Karar Özeti
10. Ceza Dairesi 2025/8935 E. , 2026/1493 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2025/2825 E., 2025/2104 K. SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti yapma HÜKÜMLER : 1. İstinaf başvurusunun esastan reddi (sanık ... hakkında) 2. Hükmün düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddi (Sanık ... hakkında vekalet ücret
Karar Detayı
10. Ceza Dairesi 2025/8935 E. , 2026/1493 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2025/2825 E., 2025/2104 K. SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti yapma HÜKÜMLER : 1. İstinaf başvurusunun esastan reddi (sanık ... hakkında) 2. Hükmün düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddi (Sanık ... hakkında vekalet ücreti yönünden) TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz istemlerinin esastan reddiyle hükümlerin onanması Sanık ... müdafii, kanunî süresi içinde temyiz talebinde bulunduktan sonra, sanığın 15.01.2026 tarihli dilekçe ile temyiz isteminden vazgeçtiğini bildirdiği ve temyiz davasının istek şartına bağlı olduğu, Dairemizin 02.02.2026 tarihli, 2026/37 Değişik iş sayılı kararı ile sanık ... yönünden, 5271 sayılı CMK'nın 266/1. maddesi gereği temyiz isteminden vazgeçme nedeniyle dava dosyasının, incelenmeksizin iadesine karar verildiği anlaşılmakla, sanık ... ile sınırlı temyiz incelemesi yapılmıştır. Sanık ... hakkında kurulan hükmün, yapılan ön inceleme neticesinde temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKİ SÜREÇ A. İstanbul 3. Ağır Ceza Mahkemesince sanık ...'nın uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan beraatine karar verilmiştir. B. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin yukarıda belirtilen kararı ile sanık ... hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümdeki vekalet ücretine ilişkin hukuka aykırılık düzeltilerek, istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık müdafiinin temyiz sebepleri özetle; Bölge Adliye Mahkemesince, zorunlu müdafii görevlendirmesi için ödenen 4.451,00 TL müdafilik ücreti mahsup edilmek suretiyle, hüküm tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca sanık lehine vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken, mahsup edilecek miktarın hatalı olarak 9.871,00 gösterilmesi suretiyle eksik vekalet ücretine karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğuna ilişkindir. III. GEREKÇE Sanık ... müdafiinin temyiz dilekçesi kapsamına göre, vekalet ücreti ile sınırlı olarak inceleme yapılmıştır. Karar tarihinde yürürlükte olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 14/4. maddesinde yer verilen; “Beraat eden ve vekil veya müdafii ile temsil edilen sanık yararına Hazine aleyhine maktu avukatlık ücretine hükmedilir. Bu hüküm, sanığın 04.12.2004 tarihli ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu gereğince görevlendirilen müdafii bulunması durumunda kovuşturma için Hazineden alınan ücretin mahsubu suretiyle uygulanır." şeklindeki düzenlemeye göre, Bölge Adliye Mahkemesince, kendisini müdafii ile temsil ettiren sanık lehine vekâlet ücreti ödenmesine karar verilirken, Ceza Muhakemesi Kanunu Gereğince Görevlendirilen Müdafii ve Vekillere Yapılacak Ödemelere İlişkin Tarife uyarınca mahsup edilecek miktarın da kararda açıkça gösterilmesinin, dosyaya yansımayan ödemeler yönünden kararın yerine getirilmesini kısıtlar nitelikte olduğu değerlendirilmiş; ancak bu hususun Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülmüştür. IV. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle, sanık müdafiinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesi kararının 5271 sayılı CMK'nın 302/2. maddesi gereği, BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun'un 303. maddesi gereği Bölge Adliye Mahkemesi hükmünün, "B" bendinin, "Hüküm fıkrasında yargılama giderlerine ilişkin paragraftan sonra gelmek üzere" ibaresi ile başlayan üçüncü paragrafında yer alan "9.871 TL'nin" ve "38.129 TL" ibarelerinin hükümden çıkarılması, Suretiyle, İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi hükümlerindeki hukuka aykırılıklar DÜZELTİLEREK, Tebliğname’ye uygun olarak oy birliği ile TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/1. maddesi uyarınca İstanbul 3. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 12.02.2026 tarihinde karar verildi.
Özgün Analiz
Olay Özeti: İstanbul 3. Ağır Ceza Mahkemesi sanığın uyuşturucu madde ticareti suçundan beraatine karar vermiş, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesi vekalet ücretine ilişkin hukuka aykırılığı düzelterek istinaf başvurusunu esastan reddetmiştir. Diğer sanık temyizden vazgeçtiğinden dosya yalnızca beraat eden sanığın vekalet ücreti itirazıyla sınırlı incelenmiş; müdafi, mahsup edilecek zorunlu müdafilik ücretinin 4.451,00 TL yerine hatalı olarak 9.871,00 TL gösterilip eksik vekalet ücretine hükmedildiğini ileri sürmüştür.
Hukuki İlke: Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 14/4. maddesi uyarınca beraat eden ve müdafi ile temsil edilen sanık yararına Hazine aleyhine maktu vekalet ücretine, CMK gereği görevlendirilen müdafi varsa kovuşturma için Hazineden alınan ücret mahsup edilerek hükmedilir; mahsup edilecek miktarın kararda hatalı veya kararın infazını kısıtlayacak şekilde gösterilmesi hukuka aykırıdır ve bu aykırılık yeniden yargılama gerektirmiyorsa CMK 303 uyarınca Yargıtayca düzeltilebilir.
Uygulama Sonucu: Temyiz istemi yerinde görülerek Bölge Adliye Mahkemesi kararı CMK 302/2 gereği bozulmuş, ancak hatalı mahsup ibareleri hükümden çıkarılmak suretiyle aykırılık CMK 303 kapsamında düzeltilerek hüküm onanmıştır; ayrıca temyizden vazgeçen sanık yönünden dosya incelenmeksizin iade edilmiştir.
Dava Strateji Notu: Beraat kararı alan müdafi, lehe vekalet ücretinin doğru hesaplandığını ve mahsup edilen zorunlu müdafilik ücretinin fiilen ödenen tutarla örtüştüğünü mutlaka denetlemeli; salt vekalet ücreti hatası bile tek başına temyiz sebebi olabiliyor ve Yargıtay bunu bozma yerine düzelterek onama yoluyla hızla giderebiliyor. Temyizden vazgeçmenin CMK 266/1 uyarınca dosyanın incelenmeksizin iadesine yol açtığı da not edilmelidir.