Karar Özeti
10. Ceza Dairesi 2025/9306 E. , 2026/2629 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2025/3229 E., 2025/3029 K. SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti yapma HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz isteminin esastan reddiyle hükmün onanması Her ne kadar ..., Tebliğnamede sanık olarak göst
Karar Detayı
10. Ceza Dairesi 2025/9306 E. , 2026/2629 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2025/3229 E., 2025/3029 K. SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti yapma HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz isteminin esastan reddiyle hükmün onanması Her ne kadar ..., Tebliğnamede sanık olarak gösterilmiş ise de; hakkındaki hükme yönelik temyiz talebi bulunmadığından, adı geçen sanık inceleme dışında tutulmuştur. Sanık hakkında kurulan hükmün, yapılan ön inceleme neticesinde temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKİ SÜREÇ A. İstanbul 15. Ağır Ceza Mahkemesince sanığın uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan mahkûmiyetine karar verilmiştir. B. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Ceza Dairesinin yukarıda belirtilen kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık müdafiinin temyiz sebepleri özetle; 1. Yeterli delil bulunmadığına, beraat kararı verilmesi gerektiğine, 2. Eylemin kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçunu oluşturacağına, 3. Arama işlemlerinin hukuka aykırı olduğuna, 4. Eksik inceleme yapıldığına, İlişkindir. III. GEREKÇE İlk Derece Mahkemesinin ve Bölge Adliye Mahkemesinin, suçun vasfı ile sübutuna, delillerin değerlendirilmesine, arama işleminde bir hukuka aykırılık bulunmadığına ilişkin takdirlerinde bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla sanık müdafiinin temyiz sebepleri yerinde görülmemiş; hükümde açıklanan gerekçeler, tüm dosya kapsamına göre usul ve yasaya uygun bulunarak, hükümde hukuka aykırılık tespit edilmemiştir. IV. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Ceza Dairesi kararında sanık müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı CMK'nın 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden; aynı Kanun'un 302/1. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Hükmolunan ceza miktarı ile tutuklu kalınan süre dikkate alınarak sanık hakkındaki salıverilme talebinin REDDİNE, Dava dosyasının, CMK'nın 304/1. maddesi uyarınca İstanbul 15. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,04.03.2026 tarihinde karar verildi.
Özgün Analiz
Olay Özeti: İstanbul 15. Ağır Ceza Mahkemesince uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan kurulan mahkûmiyet hükmüne yönelik istinaf başvurusu, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Ceza Dairesince esastan reddedilmiştir. Tebliğnamede adı geçen diğer sanık, hakkındaki hükme yönelik temyiz istemi bulunmadığından inceleme dışında tutulmuş; temyiz eden sanığın müdafii delil yetersizliği, vasıf değişikliği, arama işlemlerinin hukuka aykırılığı ve eksik inceleme iddialarını ileri sürmüştür.
Hukuki İlke: Yargıtay incelemesi yalnızca usulünce temyiz edilmiş hükümlerle sınırlıdır; tebliğnamede sanık olarak gösterilmek tek başına inceleme konusu yapmaz. Arama işleminin hukuka uygunluğu ve suç vasfının belirlenmesi ise derece mahkemelerinin denetlenmiş takdiri kapsamında kalır.
Uygulama Sonucu: 10. Ceza Dairesi 04.03.2026 tarihinde, arama işleminde hukuka aykırılık bulunmadığı yönündeki tespitleri de isabetli bularak CMK'nın 302/1. maddesi uyarınca temyiz isteminin esastan reddine ve hükmün onanmasına oy birliğiyle karar vermiş, salıverilme talebini reddetmiştir.
Dava Strateji Notu: Temyiz başvurusu yapılmayan sanık hakkındaki hüküm, tebliğnamede anılsa bile kesinleşme yoluna girer; çok sanıklı dosyalarda her sanık için süresinde ve ayrı temyiz iradesinin ortaya konması, hak kaybının önlenmesi bakımından müdafiin ilk kontrol noktası olmalıdır.