Karar Özeti
10. Ceza Dairesi 2025/6976 E. , 2026/757 K. "İçtihat Metni" T U T U K L U MAHKEMESİ:Ceza Dairesi SAYISI : 2025/1924 E., 2025/1963 K. SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti yapma HÜKÜMLER: İstinaf başvurularının esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Temyiz isteminin esastan reddiyle hükmün onanması Sanıklar hakkında kurulan hükümle
Karar Detayı
10. Ceza Dairesi 2025/6976 E. , 2026/757 K. "İçtihat Metni" T U T U K L U MAHKEMESİ:Ceza Dairesi SAYISI : 2025/1924 E., 2025/1963 K. SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti yapma HÜKÜMLER: İstinaf başvurularının esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Temyiz isteminin esastan reddiyle hükmün onanması Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin, yapılan ön inceleme neticesinde temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKİ SÜREÇ A. Bakırköy 21. Ağır Ceza Mahkemesince, sanıkların uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan mahkûmiyetlerine karar verilmiştir. B. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Ceza Dairesinin, yukarıda belirtilen kararı ile sanıklar hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan ve resen de istinafa olan hükümlere yönelik istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ A. Sanık ... müdafiinin temyiz sebepleri özetle; 1. Mahkûmiyete yeterli delil bulunmadığına, beraat kararı verilmesi gerektiğine, 2. Eylemin kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçunu oluşturacağına, 3. Delil değerlendirmesinin hatalı yapıldığına, temel cezanın alt sınırdan tayin edilmesi gerektiğine, İlişkindir. B. Sanık ... müdafiinin temyiz sebepleri özetle; 1. Mahkûmiyete yeterli delil bulunmadığına, beraat kararı verilmesi gerektiğine, 2. Delil değerlendirmesinin hatalı yapıldığına, eksik araştırma ile hüküm kurulduğuna, 3. Arama ve gözaltı işleminin hukuka aykırı olduğuna, 4. Temel cezanın alt sınırdan tayin edilmesi gerektiğine, 5. İlk Derece Mahkemesi kararının yeterli gerekçeyi içermediğine, adil yargılanma hakkının ihlal edildiğine, İlişkindir. III. GEREKÇE İlk Derece Mahkemesinin ve Bölge Adliye Mahkemesinin, suçun vasfı ile sübutuna, delillerin hukuka uygun şekilde toplandığına ve değerlendirilmesine, sanık ... yönünden temel cezaların teşdiden belirlenmesine ilişkin takdirlerinde bir isabetsizlik bulunmadığı, mevcut delillerin suçun sübutunu ve vasfını tayinde yeterli olduğu, yargılamanın sonucunu etkileyecek nitelikte eksiklik bulunmadığı, sanık ... yönünden temel cezaların alt sınırdan belirlendiği, İlk Derece Mahkemesinin gerekçeli kararının 5271 sayılı CMK'nın aradığı şartları taşıdığı, adil yargılanma hakkının ihlal edilmediği anlaşılmakla sanıklar müdafilerinin temyiz sebepleri yerinde görülmemiş, hükümlerde açıklanan gerekçeler, tüm dosya kapsamına göre usul ve yasaya uygun bulunarak, aşağıda belirtilenler dışında hükümlerde hukuka aykırılık tespit edilmemiştir. 1. İkinci kez tekerrür hükümleri uygulanan sanık ... hakkında 5237 sayılı TCK'nın 58/6-7. maddesi gereğince cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbirinin uygulanacağının belirtilmemesi, 2. Yargılama giderlerinden sanıkların sorumlu oldukları oranın belirtilmemesinin, hukuka aykırı olduğu değerlendirilmiş; bu hususların Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülmüştür. IV. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle, sanıklar müdafilerinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Ceza Dairesi kararının 5271 sayılı CMK'nın 302/2. maddesi gereği, BOZULMASINA, bu hususlar yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun'un 303. maddesi gereği İlk Derece Mahkemesi hükmünün, 1. Hüküm fıkrasının 1. bendinin 11. paragrafının sonuna "5237 sayılı TCK'nın 58/6-7. maddesi gereğince cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına" ibaresinin eklenmesi, 2. Hüküm fıkrasının 4. bendinde yer alan "sanıklardan" ibaresinden sonra gelmek üzere "eşit oranda" ibaresinin eklenmesi, Suretiyle, İlk Derece Mahkemesi hükmündeki hukuka aykırılıkların DÜZELTİLEREK, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKÜMLERİN ONANMASINA, Hükmolunun ceza miktarları ve tutuklu kalınan süreler dikkate alınarak sanıklar hakkındaki salıverilme taleplerinin reddine, Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/1. maddesi uyarınca Bakırköy 21. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 22.01.2026 tarihinde karar verildi.
Özgün Analiz
Olay Özeti: Bakırköy 21. Ağır Ceza Mahkemesi iki sanığı uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan mahkûm etmiş, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Ceza Dairesi istinaf başvurularını esastan reddetmiştir. Yargıtay 10. Ceza Dairesi esasa ilişkin temyiz sebeplerini yerinde görmemiş; ancak ikinci kez tekerrür uygulanan sanık hakkında TCK'nın 58/6-7. maddesi gereği infaz sonrası denetimli serbestlik tedbirinin belirtilmemesi ile yargılama giderlerinde sanıkların sorumluluk oranının gösterilmemesini hukuka aykırı bulmuştur.
Hukuki İlke: Mükerrirlere özgü infaz rejimi uygulanan sanık hakkında cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbirinin uygulanacağının hükümde gösterilmesi ve yargılama giderlerinden her sanığın sorumlu olduğu oranın belirtilmesi zorunludur; ancak bu tür eksiklikler yeniden yargılamayı gerektirmediğinden CMK'nın 303. maddesi uyarınca Yargıtayca düzeltilerek hüküm onanabilir.
Uygulama Sonucu: Daire, Bölge Adliye Mahkemesi kararını CMK'nın 302/2. maddesi gereği bozmuş, ancak hükme denetimli serbestlik ibaresi ile giderlerde 'eşit oranda' ibaresini ekleyip hukuka aykırılıkları düzelterek hükümleri oy birliğiyle onamış ve salıverilme taleplerini reddetmiştir.
Dava Strateji Notu: Tekerrür ve yargılama gideri gibi hüküm fıkrası eksiklikleri tek başına dosyayı ilk derece mahkemesine döndürmez; Yargıtay bunları düzelterek onar, dolayısıyla savunma stratejisi bu tali noktalara değil sübut ve vasıf itirazlarına yaslanmalıdır. Öte yandan müvekkil mükerrirse TCK 58/6-7 kaydının infaz aşamasında denetimli serbestlik yükümlülüğü doğuracağı infaz planlamasında dikkate alınmalıdır.