İçeriğe geç
AC
10. Ceza Dairesi Esas: 2025/7377 Karar: 2026/1196 Tarih: 2026

Yargıtay 10. Ceza Dairesi E.2025/7377 K.2026/1196

10. Ceza Dairesi 2025/7377 E. , 2026/1196 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2025/1476 E., 2025/887 K. SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti yapma HÜKÜM : Hükmün düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Hükmün düzeltilerek temyiz isteminin esastan reddiyle hükmün onanması Sanık hak

Karar Özeti

10. Ceza Dairesi 2025/7377 E. , 2026/1196 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2025/1476 E., 2025/887 K. SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti yapma HÜKÜM : Hükmün düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Hükmün düzeltilerek temyiz isteminin esastan reddiyle hükmün onanması Sanık hak

Karar Detayı

10. Ceza Dairesi 2025/7377 E. , 2026/1196 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2025/1476 E., 2025/887 K. SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti yapma HÜKÜM : Hükmün düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Hükmün düzeltilerek temyiz isteminin esastan reddiyle hükmün onanması Sanık hakkında kurulan hükmün, yapılan ön inceleme neticesinde temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmiştir. Sanık müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, 5271 sayılı CMK'nın 299/1. maddesi uyarınca takdiren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKİ SÜREÇ A. Giresun 2. Ağır Ceza Mahkemesince, sanığın uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan mahkûmiyetine karar verilmiştir. B. Trabzon Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesinin, yukarıda belirtilen kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümdeki hukuka aykırılık düzeltilerek hükme yönelik istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık müdafiinin temyiz sebepleri özetle; 1. Mahkûmiyete yeterli delil bulunmadığına, sanığın suç işleme kastı olmadığına, suçun maddi ve manevi unsurlarının oluşmadığına, beraat kararı verilmesi gerektiğine, 2. 5237 sayılı TCK'nın 30/1 ve 30/2. maddelerindeki hata hükümlerinin uygulanması gerektiğine, 3. Delil değerlendirmesinin hatalı yapıldığına, eksik araştırma ile hüküm kurulduğuna, adil yargılanma hakkının ihlal edildiğine, 4. Önleme arama kararı ile adli arama kararı olmaksızın arama yapıldığına, gecikmesinde sakınca bulunan halin olmadığına, savcının sözlü talimatının sonradan yazılı hale getirildiğine, arama işleminin hukuka aykırı olduğuna, hukuka aykırı yöntemlerle elde edilen delillerin hükme esas alınamayacağına, 5. Etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmadığına, 6. Bölge Adliye Mahkemesi kararının yeterli gerekçeyi içermediğine, ilişkindir. III. GEREKÇE İlk Derece Mahkemesinin hüküm fıkrasında, yargılama giderlerinin tek tek gösterilmemesi karşısında miktarı belirlenemeyen tercüman giderinin sanıktan tahsil edilemeyeceğinin Mahkemesince gözetilmesi mümkün görülmüştür. İlk Derece Mahkemesinin ve Bölge Adliye Mahkemesinin, suçun vasfı ile sübutuna, Cumhuriyet savcısının yazılı arama emri ile arama yapıldığı dikkate alınarak delillerin hukuka uygun şekilde toplandığına, delillerin değerlendirilmesine, koşulları oluşmayan 5237 sayılı TCK'nın 30. maddesinin uygulanmamasına, Metin B. hakkında devam eden soruşturmada adı geçen hakkında dava açılması ve mahkûm olması halinde, sanık lehine her zaman yargılamanın yenilenmesi yolu ile etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmasının mümkün olduğu anlaşılmakla, bu aşamada sanık hakkında etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmamasına ilişkin takdirlerinde bir isabetsizlik bulunmadığı, mevcut delillerin suçun sübutunu ve vasfını tayinde yeterli olduğu, yargılamanın sonucunu etkileyecek nitelikte eksiklik bulunmadığı, İlk Derece Mahkemesinin gerekçeli kararının 5271 sayılı CMK'nın aradığı şartları taşıdığı, Bölge Adliye Mahkemesince de İlk Derece Mahkemesinin gerekçeli kararına dayanıldığı, adil yargılanma hakkının ihlal edilmediği anlaşılmakla sanık müdafiinin temyiz sebepleri yerinde görülmemiş, hükümde açıklanan gerekçeler, tüm dosya kapsamına göre usul ve yasaya uygun bulunarak, aşağıda belirtilen dışında hükümde hukuka aykırılık tespit edilmemiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararında 5237 sayılı TCK'nın 52/4. maddesi uyarınca taksit aralığının gösterilmemesi, taksitlerden birinin zamanında ödenmemesi halinde geri kalan kısmın tamamının tahsil edileceğinin belirtilmemesi ve ödemeyen adli para cezanın hapse çevrileceğinin ihtarı yerine "çevrilebileceğinin ihtarına" karar verilmesinin, hukuka aykırı olduğu değerlendirilmiş; bu hususun Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülmüştür. IV. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle, sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden Trabzon Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesi kararının 5271 sayılı CMK'nın 302/2. maddesi gereği, BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun'un 303. maddesi gereği Bölge Adliye Mahkemesi hükmünün, Hüküm fıkrasının 1. bendinde yer alan "Ancak;" ibaresinden sonra gelen ikinci paragrafında yer alan "24 eşit" ibaresinden sonra gelmek üzere "aylık" ibaresinin eklenmesi; "sanıktan tahsiline" ibaresinden sonra gelmek üzere "taksitlerden birinin zamanında ödenmemesi halinde geri kalan kısmın tamamının tahsil edileceğinin ve" ibaresinin eklenmesi; ayrıca "çevrilebileceğinin" ibaresinin çıkarılarak yerine "çevrileceğinin " ibaresinin eklenmesi, Suretiyle, Bölge Adliye Mahkemesi hükmündeki hukuka aykırılıkların DÜZELTİLEREK, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Hükmolunun ceza miktarı ve tutuklu kalınan süre dikkate alınarak sanık hakkındaki salıverilme talebinin reddine, Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/1. maddesi uyarınca Giresun 2. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Trabzon Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 05.02.2026 tarihinde karar verildi.

Özgün Analiz

Olay Özeti: Giresun 2. Ağır Ceza Mahkemesi sanığı uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan mahkûm etmiş, Trabzon Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesi hükümdeki hukuka aykırılığı düzelterek istinafı esastan reddetmiştir. Sanık müdafi temyizde arama işleminin savcının sonradan yazılıya çevrilen sözlü talimatına dayandığını, TCK 30'daki hata hükümlerinin uygulanması gerektiğini ve etkin pişmanlığın gözetilmediğini ileri sürmüş; Yargıtay 10. Ceza Dairesi ise adli para cezasının taksitlendirilmesindeki ihtar eksikliklerini saptamıştır.

Hukuki İlke: Hakkında soruşturma devam eden kişi ile ilgili dava açılıp mahkûmiyet gerçekleşirse, sanık lehine etkin pişmanlık hükümlerinin yargılamanın yenilenmesi yoluyla her zaman uygulanması mümkündür; bu ihtimalin varlığı, mevcut aşamada etkin pişmanlığın uygulanmamasını hukuka aykırı kılmaz. Ayrıca TCK 52/4 gereği taksit aralığının gösterilmesi ve ödenmeyen adli para cezasının hapse 'çevrileceğinin' (çevrilebileceğinin değil) ihtar edilmesi zorunludur.

Uygulama Sonucu: İstinaf kararındaki taksitlendirme eksiklikleri (aylık ibaresi, tamamının tahsil edileceği ihtarı, 'çevrilebileceğinin' yerine 'çevrileceğinin') CMK 303 uyarınca düzeltilerek temyiz isteminin esastan reddi ile hüküm onanmış; yargılama giderleri içinde tek tek gösterilmeyen tercüman giderinin sanıktan tahsil edilemeyeceğinin mahkemesince gözetilebileceği ayrıca not edilmiştir.

Dava Strateji Notu: İhbarcı/tedarikçi konumundaki kişi hakkındaki soruşturma sonuçlanmadan etkin pişmanlık talebi reddedilse bile kapı kapanmış değildir: o kişi sonradan mahkûm olursa yargılamanın yenilenmesi yoluyla 192/3 indirimi istenebilir — müdafi bu bağlantılı dosyayı takip listesine almalıdır. Tercüman giderinin sanığa yükletilmesine karşı da hüküm fıkrasındaki gider dökümü denetlenmelidir.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla