Karar Özeti
10. Ceza Dairesi 2025/609 E. , 2025/3421 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma İNCELEME KONUSU KARAR : Hükmün açıklanmasının geri bırakılması KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNA
Karar Detayı
10. Ceza Dairesi 2025/609 E. , 2025/3421 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma İNCELEME KONUSU KARAR : Hükmün açıklanmasının geri bırakılması KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması Şanlıurfa 9. Asliye Ceza Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararı ile sanık hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 191/1. ve 62. maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve 5271 sayılı CMK'nın 231/8. maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği ve hükmün, itiraz edilmeksizin 02.04.2024 tarihinde kesinleştirildiği anlaşılmıştır. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı CMK'nın 309/1. maddesi uyarınca, 17.01.2025 tarihli ve 2024/14713 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 24.01.2025 tarihli ve KYB-2025/9603 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 24.01.2025 tarihli ve KYB-2025/9603 sayılı kanun yararına bozma isteminin; “Benzer bir konuya ilişkin olarak Yargıtay 10. Ceza Dairesinin 13/09/2021 tarihli ve 2019/8201 esas ve 2021/8593 karar sayılı ilamında da belirtildiği üzere, hakkında kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verilen kişilere bu karara 15 gün içinde Sulh Ceza Hakimliğine itiraz hakkı bulunduğuna ilişkin bildirimi içermeyen tebliğin geçersiz olduğu, bu karara karşı başvurulacak kanun yolu, mercii, başvuru şekli, süresi ve bu sürenin başlangıcının açıkça ve ilgiliyi yanıltmayacak biçimde gösterilmesi gerektiği, somut olayda şüpheli hakkında verilen kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararında itiraza ilişkin kanun yolu ve süresinin gösterilmediği ve anılan kararın şüpheliye usulüne uygun tebliğ edilmediği anlaşılmakla; kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararında 5271 sayılı Kanun'un 173. maddesi uyarınca "kararın tebliğinden itibaren 15 gün içerisinde sulh ceza hakimliğine itiraz hakkı bulunduğunun" gösterilmemesi suretiyle sanığın yanıltıldığı, böylece erteleme kararı kesinleşmediğinden usulüne uygun yapılmış tedavi ve denetim faaliyetinden söz edilemeyeceği gibi ihlal oluşturan eylemden de bahsedilemeyeceği cihetle, kovuşturma şartı gerçekleşmediğinden kamu davasının durmasına karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde mahkûmiyet kararı verilmesinde isabet görülmemiştir.” Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE A. Şüpheli hakkında, 25.12.2014 tarihinde işlediği kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan yapılan soruşturma sonunda, Şanlıurfa Cumhuriyet Başsavcılığının 04.02.2015 tarihli ve 2014/29660 Soruşturma, 2015/313 Karar sayılı kararı ile, 5237 sayılı TCK'nın 191/2. maddesi uyarınca beş yıl süre ile kamu davasının açılmasının ertelenmesine, aynı Kanun'un 191/3. maddesi uyarınca bir yıl süre ile tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına, erteleme süresi içerisinde kendisine yüklenen yükümlülüklere veya uygulanan tedavinin gereklerine uygun davranmamakta ısrar etmesi ya da tekrar kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alması, kabul etmesi veya bulundurması ya da uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanması durumunda hakkında kamu davası açılacağının ihtarına karar verildiği, erteleme karar içeriğinde, karara karşı itiraz kanun yolunun gösterilmediği, tedbirin infazı için kararın Denetimli Serbestlik Müdürlüğüne gönderildiği, B. Şüphelinin, kendisine yüklenen tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin gerektirdiği yükümlülüklere uygun davranmadığının bildirilmesi üzerine, erteleme