İçeriğe geç
AC
10. Ceza Dairesi Esas: 2025/726 Karar: 2025/11894 Tarih: 2025

Yargıtay 10. Ceza Dairesi E.2025/726 K.2025/11894

10. Ceza Dairesi 2025/726 E. , 2025/11894 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2023/337 E., 2023/481 K. SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Bozma üzerine yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir old

Karar Özeti

10. Ceza Dairesi 2025/726 E. , 2025/11894 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2023/337 E., 2023/481 K. SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Bozma üzerine yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir old

Karar Detayı

10. Ceza Dairesi 2025/726 E. , 2025/11894 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2023/337 E., 2023/481 K. SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Bozma üzerine yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü: A. Bozmaya uyulmuş ise de; Suç konusu uyuşturucu maddeye ilişkin ekspertiz raporunun aslı ya da onaylı örneğinin denetime olanak verecek şekilde dosyada bulundurulmadığı anlaşıldığından, maddeyle ilgili ekspertiz raporunun varsa aslı veya onaylı örneğinin getirtilerek duruşmada okunup tartışılmasının sağlanması, ekspertiz raporu yoksa rapor alınması, sanığa okunup, tüm deliller birlikte tartışılarak sonucuna göre sanığın hukuki durumunun belirlenmesi gerekirken, eksik araştırma ile hüküm kurulması, B. Suç tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 5237 sayılı TCK'nın 191. maddesinde sanığa isnat edilen suç için temel ceza miktarının "bir yıldan iki yıla kadar hapis cezası" olarak belirlendiği; 5271 sayılı CMK'nın hükümden sonra yürürlüğe giren 17.10.2019 tarihli ve 7188 sayılı Kanun'un 24. maddesiyle başlığı ile birlikte yeniden düzenlenmiş olan "Basit Yargılama Usulü" başlıklı 251. maddesinin birinci fıkrasında yer alan "Asliye ceza mahkemesince, iddianamenin kabulünden sonra adli para cezasını ve/veya üst sınırı iki yıl veya daha az süreli hapis cezasını gerektiren suçlarda basit yargılama usulünün uygulanmasına karar verilebilir." şeklindeki düzenlemeye, 7188 sayılı Kanun'un geçici 5/1-d bendinde yer alan "01.01.2020 tarihi itibarıyla kovuşturma evresine geçilmiş, hükme bağlanmış veya kesinleşmiş dosyalarda seri muhakeme usulü ile basit yargılama usulü uygulanmaz." şeklindeki düzenleme ile sınırlama getirilmiş ise de; Anayasa Mahkemesinin 19.08.2020 tarihli 31218 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan, 25.06.2020 tarihli ve 2020/16 Esas, 2020/33 Karar sayılı iptal kararı ile, "...kovuşturma evresine geçilmiş..." ibaresinin, aynı bentte yer alan "... basit yargılama usulü..." yönünden Anayasa'ya aykırı bulunarak iptaline karar verilmesi sebebiyle kovuşturma evresine geçilmiş olan ve basit yargılama usulü uygulanabilecek dosyalar yönünden 7188 sayılı Kanun'un geçici 5/1-d bendinde yer alan düzenlemenin iptal edildiği anlaşıldığından; Anayasa Mahkemesi kararlarının geriye yürümesi mümkün olmayıp, 5271 sayılı CMK'da yapılan değişiklerin ise derhal uygulanması gerekmekle birlikte, basit yargılama usulü uygulanan olaylarda 5271 sayılı CMK'nın 251/3. fıkrasına göre; " mahkûmiyet kararı verildiği takdirde sonuç ceza dörtte bir oranında indirilir." şeklindeki düzenleme karşısında, Anayasa Mahkemesinin anılan iptal kararının neticeleri itibarıyla maddi ceza hukukuna ilişkin olduğunun ve 5271 sayılı CMK'nın 251/3. fıkrasında yer alan düzenlemenin sanık lehine sonuç doğurabilecek nitelikte olduğunun anlaşılması karşısında, 5237 sayılı TCK'nın 7. maddesi ile 5271 sayılı CMK'nın 251. maddesi hükümleri gözetilmek suretiyle sanığın hukuki durumunun "Basit Yargılama Usulü" yönünden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması, C. Sanığın eylemi nedeniyle, bozma öncesi hükümde 7.300,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, 21.03.2014 tarihli hükmün sanık tarafından temyiz edilmesi üzerine 20.02.2018 tarihli bozma ilamı ile bozulduğunun anlaşılması karşısında, 1412 sayılı Kanun'un, 5320 sayılı Kanun'un 8. maddesi uyarınca halen yürürlükte bulunan 326/4. fıkrasında; "Hüküm yalnız sanık tarafından veya onun lehine Cumhuriyet savcısı veya 291. maddede gösterilen kimseler tarafından temyiz edilmişse, yeniden verilen hüküm, evvelki hükümle tayin edilmiş olan cezadan daha ağır olamaz" şeklindeki düzenleme gereğince 21.03.2014 tarihli hükümle tayin edilen 7.300,00 TL adli para cezasının sonuç ceza açısından sanık bakımından kazanılmış hak olduğu gözetilmeden bozma sonrası yapılan yargılama sonucu 1 yıl 8 ay hapis cezasına hükmedilmek suretiyle fazla ceza tayini, Kanuna aykırı, sanığın temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden Tebliğname'ye uygun olarak oy birliğiyle hükmün BOZULMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 20.11.2025 tarihinde karar verildi.

Özgün Analiz

Olay Özeti: Kullanmak için uyuşturucu bulundurma suçundan yürütülen dosyada, önceki 21.03.2014 tarihli hükümde sanık 7.300 TL adli para cezasına mahkûm edilmiş, hüküm yalnızca sanık lehine bozulmuş; bozma sonrası mahkeme bozmaya uymakla birlikte sanığı 1 yıl 8 ay hapisle cezalandırmıştır. Ayrıca suç konusu maddeye ilişkin ekspertiz raporunun aslı veya onaylı örneği dosyada bulunmamaktadır.

Hukuki İlke: 1412 sayılı Kanun'un yürürlükteki 326/4. fıkrası uyarınca hüküm yalnız sanık lehine temyiz edilmişse yeniden verilen ceza önceki cezadan ağır olamaz (kazanılmış hak); ayrıca uyuşturucu maddeye ilişkin ekspertiz raporunun aslı/onaylı örneği denetime elverişli biçimde dosyada bulunmalı ve CMK 251 basit yargılama usulünün lehe uygulanması TCK 7 çerçevesinde değerlendirilmelidir (AYM'nin 2020/16 E., 2020/33 K. iptal kararı gözetilerek).

Uygulama Sonucu: Hüküm bozulmuştur; ekspertiz raporunun aslının getirtilmemesiyle eksik araştırma yapılması, basit yargılama usulünün lehe değerlendirilmemesi ve önceki 7.300 TL para cezasının kazanılmış hak olmasına rağmen daha ağır hapis cezası verilerek 326/4'e aykırı fazla ceza tayini nedeniyle.

Dava Strateji Notu: Yalnızca sanık lehine bozulan bir hükümde bozma sonrası önceki cezadan ağır ceza verilemez (aleyhe değiştirme yasağı/kazanılmış hak); ayrıca ekspertiz raporunun aslı dosyada yoksa mahkûmiyet denetlenemez ve AYM iptali sonrası basit yargılama usulünün lehe uygulanması ayrı bir bozma sebebidir.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla