Karar Özeti
10. Ceza Dairesi 2025/4065 E. , 2025/11505 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2021/433 E., 2022/56 K. SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: İlgili kararın kanun yararına bozulması ... 2. Asliye Ceza Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararı ile hükümlü hakkında, kul
Karar Detayı
10. Ceza Dairesi 2025/4065 E. , 2025/11505 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2021/433 E., 2022/56 K. SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: İlgili kararın kanun yararına bozulması ... 2. Asliye Ceza Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararı ile hükümlü hakkında, kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 191/1 ve 62. maddeleri uyarınca 2 yıl 1 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, hükmün, istinaf incelemesinden geçmeksizin 24.02.2022 tarihinde usûlüne uygun şekilde kesinleştiği anlaşılmıştır. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı CMK'nın 309/1. maddesi uyarınca, 23.05.2025 tarihli ve 2024/9060 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 24.06.2025 tarihli ve ... sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 24.06.2025 tarihli ve ... sayılı kanun yararına bozma isteminin; " Dosya kapsamına göre, şüpheli hakkında ... Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 15/03/2020 tarihli ve 2020/1137 soruşturma, 2020/43 sayılı kamu davasının açılmasının ertelenmesine ilişkin kararın itirazı kabil olup, itiraz başvuru süresi 15 gün olduğu halde söz konusu karara karşı itiraz yolunun kapalı olduğu, denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına dair karara karşı ise itiraz başvuru süresini "7 gün" olarak belirtilmek suretiyle şüphelinin yanıltıldığı, usulüne uygun bir yasa yolu bildirimi yapılmaması nedeniyle kamu davasının açılmasının ertelenmesine dair kararın kesinleşmediği cihetle, kovuşturma şartı gerçekleşmediğinden kamu davasının durmasına karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmemiştir." Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE A. Şüpheli hakkında, 13.01.2020 tarihinde işlediği kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan yapılan soruşturma sonunda, ... Cumhuriyet Başsavcılığının 15.03.2020 tarihli ve 2020/1137 Soruşturma, 2020/43 Karar sayılı kararı ile, 5237 sayılı TCK'nın 191/2. maddesi uyarınca beş yıl süreyle kamu davasının açılmasının ertelenmesine, aynı Kanun'un 191/3. maddesi uyarınca bir yıl süreyle denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına ve tedaviye tabi tutulmasına, erteleme süresi içerisinde kendisine yüklenen yükümlülüklere veya uygulanan tedavinin gereklerine uygun davranmamakta ısrar etmesi ya da tekrar kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alması, kabul etmesi veya bulundurması ya da uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanması durumunda hakkında kamu davası açılacağının ihtarına karar verildiği, kararda, erteleme kararına karşı itiraz kanun yolunun kapalı olduğu, tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri kararı yönünden ise 7 gün içerisinde itiraz yolunun açık olduğu hususunun belirtildiği, kararın şüpheliye 20.04.2020 tarihinde tebliğ edildiği, B. Şüphelinin, 11.06.20 20... .11.2020 tarihlerinde yeniden uyuşturucu madde kullanması nedeniyle erteleme kararının kaldırılarak ... Cumhuriyet Başsavcılığının 13.10.2021 tarihli ve 2020/1137 Soruşturma, 2021/1174 Esas, 2021/873 sayılı iddianamesi ile kamu davası açıldığı, C. Yapılan yargılama sonucunda, ... 2. Asliye Ceza Mahkemesinin kanun yararına bozma istemine konu 03.02.2022 tarihli ve 2021/433 Esas, 2022/56 Karar sayılı kararı ile, sanığın, TCK'nın 191/1 ve 62. maddeleri uyarınca 2 yıl 1 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, hükmün istinaf incelemesinden geçmeksizin kesinleştiği, Anlaşılmıştır. D. Dosya kapsamına göre; Kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı ile bu karara bağlı olarak verilen tedavi ve/veya denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına ilişkin kararlara yönelik TCK'nın 191. maddesinin ikinci fıkrasının ikinci cümlesinde yer alan "Cumhuriyet savcısı, bu durumda şüpheliyi, erteleme süresi zarfında kendisine yüklenen yükümlülüklere uygun davranmadığı veya yasakları ihlal ettiği takdirde kendisi bakımından ortaya çıkabilecek sonuçlar konusunda uyarır." şeklindeki düzenleme ve 17.10.2019 tarihli 7188 sayılı Kanun'un 19. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK'nın 171/2. maddesi gereği, "Kamu davasının açılmasının ertelenmesi" kararı ve bu karar ile birlikte verilen "tedavi ve/veya denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına" ilişkin kararların itiraz yolu açık olmak üzere verilmesi ve şüpheliye tebliğ edilmesi gerektiği, şüpheliye hakkında verilen karara karşı itiraz hakkı tanınmadan ve kendisine tebliğ edilmeden tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin infazına başlanamayacağı gibi beş yıllık erteleme süresinin de işlemeye başlamayacağı, Sanık hakkında ... Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen kamu davasının açılmasının ertelenmesine ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına ilişkin karar şüpheliye tebliğ edilmiş ise de; erteleme kararında, karara karşı itiraz kanun yolunun gösterilmediği, denetimli serbestlik kararı yönünden ise karara karşı itiraz kanun yoluna başvuru süresinin, 5271 sayılı CMK'nın 173/1. maddesinin karar tarihinde yürürlükte olan haline göre "15 gün" yerine "7 gün" olarak belirtilmek suretiyle şüphelinin yanıltıldığı, şüpheliye erteleme kararına karşı usulünce itiraz kanun yoluna başvuru hakkı tanınmadığı, bu nedenle erteleme kararının usûlüne uygun şekilde kesinleştiğinden söz edilemeyeceği, usûlsüz olarak verilen kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı ile tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin infazına başlanamayacağı gibi, beş yıllık erteleme süresinin de işlemeye başlamayacağı, bu durumda ihlal kabul edilen eylemin erteleme süresi içerisinde işlendiğinden sözedilemeyeceği, dolayısıyla TCK'nın 191/4.maddesinde yer alan dava açılması koşullarının oluşmadığı anlaşıldığından; Mahkemesince, kovuşturma şartı gerçekleşmediğinden 5271 sayılı CMK'nın 223/8. maddesinin ikinci cümlesi uyarınca "durma" kararı verilerek, sanık hakkında kamu davasının açılmasının ertelenmesine ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına ilişkin kararın, karara karşı tebliğ tarihinden itibaren 5271 sayılı CMK'nın 173. maddesinin 7499 sayılı Kanun ile değişik haline göre "iki hafta" içinde ilgili sulh ceza hakimliğine itiraz hakkı bulunduğu ihtarı ile birlikte usûlüne uygun bir şekilde tebliğ edilmesinin sağlanması ve usûlüne uygun şekilde kesinleştirilmesini takiben geçerli tebligat işlemleri yapılarak erteleme ve denetimli serbestlik kararının infazının sonucunun beklenilmesi gerektiği gözetilmeden hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesi, Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma istemi yerinde görülmüştür. III. KARAR A. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, B. ... 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 03.02.2022 tarihli ve 2021/433 Esas, 2022/56 Karar sayılı kararının 5271 sayılı CMK'nın 309/3. maddesi gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA, 5271 sayılı CMK'nın 309/4-b maddesi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 18.11.2025 tarihinde karar verildi.
Özgün Analiz
Olay Özeti: Kullanmak için uyuşturucu bulundurma suçunda erteleme kararı şüpheliye tebliğ edilmiş; ancak erteleme kararına karşı itiraz yolu kapalı gösterilmiş, denetimli serbestlik tedbiri yönünden ise itiraz süresi 15 gün yerine 7 gün belirtilmiştir. Erteleme kaldırılıp sanık 2 yıl 1 ay hapse mahkûm edilmiştir.
Hukuki İlke: CMK 171/2 ve 173 uyarınca hem erteleme hem de denetimli serbestlik kararı itiraz yolu açık olmak ve doğru süre gösterilmek üzere verilmelidir; itiraz yolunun kapalı gösterilmesi ve sürenin 7 gün belirtilmesi şüpheliyi yanıltır, karar kesinleşmez, TCK 191/4'teki dava açma koşulu oluşmaz.
Uygulama Sonucu: kanun yararına bozma
Dava Strateji Notu: Erteleme kararında itiraz yolunun 'kapalı' gösterilmesi başlı başına yanıltıcıdır; tebligat yapılmış olsa bile itiraz hakkının usulünce tanınmaması erteleme süresinin ve ihlalin işlememesine yol açar.