kararının kaldırılarak Şanlıurfa Cumhuriyet Başsavcılığının 24.08.2016 tarihli ve 2014/29660 Soruşturma, 2016/6409 Esas, 2016/4596 sayılı iddianamesi ile kamu davası açıldığı, C. Şanlıurfa 9. Asliye Ceza Mahkemesinin kanun yararına bozma istemine konu 05.06.2017 tarihli ve 2016/973 Esas, 2017/665 Karar sayılı kararı ile, sanık hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 191/1. ve 62. maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve 5271 sayılı CMK'nın 231/8. maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, kararın itiraz edilmeksizin kesinleştiği, Anlaşılmıştır. D. Dosya kapsamına göre, ... Kriminal Polis Laboratuvarı Müdürlüğünün 21.01.2015 tarihli ve DYR-KİM-15-00431 sayılı uzmanlık raporunda; suç tarihinde sanığın üzerinde ele geçirilen toplam net ağırlığı 1,6 gr gelen 2 adet beyaz tabletin, kırmızı reçeteye tabi "Suboxone" ticari isimli ilacın aktif maddesi olan "..." ve "..." aktif maddesini ihtiva ettiğinin belirtildiği, "..." ve "..." etken maddesinin 5237 sayılı TCK'nın 188/6. maddesinde öngörülen suç saklı kalmak üzere, kullanmak amacı ile bulundurulmasının suç oluşturmayacağı ve sanıkta herhangi bir uyuşturucu ya da uyarıcı madde ele geçirilmediği, olayı müteakip kamu davası açılmadan önce sanığın uyuşturucu madde kullandığının teknik yöntemlerle de saptanmadığı gözetilmeden, unsurları oluşmayan 25.12.2014 tarihli kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan beraati yerine mahkûmiyetine ve hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, bu hususun mahkemenin takdiri ve delillerin değerlendirilmesinde hataya düşülmesi durumunu aşan mutlak hukuka aykırılık niteliğinde olduğu, anlaşılmıştır. E. İnceleme konusu hüküm hakkında belirlenen husus yönünden de kanun yararına bozma isteminde bulunulup bulunulmayacağına ilişkin Adalet Bakanlığından görüş istenilmesine karar vermek gerekmiştir. III. KARAR Gerekçe bölümünde tespit edilen husus yönünden kanun yararına bozma isteminde bulunulup bulunulmayacağının takdiri için dava dosyasının, Adalet Bakanlığına sunulmak üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 25.03.2025 tarihinde karar verildi.
Özgün Analiz
Olay Özeti: Şüphelinin üzerinde 2014'te ele geçirilen 1,6 gramlık iki beyaz tablet hakkında kriminal rapor, bunların kırmızı reçeteye tabi Suboxone ilacının etken maddelerini içerdiğini belirtmişti. Erteleme kararının yükümlülük ihlali gerekçesiyle kaldırılması üzerine açılan davada Şanlıurfa 9. Asliye Ceza Mahkemesi 1 yıl 8 ay hapis cezası verip hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar vermişti; kanun yararına bozma istemi erteleme kararındaki kanun yolu bildirimi eksikliğine dayanıyordu, ancak 10. Ceza Dairesi incelemede suçun unsurlarının hiç oluşmadığını tespit etti.
Hukuki İlke: TCK 188/6'da öngörülen suç saklı kalmak üzere, ele geçen tabletlerdeki etken maddenin kullanmak amacıyla bulundurulması suç oluşturmaz; sanıkta uyuşturucu veya uyarıcı madde ele geçirilmemiş ve kullanım teknik yöntemle saptanmamışsa mahkûmiyet yerine beraat gerekir ve bu durum takdir hatasını aşan mutlak hukuka aykırılık niteliğindedir.
Uygulama Sonucu: Daire, tebliğnamedeki bozma nedenine karar vermek yerine, kendi tespit ettiği unsur yokluğu yönünden kanun yararına bozma isteminde bulunulup bulunulmayacağının takdiri için dosyanın Adalet Bakanlığına sunulmak üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine karar verdi.
Dava Strateji Notu: Reçeteli ilaç etken maddesi içeren tablet yakalamalarında kriminal raporun içeriği savunmanın en güçlü kozudur; maddenin uyuşturucu-uyarıcı kapsamında olmadığı ve kullanımın teknik yöntemle saptanmadığı dosyalarda HAGB dahi kesinleşmiş olsa unsur yokluğuna dayalı kanun yararına bozma başvurusu için Adalet Bakanlığına müracaat düşünülmelidir.