İçeriğe geç
AC
10. Ceza Dairesi Esas: 2025/5919 Karar: 2026/758 Tarih: 2026

Yargıtay 10. Ceza Dairesi E.2025/5919 K.2026/758

10. Ceza Dairesi 2025/5919 E. , 2026/758 K. "İçtihat Metni" T U T U K L U MAHKEMESİ:Ceza Dairesi SAYISI : 2025/1630 E., 2025/1074 K. SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti yapma HÜKÜMLER: İstinaf başvurularının esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Temyiz isteminin esastan reddiyle hükmün onanması Sanıklar hakkında kurulan hükümle

Karar Özeti

10. Ceza Dairesi 2025/5919 E. , 2026/758 K. "İçtihat Metni" T U T U K L U MAHKEMESİ:Ceza Dairesi SAYISI : 2025/1630 E., 2025/1074 K. SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti yapma HÜKÜMLER: İstinaf başvurularının esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Temyiz isteminin esastan reddiyle hükmün onanması Sanıklar hakkında kurulan hükümle

Karar Detayı

10. Ceza Dairesi 2025/5919 E. , 2026/758 K. "İçtihat Metni" T U T U K L U MAHKEMESİ:Ceza Dairesi SAYISI : 2025/1630 E., 2025/1074 K. SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti yapma HÜKÜMLER: İstinaf başvurularının esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Temyiz isteminin esastan reddiyle hükmün onanması Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin, yapılan ön inceleme neticesinde temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKİ SÜREÇ A. Ankara 15. Ağır Ceza Mahkemesince, sanık ...'nın uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan mahkûmiyetine; sanık ...'nın beraatine karar verilmiştir. B. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin, yukarıda belirtilen kararı ile sanıklar hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ A. Sanık ... ve müdafiinin temyiz sebepleri özetle; 1. Mahkûmiyete yeterli delil bulunmadığına, beraat kararı verilmesi gerektiğine, 2. Eylemin kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçunu oluşturacağına, 3. Delil değerlendirmesinin hatalı yapıldığına, eksik araştırma ile hüküm kurulduğuna, 4. Arama kararı gösterilmeksizin arama yapıldığına, arama işleminin hukuka aykırı olduğuna, 5. İlk Derece Mahkemesinin ve Bölge Adliye Mahkemesinin kararlarının yeterli gerekçeyi içermediğine, 6. 5237 sayılı TCK'nın 188/4-a maddesinin uygulanmaması gerektiğine, temel cezaların alt sınırdan verilmesi gerektiğine, İlişkindir. B. Sanık ... müdafiinin temyiz sebepleri özetle; vekalet ücretine hükmolunması gerektiğine ilişkindir. III. GEREKÇE A. Sanık ... yönünden yapılan incelemede; İlk Derece Mahkemesinin ve Bölge Adliye Mahkemesinin, suçun vasfı ile sübutuna, delillerin hukuka uygun şekilde toplandığına ve değerlendirilmesine, 5237 sayılı TCK'nın 188/4-a maddesinin uygulanmasına ilişkin takdirlerinde bir isabetsizlik bulunmadığı, temel cezaların alt sınırdan takdir edildiği, mevcut delillerin suçun sübutunu ve vasfını tayinde yeterli olduğu, yargılamanın sonucunu etkileyecek nitelikte eksiklik bulunmadığı, İlk Derece Mahkemesinin gerekçeli kararının 5271 sayılı CMK'nın aradığı şartları taşıdığı, Bölge Adliye Mahkemesince de İlk Derece Mahkemesinin gerekçeli kararına dayanıldığı anlaşılmakla sanık ve müdafiinin temyiz sebepleri yerinde görülmemiş; hükümde açıklanan gerekçeler, tüm dosya kapsamına göre usul ve yasaya uygun bulunarak, hükümde hukuka aykırılık tespit edilmemiştir. B. Sanık ... yönünden yapılan incelemede; Karar tarihinde yürürlükte olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 14/4. maddesinde yer verilen; “Beraat eden ve vekil veya müdafi ile temsil edilen sanık yararına Hazine aleyhine maktu avukatlık ücretine hükmedilir. Bu hüküm, sanığın 04.12.2004 tarihli ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu gereğince görevlendirilen müdafi bulunması durumunda kovuşturma için Hazineden alınan ücretin mahsubu suretiyle uygulanır." şeklindeki düzenleme karşısında, kendisini zorunlu müdafi ile temsil ettiren sanık lehine vekâlet ücreti ödenmesine karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesinin hukuka aykırı olduğu, Değerlendirilmiş; ancak bu hususun Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülmüştür. IV. KARAR A. Sanık ... yönünden yapılan incelemede; Gerekçe bölümünün "A" bendinde açıklanan nedenle Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesi kararında sanık ve müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı CMK'nın 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden, aynı Kanun'un 302/1. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Hükmolunan ceza miktarı ve tutuklu kalınan süre dikkate alınarak sanık hakkındaki salıverilme taleplerinin reddine, B. Sanık ... yönünden yapılan incelemede; Gerekçe bölümünün (B) bendinde açıklanan nedenle sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesi kararının 5271 sayılı CMK'nın 302/2. maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 303. maddes gereği İlk Derece Mahkemesi hükmünün; Hüküm fıkrasının A bendine 3 numaralı fıkra olarak "Sanık ..., kendisini 04.12.2004 tarihli ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu gereğince görevlendirilen zorunlu müdafi ile temsil ettirdiğinden, karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin II. Kısmının II. Bölümü gereğince kovuşturma için ödenmesi gereken 48,000.00 TL maktu vekalet ücretinden, Ceza Muhakemesi Kanunu Gereğince Görevlendirilen Müdafi ve Vekillere Yapılacak Ödemelere İlişkin Tarife uyarınca ödenen ücretin mahsubu ile bakiye kalan vekalet ücretinin Hazine'den alınıp sanığa verilmesine," ibaresinin eklenmesi, Suretiyle, İlk Derece Mahkemesi hükmündeki hukuka aykırılığın DÜZELTİLEREK, Tebliğname’ye aykırı olarak oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/1. maddesi uyarınca Ankara 15. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 22.01.2026 tarihinde karar verildi.

Özgün Analiz

Olay Özeti: Ankara 15. Ağır Ceza Mahkemesi bir sanığı uyuşturucu madde ticaretinden mahkûm etmiş, diğer sanık hakkında beraat kararı vermiş ancak beraat edene vekalet ücreti bağlamamıştır; Ankara BAM 3. Ceza Dairesi istinafları esastan reddetmiştir. Mahkûm sanık arama işleminin hukuka aykırılığını ve TCK 188/4-a'nın uygulanmaması gerektiğini ileri sürerek, beraat eden sanığın müdafii ise yalnızca vekalet ücreti yönünden temyiz etmiştir.

Hukuki İlke: Karar tarihinde yürürlükteki Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 14/4. maddesi uyarınca beraat eden ve müdafi ile temsil edilen sanık yararına Hazine aleyhine maktu vekalet ücretine hükmedilir; sanığın CMK gereğince görevlendirilen zorunlu müdafii varsa bu ücret, kovuşturma için Hazineden ödenen ücretin mahsubu suretiyle uygulanır ve bu eksiklik yeniden yargılama gerektirmeden Yargıtay'ca düzeltilebilir.

Uygulama Sonucu: Kısmen onama, kısmen düzelterek onama - mahkûm sanık yönünden hüküm onanmış; beraat eden sanık yönünden hüküm fıkrasına 48.000 TL maktu vekalet ücretinden zorunlu müdafi tarifesince ödenen tutarın mahsubuyla bakiyenin Hazineden alınıp sanığa verilmesi ibaresi CMK 303 uyarınca eklenerek hüküm düzeltilerek onanmıştır.

Dava Strateji Notu: Beraat eden ve zorunlu müdafiyle temsil edilen sanık için mahsuplu vekalet ücreti talebi bu kararda kabul görmüştür; müdafi salt vekalet ücretine hasren temyizin mümkün ve sonuç alıcı olduğunu bilmeli, ancak dairelerin bu konudaki yaklaşım farklılığı nedeniyle talebini karar tarihinde yürürlükteki AAÜT'nin 14/4 hükmüne ve mahsup mekanizmasına açıkça dayandırmalıdır.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla