Karar Özeti
10. Ceza Dairesi 2025/7591 E. , 2026/1328 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2025/745 E., 2025/365 K. SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti yapma HÜKÜMLER : Hükümlerin düzeltilerek istinaf başvurularının esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Sanık ... 28.08.2025 tarihinde temyizden vazgeçme talepli dilekçe
Karar Detayı
10. Ceza Dairesi 2025/7591 E. , 2026/1328 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2025/745 E., 2025/365 K. SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti yapma HÜKÜMLER : Hükümlerin düzeltilerek istinaf başvurularının esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Sanık ... 28.08.2025 tarihinde temyizden vazgeçme talepli dilekçe göndermişse de, sanığın talep tarihi itibariyle 18 yaşını doldurmadığı anlaşıldığından, 5271 sayılı CMK'nın 266/3. maddesi gereğince sanık müdafiinin temyiz dilekçesi geçerli sayılarak inceleme yapılmıştır. Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin, yapılan ön inceleme neticesinde temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmiştir. Sanık ... müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin 5271 sayılı CMK'nın 299/1. maddesi gereği takdîren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKİ SÜREÇ A. Yalvaç Ağır Ceza Mahkemesince, sanıkların uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan mahkûmiyetlerine karar verilmiştir. B. Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 12. Ceza Dairesinin yukarıda belirtilen kararı ile sanıklar hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan ve sanıklar ..., ... ve ... hakkında re'sen de istinafa tabi olan hükümlerdeki hukuka aykırılıklar düzeltilerek hükümlere yönelik istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ A. Sanık ... müdafiinin temyiz sebepleri özetle; yeterli delil bulunmadığına beraat kararı verilmesi gerektiğine ilişkindir. B. Sanık ... ve müdafiinin temyiz sebepleri özetle; yeterli delil bulunmadığına beraat kararı verilmesi gerektiğine ilişkindir. C. Sanık ...'ın temyiz sebepleri özetle; yeterli delil bulunmadığına beraat kararı verilmesi gerektiğine ilişkindir. D. Sanık ... müdafiinin temyiz sebepleri özetle; yeterli delil bulunmadığına beraat kararı verilmesi gerektiğine ilişkindir. III. GEREKÇE 5271 sayılı CMK'nın 280/1-a maddesi gereğince, Bölge Adliye Mahkemesince "İlk derece mahkemesinin kararında usule veya esasa ilişkin herhangi bir hukuka aykırılığın bulunmadığını, delillerde veya işlemlerde herhangi bir eksiklik olmadığını, ispat bakımından değerlendirmenin yerinde olduğunu saptadığında istinaf başvurusunun esastan reddine, 303/1 maddesinin (a), (c), (d), (e), (f), (g) ve (h) bentlerinde yer alan ihlallerin varlığı hâlinde hukuka aykırılığın düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine" karar verilebileceği düzenlenmiş olup, Bölge Adliye Mahkemesince, eylem hakkında delil değerlendirmesi yapılarak İlk Derece Mahkemesinin maddi vakıayı kabulüne ilişkin tespiti kabul edilmeyip, sanık ... ve sanık ... hakkında kurulan hükümlerden, "sanığın sübut bulan eylemlerinde iki nitelikli halin bulunmadığı gözetilmeyerek temel cezanın alt sınırdan tayin edilmesi,5237 sayılı TCK'nın 188/5 maddesinin çıkartılması, TCK'nın 43/1 maddesi uyarınca zincirleme suç hükümleri uyarınca cezanın alt orandan artırılması", sanık ... hakkında kurulan hükümlerden "5237 sayılı TCK'nın 188/5 maddesinin çıkartılması, TCK'nın 31/3 son cümlesi uyarınca cezasından indirim yapılması" suretiyle hükümlerin düzeltilerek istinaf başvurularının esastan reddi kararı verilebilmesi için, 5271 sayılı CMK'nın 280/1-g maddesi uyarınca duruşma açılarak, delil değerlendirilmesi yapıldıktan sonra hükümlerin kurulması gerektiğinin gözetilmemesi, 5271 sayılı CMK'nın 289/1-h maddesi kapsamında hukuka kesin aykırılık hâli olarak saptanmıştır. IV. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle sanıklar müdafileri ile sanıklar ... ve ...'ın temyiz istemleri yerinde görüldüğünden, Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 12. Ceza Dairesi kararının 5271 sayılı CMK'nın 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Bozma nedeni ile tutukluluk süresi ve tutuklama koşullarında değişiklik bulunmaması karşısında sanık ... hakkındaki salıverilme talebinin REDDİNE, Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/2-b maddesi gereği takdiren Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 12. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 10.02.2026 tarihinde karar verildi.
Özgün Analiz
Olay Özeti: Yalvaç Ağır Ceza Mahkemesi sanıkları uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan mahkûm etmiş; Antalya BAM 12. Ceza Dairesi, temel cezanın alt sınırdan tayinini, TCK 188/5'in çıkarılmasını, zincirleme suç artırım oranını ve yaş küçüklüğü indirimini kapsayan değişikliklerle hükümleri düzelterek istinaf başvurularını esastan reddetmiştir. 10. Ceza Dairesi ayrıca, 18 yaşını doldurmamış sanığın temyizden vazgeçme dilekçesine CMK 266/3 gereği itibar etmeyip müdafiin temyizini geçerli sayarak incelemeyi sürdürmüştür.
Hukuki İlke: CMK 280/1-a uyarınca düzelterek esastan ret ancak CMK 303/1'in sayılı bentlerindeki ihlallerle sınırlı olarak yapılabilir; BAM ilk derece mahkemesinin maddi vakıa kabulünü benimsemeyip delil değerlendirmesini değiştiriyorsa CMK 280/1-g uyarınca duruşma açması zorunludur, aksi hâlde CMK 289/1-h kapsamında hukuka kesin aykırılık doğar. Ayrıca 18 yaşını doldurmamış sanığın vazgeçmesi müdafiin temyizini düşürmez.
Uygulama Sonucu: BAM kararının CMK 302/2 gereği oy birliğiyle bozulmasına karar verilmiş, dosya CMK 304/2-b uyarınca BAM'a iade edilmiştir; çünkü ceza miktarını ve uygulanan hükümleri kökten değiştiren düzeltmeler duruşma açılmadan dosya üzerinden yapılmıştır. Bozma tutuklama koşullarını değiştirmediğinden salıverilme talebi reddedilmiştir.
Dava Strateji Notu: BAM'ın 'düzelterek esastan ret' kararlarında müvekkil aleyhine ceza artışı, zincirleme suç uygulaması veya nitelikli hâl eklenmesi varsa, duruşma açılmadan yapılan bu değişikliğin 280/1-g'ye aykırılığı tek başına bozma getirmektedir; temyiz dilekçesinde bu usul aykırılığı esas itirazlarının önüne konmalıdır. Çocuk müvekkilin tek başına verdiği vazgeçme dilekçesinin geçersiz olduğu da bu kararla savunulabilir.