın savunma hakkının kısıtlanması, hukuka aykırı görülmüştür. IV. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle, sanık ve müdafiinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 26. Ceza Dairesi kararının 5271 sayılı CMK'nın 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, diğer yönleri incelenmeksizin, oy birliğiyle BOZULMASINA, Bozma nedeni ile tutukluluk süresi ve tutuklama koşullarında değişiklik bulunmaması karşısında sanık hakkındaki salıverilme talebinin REDDİNE, Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/2-b maddesi uyarınca Söke 2. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 26. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 08.09.2025 tarihinde karar verildi.

Özgün Analiz

Olay Özeti: Söke 2. Ağır Ceza Mahkemesi sanığı uyuşturucu ticaretinden mahkûm etmiş, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 26. Ceza Dairesi hükümdeki aykırılığı düzelterek istinaf başvurularını reddetmiştir. Daire, 05.12.2014 tarihli son oturumda Cumhuriyet savcısının esas hakkındaki mütalaasından sonra hazır bulunan sanığa son sözünün sorulmadan hüküm kurulduğunu saptamıştır.

Hukuki İlke: Duruşmada hazır bulunan sanığa, esas hakkındaki mütalaaya karşı diyecekleri sorulduktan sonra son sözü verilmeden hüküm kurulması CMK'nın 216/3. maddesine aykırıdır ve savunma hakkının kısıtlanması niteliğinde mutlak bir hukuka aykırılıktır.

Uygulama Sonucu: BOZMA — son söz hakkı tanınmaması nedeniyle bölge adliye mahkemesi kararı, diğer yönleri incelenmeksizin CMK'nın 302/2. maddesi gereği bozulmuştur.

Dava Strateji Notu: Son söz hakkının kullandırılmaması dosya sonucundan bağımsız, tek başına bozma sebebidir; müdafi duruşma tutanağında bu eksikliği tespit ederse esasa girmeden dahi hükmün ortadan kalkmasını sağlayabilir.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla