Karar Özeti
10. Ceza Dairesi 2025/8053 E. , 2026/2464 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2024/4708 E., 2024/2742 K. SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti yapma HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Sanık hakkında kurulan hükmün yapılan ön inceleme neticesinde temyiz edilebilir olduğu, temy
Karar Detayı
10. Ceza Dairesi 2025/8053 E. , 2026/2464 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2024/4708 E., 2024/2742 K. SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti yapma HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Sanık hakkında kurulan hükmün yapılan ön inceleme neticesinde temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKİ SÜREÇ A. Kahramanmaraş 4. Ağır Ceza Mahkemesince sanığın uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan mahkûmiyetine karar verilmiştir. B. Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesinin yukarıda belirtilen kararı ile sanık hakkında, İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ A. Sanık müdafiinin temyiz sebepleri özetle; 1. Mahkûmiyete yeter delil olmadığına, 2. Eylemin kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçunu oluşturacağına, 3. Arama kararının hukuka aykırı olduğuna, İlişkindir. III. GEREKÇE 25.12.2025 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 5271 sayılı CMK'nın 280 /1-e maddesinde 7571 sayılı Kanun'un 25. maddesi ile yapılan değişiklikler de gözetilerek yapılan incelemede; Dairemizce de benimsenen Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 30.04.2025 tarihli 2024/6-490 Esas ve 2025/197 Karar sayılı kararında da açıklandığı üzere; İlk Derece Mahkemesi kararlarının Bölge Adliye Mahkemesince hangi hallerde bozulmasına karar verileceğinin 5271 sayılı CMK’nın 280. maddesinin 1. fıkrasının (e) ve (f) bentlerinde belirtildiği; bu düzenlemeden de anlaşılacağı gibi Bölge Adliye Mahkemesinin bozma kararı verebileceği haller davanın esasına ilişkin değil ve fakat yargılamaya dair usul kurallarının açıkça ihlalleri ile hükme müessir usul kurumlarının ihmali suretiyle hüküm kurulması durumlarına münhasır olup somut olayda; ''Olay tutanağı içeriği ve tüm dosya kapsamına göre; üzerinde 13 paketçik halinde esrar ele geçirilen sanığın aşamalardaki beyanlarında suç konusu uyuşturucu maddeyi olaydan bir gün önce aldığını beyan etmesi, sanıkla birlikte yakalanan ...'in maddelerden 2 paketini ... ile birlikte kullandıkları yönündeki beyanı, sanığın bir gün önce aldığı 13 paket halindeki uyuşturucuyu bir gün boyunca yanında taşımış olmasının sanığın suç konusu maddeyi kullanmak için bulundurduğu yönündeki savunmasına uygun olmaması, suç konusu maddenin ele geçiriliş biçimi ve tüm dosya kapsamı itibariyle sanığın mahkumiyeti yerine dosya kapsamına uygun olmayan gerekçe ile beraatine karar verilmesi...'' ilişkin Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesinin 17.10.2022 tarihli 2020/708 Esas ve 2022/1772 Karar sayılı bozma kararı ve bozma kararı üzerine verilen Kahramanmaraş 4. Ağır Ceza Mahkemesinin 11.10.2024 tarihli 2022/37 Esas ve 2024/350 Karar sayılı kararlarının 5271 sayılı Kanun’un 7. maddesine göre de “yenilenmesi mümkün olmayanlar dışında görevli olmayan hakim veya mahkemece yapılan işlemler hükümsüzdür” şeklindeki düzenleme de gözetilerek açıkça hukuka aykırı olduklarından hükümsüz sayılmaları gerektiği anlaşılmakla; İlk Derece Mahkemesinin ilk kararı ile ilgili olarak gerekiyorsa 5271 sayılı Kanunun 280. maddesinin 2. fıkrası hükmü de gözetilmek suretiyle istinaf incelemesi yapılıp hüküm kurulması gerektiğinin gözetilmemesi, hukuka aykırı görülmüştür. IV. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle sanık müdafiinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesinin 18.11.2024 tarihli, 2024/4708 Esas ve 2024/2742 Karar sayılı istinaf talebinin esastan reddine dair kararının 5271 sayılı Kanunun 302/2. maddesi gereği Tebliğname’ye uygun olarak oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 03.03.2026 tarihinde karar verildi.
Özgün Analiz
Olay Özeti: Üzerinde 13 paketçik esrar ele geçirilen sanık hakkında ilk derece mahkemesi beraat kararı vermiş; Gaziantep BAM 5. Ceza Dairesi 17.10.2022 tarihli kararıyla, sanığın maddeyi bir gün önce aldığı ve birlikte yakalandığı kişinin iki paketi başkasıyla kullandıkları yönündeki beyanlara dayanarak mahkûmiyet gerektiği gerekçesiyle bu beraati bozmuş, Kahramanmaraş 4. Ağır Ceza Mahkemesi bozma üzerine mahkûmiyet kurmuş ve BAM istinafı esastan reddetmiştir. Yargıtay 10. Ceza Dairesi, BAM'ın bu bozma yetkisini kullanamayacağını saptamıştır.
Hukuki İlke: Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 30.04.2025 tarihli ve 2024/6-490 E., 2025/197 K. sayılı kararında açıklandığı ve 7571 sayılı Kanun'un 25. maddesiyle değişik CMK 280/1-e de gözetildiği üzere, Bölge Adliye Mahkemesinin bozma yetkisi davanın esasına ilişkin değerlendirmelere değil, usul kurallarının açık ihlali veya hükme etkili usul kurumlarının ihmali hâllerine münhasırdır; delil takdirine dayalı esas bozması ile bunun üzerine kurulan hüküm, CMK 7'deki 'görevli olmayan mercice yapılan işlemler hükümsüzdür' kuralı uyarınca hükümsüzdür.
Uygulama Sonucu: BAM'ın esasa ilişkin bozması ve bu bozma üzerine verilen mahkûmiyet hükümsüz sayılarak, istinaf incelemesinin ilk derece mahkemesinin ilk (beraat) kararı üzerinden gerekirse CMK 280/2 de gözetilerek yeniden yapılması için BAM kararı Tebliğname'ye uygun olarak oy birliğiyle bozulmuştur.
Dava Strateji Notu: BAM, delil takdirini beğenmediği için beraati bozmuşsa bu yetki aşımıdır: istinaf mercii esasa ilişkin farklı sonuca varıyorsa duruşma açıp kendisi hüküm kurmalıdır, dosyayı esastan bozarak ilk dereceye iade edemez. Beraati BAM bozması üzerine mahkûm edilen müvekkiller için bu karar doğrudan emsal niteliğindedir; müdafi bozmanın usule mi esasa mı ilişkin olduğunu ayrıştırıp esas bozmalarında işlemlerin hükümsüzlüğünü temyizde ileri sürmelidir.