İçeriğe geç
AC
10. Ceza Dairesi Esas: 2025/4885 Karar: 2025/12729 Tarih: 2025

Yargıtay 10. Ceza Dairesi E.2025/4885 K.2025/12729

10. Ceza Dairesi 2025/4885 E. , 2025/12729 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ:Ceza Dairesi SAYISI: 2025/718 E., 2025/634 K. SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti yapma HÜKÜM: İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Temyiz istemlerinin esastan reddiyle hükümlerin onanması 15.03.2018 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanara

Karar Özeti

10. Ceza Dairesi 2025/4885 E. , 2025/12729 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ:Ceza Dairesi SAYISI: 2025/718 E., 2025/634 K. SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti yapma HÜKÜM: İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Temyiz istemlerinin esastan reddiyle hükümlerin onanması 15.03.2018 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanara

Karar Detayı

10. Ceza Dairesi 2025/4885 E. , 2025/12729 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ:Ceza Dairesi SAYISI: 2025/718 E., 2025/634 K. SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti yapma HÜKÜM: İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Temyiz istemlerinin esastan reddiyle hükümlerin onanması 15.03.2018 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren, 7101 sayılı Kanun'un 48. maddesi ile değişik, 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 7/a maddesi gereğince baro levhasına yazılı avukatlara tebligatın elektronik yolla yapılmasında zorunluluk bulunması karşısında, gerekçeli kararın tebligat tarihinde UETS kaydı bulunduğu anlaşılan sanıklar müdafilerine, belirtilen şekilde yapılmayan 06.03.20 25... .03.2025 tarihli tebliğlerin geçersiz olup, temyiz isteklerinin öğrenme üzerine süresinde olduğu kabul edilmiştir. Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin, yapılan ön inceleme neticesinde temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKİ SÜREÇ A. İstanbul Anadolu 11. Ağır Ceza Mahkemesince sanıkların uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan mahkûmiyetlerine karar verilmiştir. B. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Ceza Dairesinin yukarıda belirtilen kararı ile sanıklar hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ A. Sanık ... müdafiinin temyiz sebepleri özetle; 1. Suçun unsurlarının oluşmadığına, 2. Yeterli delil bulunmadığına, beraat kararı verilmesi gerektiğine, İlişkindir. B. Sanık ... müdafiinin temyiz sebepleri özetle; 1. Suçun unsurlarının oluşmadığına, 2. Yeterli delil bulunmadığına, beraat kararı verilmesi gerektiğine, 3. Delil değerlendirmesinin hatalı yapıldığına, 4. Adil yargılanma ilkesinin ihlal edildiğine, İlişkindir. III. GEREKÇE A. İlk Derece Mahkemesinin ve Bölge Adliye Mahkemesinin, suçun vasfı ile sübutuna, delillerin değerlendirilmesine, 5237 sayılı TCK'nın 188/4-a maddesinin uygulanmasına ilişkin takdirlerinde bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla sanıklar müdafilerinin temyiz sebepleri yerinde görülmemiş; hükümde açıklanan gerekçeler, tüm dosya kapsamına göre usul ve yasaya uygun bulunarak, aşağıda belirtilen dışında hükümlerde hukuka aykırılık tespit edilmemiştir. B. Adli para cezasının taksitlendirilmesine ilişkin kısımlarda, 5237 sayılı TCK'nın 52/4. maddesi uyarınca taksitlerden birinin zamanında ödenmemesi halinde geri kalan kısmının tamamının tahsil edileceğine karar verildikten sonra kararda "ödenmeyen adli para cezasının 5275 sayılı Kanun'un 6545 sayılı Kanunla değişik 106/3. maddesi gereğince infaz olunacağının", 5237 Sayılı TCK'nın 52/4. maddesi uyarınca sanığa ihtarına” denilmek suretiyle TCK'nın 52/4. maddesinin son cümlesine aykırı davranılmasının hukuka aykırı olduğu, Değerlendirilmiş; bu hususun Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülmüştür. IV. KARAR Gerekçe bölümünün (B) bendinde açıklanan nedenle, sanıklar müdafilerinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Ceza Dairesi kararının 5271 sayılı CMK'nın 302/2. maddesi gereği, BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun'un 303. maddesi gereği İlk Derece Mahkemesi hükümlerinin, Adli para cezasının taksitlendirilmesine ilişkin kısımlarında “ödenmeyen adli para cezasının 5275 sayılı Kanun'un 6545 sayılı Kanunla değişik 106/3. maddesi gereğince infaz olunacağının", 5237 Sayılı TCK'nın 52/4. maddesi uyarınca sanığa ihtarına" ibaresinin çıkarılarak yerine "ödenmeyen adli para cezasının hapse çevrileceğinin sanığa ihtarına” ibaresinin yazılması, Suretiyle, İlk Derece Mahkemesi hükümlerindeki hukuka aykırılığın DÜZELTİLEREK, Tebliğname’ye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKÜMLERİN ONANMASINA, Hükmolunan ceza miktarı ile tutuklu kalınan süre dikkate alınarak sanık ... hakkındaki salıverilme ve hükmolunan ceza miktarı dikkate alınarak sanık ... hakkındaki adli kontrolün kaldırılması taleplerinin REDDİNE, Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/1. maddesi uyarınca İstanbul Anadolu 11. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 03.12.2025 tarihinde karar verildi.

Özgün Analiz

Olay Özeti: Sanıklar uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan mahkûm edilmiş, istinaf reddedilmiş; ilk derece hükmünde adli para cezasının taksitlendirilmesi sırasında taksit ödenmemesi halinde uygulanacak yaptırım yanlış gösterilerek TCK 52/4'ün son cümlesine aykırı davranılmıştır.

Hukuki İlke: TCK 52/4 uyarınca taksitlerden biri ödenmezse geri kalanın tamamı tahsil edilir ve ödenmeyen para cezasının hapse çevrileceği ihtar edilmelidir; kararda 5275 sayılı Kanun'un 106/3 maddesine atıfla yapılan ihtar hukuka aykırı olup, esasa etkili olmadığından CMK 303 uyarınca düzeltilerek giderilmiştir.

Uygulama Sonucu: düzelterek onama (BAM kararı bozulup ilk derece hükmü düzeltilerek onanmıştır)

Dava Strateji Notu: Adli para cezasının taksitlendirilmesinde ödememe halinde uygulanacak yaptırımın TCK 52/4'e göre 'hapse çevirme' olarak gösterilmesi gerekir; bu tür infaza ilişkin ibare hataları yeniden yargılama gerektirmeden CMK 303 ile düzeltilir, sanık aleyhine bozma sonucu doğurmaz.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla