Karar Özeti
10. Ceza Dairesi 2025/987 E. , 2026/1404 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ:Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI: 2019/10 E., 2019/21 K. SUÇ: Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma İNCELEME KONUSU KARAR : Mahkûmiyet KANUN YARARINA BOZMA TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: İlgili kararın kanun yararına bozulması Uşak 7. Asliye Ceza Mahkemesinin y
Karar Detayı
10. Ceza Dairesi 2025/987 E. , 2026/1404 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ:Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI: 2019/10 E., 2019/21 K. SUÇ: Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma İNCELEME KONUSU KARAR : Mahkûmiyet KANUN YARARINA BOZMA TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: İlgili kararın kanun yararına bozulması Uşak 7. Asliye Ceza Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararı ile hükümlü hakkında, kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 191/1 ve 62. maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, cezasının aynı Kanun'un 58. maddesi uyarınca mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verildiği, hükmün, istinaf edilmeksizin 14.11.2019 tarihinde usûlüne uygun şekilde kesinleştiği anlaşılmıştır. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı CMK'nın 309/1. maddesi uyarınca, 20.01.2025 tarihli ve 2024/9345 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 11.02.2025 tarihli ve KYB - 2025/11507 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 11.02.2025 tarihli ve KYB - 2025/11507 sayılı kanun yararına bozma isteminin; " Benzer bir olay sebebiyle Yargıtay 10. Ceza Dairesinin 02/06/2021 tarihli ve 2021/2564 esas, 2021/6714 karar sayılı ilâmında yer alan "...kanunî zorunluluk üzerine verilmiş olan hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının denetim süresi içerisinde işlendiği anlaşılan eylem nedeniyle, mahkemesince açılan kamu davasında 5271 sayılı CMK’nın 223/8.maddesi gereğince “düşme kararı” verilmesi gerektiği gözetilmeden, mahkumiyet kararı verilmesi kanuna aykırı olup kanun yararına bozma istemi yerinde görüldüğünden; ...kararının CMK'nın 309. maddesinin 3. fıkrası gereğince kanun yararına BOZULMASINA,.." şeklindeki açıklamalar nazara alındığında; Her ne kadar Uşak 7. Asliye Ceza Mahkemesince sanığın mahkûmiyetine karar verilmiş ise de, evvelce sanık hakkında 25/08/2013 tarihinde işlediği aynı nev'iden suçtan dolayı Uşak 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 05/03/2015 tarihli ve 2014/355 esas, 2015/242 sayılı kararı ile 6545 sayılı Kanun ile eklenen 5320 sayılı Kanun'un 7/2. maddesi uyarınca verilen zorunlu hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı bulunduğu, kararın 24/04/2015 tarihinde kesinleştiği, inceleme konusu 09/06/2016 tarihli suçun ise anılan anılan kararın ihlali mahiyetinde olduğundan ayrı bir soruşturma ve kovuşturma konusu yapılamayacağı cihetle, kamu davasının düşmesine karar verilip ihbarda bulunulması gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde mahkûmiyet kararı verilmesinde isabet görülmemiştir." Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE A. Uşak 7. Asliye Ceza Mahkemesinin 2019/10 Esas ve 2019/21 Karar sayılı dosyasının incelenmesinde: 1. Şüpheli hakkında, 09.09.2016 tarihli kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan yapılan soruşturma sonunda, Uşak Cumhuriyet Başsavcılığının 30.11.2016 tarihli ve 2016/12080 Soruşturma, 2016/191 Karar sayılı kararı ile, 5237 sayılı TCK'nın 191/2. maddesi uyarınca beş yıl süre ile kamu davasının açılmasının ertelenmesine, aynı Kanun'un 191/3. maddesi uyarınca bir yıl süre ile denetimli serbestlik ve tedavi tedbiri uygulanmasına karar verildiği, kararın şüpheliye 07.12.2016 tarihinde tebliğ edilerek tedbirin infazı için 25.01.2017 tarihinde ...Serbestlik Müdürlüğüne gönderildiği, 2. Şüphelinin yükümlülüklerine uygun davranmamakta ısrar etmesi nedeniyle dosyanın kapatılmasına karar verilerek gönderilmesi üzerine, erteleme kararının kaldırılarak Uşak Cumhuriyet Başsavcılığının 04.09.2019 tarihli ve 2016/12080 Soruşturma, 2019/3446 Esas, 2019/2846 sayılı iddianamesi ile kamu davası açıldığı, 3. Yapılan yargılama sonucunda, Uşak 7.Asliye Ceza Mahkemesinin kanun yararına bozma istemine konu 15.10.2019 tarihli ve 2019/10 Esas, 2019/21 Karar sayılı kararı ile, sanığın, 5237 sayılı TCK'nın 191/1 ve 62. maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, cezasının aynı Kanun'un 58. maddesi uyarınca mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verildiği, hükmün istinaf edilmeksizin kesinleştiği, Anlaşılmıştır. B. Uşak 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 05.03.2015 tarihli ve 2014/355 Esas, 2015/242 Karar sayılı kararının incelenmesinde: 1. Şüpheli hakkında, 25.08.2013 tarihli kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma eylemi nedeniyle yapılan soruşturma sonunda, Uşak Cumhuriyet Başsavcılığının 27.12.2013 tarihli ve 2013/4766 Esas sayılı sayılı iddianamesi ile kamu davası açıldığı, 2. Yapılan yargılama sonucunda, Uşak 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 05.03.2015 tarihli ve 2014/355 Esas, 2015/242 Karar sayılı kararı ile, sanığın, 5237 sayılı TCK'nın 5560 sayılı Kanun ile değişik 191/1. maddesi uyarınca 1 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, 6545 sayılı Kanun'un 85. maddesi ile 5320 sayılı Kanun’a eklenen geçici 7/2. maddesinin emredici hükmü ve 5271 sayılı CMK'nın 231/5. maddesi gereğince hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına, 5 yıl denetim süresine tabi tutulmasına karar verildiği, kararın 24.04.2015 tarihinde itiraz edilmeksizin kesinleştiği, Anlaşılmıştır. C. Dosyalar kapsamına göre; 28.06.2014 tarihli ve 29044 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6545 sayılı Türk Ceza Kanunu ile Bazı Kanunlar da Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un 85. maddesi ile 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun'a eklenen geçici 7/2. maddede yer alan; " (2) Bu Kanun'un yürürlüğe girdiği tarih itibarıyla Türk Ceza Kanunu'nun 191 inci maddesinde tanımlanan suç nedeniyle yürütülen kovuşturmalarda, hakkında daha önce denetimli serbestlik veya tedavi tedbiri uygulanmayan kişilerle ilgili olarak 191 inci madde hükümleri çerçevesinde hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilir." amir hükmü ve 5237 sayılı TCK'nın 191/5. maddesinde yer alan, "Erteleme süresi zarfında kişinin kullanmak için tekrar uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alması, kabul etmesi veya bulundurması ya da uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanması, dördüncü fıkra uyarınca ihlal nedeni sayılır ve ayrı bir soruşturma ve kovuşturma konusu yapılmaz." şeklindeki ve 191/9. maddesinde yer alan "Bu maddede aksine düzenleme bulunmayan hâllerde, Ceza Muhakemesi Kanunu'nun kamu davasının açılmasının ertelenmesine ilişkin 171. maddesi veya hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin 231. maddesi hükümleri uygulanır" şeklindeki düzenlemeler birlikte dikkate alındığında; Somut olayda; Uşak 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 05.03.2015 tarihli ve 2014/355 Esas, 2015/242 Karar sayılı kararı ile, sanığın 25.08.2013 tarihli kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçu nedeniyle 5320 sayılı Kanun’un geçici 7/2. maddesi gereğince hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, kanuni zorunluluk üzerine verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı ile benzer hukuki sonuçları doğuracağı, bu durumda, incelemeye konu suç tarihinin 09.09.2016 olması ve hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının denetim süresi içerisinde işlenmesi nedeniyle Cumhuriyet savcısı tarafından yeni bir soruşturmaya konu edilmeyip hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararını veren mahkemeye ihbarda bulunması gerektiği gözetilmeden, sanık hakkında ayrı bir soruşturma ve kovuşturma konusu yapılarak kamu davası açılması kanuna aykırı olduğundan, sanığın, incelemeye konu 09.09.2016 tarihli eylemini, Uşak 4. Asliye Ceza Mahkemesince zorunlu olarak verilen ve 24.04.2015 tarihinde kesinleşen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının denetim süresi içerisinde gerçekleştirmesi nedeniyle, 6545 sayılı Kanun'la değişik 5237 sayılı TCK'nın 191/5. maddesi uyarınca ayrı bir soruşturma ve kovuşturma yapma yasağı bulunduğu ve bu suçun sadece ilk suçtan verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının ihlâli sayılabileceği, kanunî zorunluluk üzerine verilmiş olan hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının denetim süresi içerisinde işlendiği anlaşılan 09.09.2016 tarihli eylem nedeniyle, mahkemesince, 5271 sayılı CMK'nın 223/8. maddesi uyarınca "kamu davasının düşmesine" karar verilerek Uşak 4. Asliye Ceza Mahkemesine ihbarda bulunulması gerektiği gözetilmeden, sanığın mahkûmiyetine karar verilmesi, Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma istemi yerinde görülmüştür. D. 5271 sayılı CMK'nın 309/4. maddesinin (d) bendi; "Hükümlünün cezasının kaldırılmasını gerektiriyorsa cezanın kaldırılmasına, daha hafif bir cezanın verilmesini gerektiriyorsa bu hafif cezaya Yargıtay ceza dairesi doğrudan hükmeder." şeklinde düzenlenmiş olup, kanun yararına bozma istemi yerinde görülmekle 5271 sayılı CMK'nın 309/4. maddesinin (d) bendi uyarınca bahse konu hukuka aykırılık Yargıtay tarafından giderilmiştir. III. KARAR A. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, B. Uşak 7. Asliye Ceza Mahkemesinin 15.10.2019 tarihli ve 2019/10 Esas, 2019/21 Karar sayılı kararının 5271 sayılı CMK'nın 309/3. maddesi gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA, C. 5271 sayılı CMK'nın 309/4. maddesinin (d) bendi uyarınca bozma nedeninin cezanın kaldırılmasını gerektirdiği belirlendiğinden; Hüküm fıkrasının; "Sanık hakkında açılan kamu davasının 5271 sayılı CMK'nın 223/8. maddesi uyarınca DÜŞMESİNE, Uşak 4. Asliye Ceza Mahkemesine ihbarda bulunulmasına" şeklinde DEĞİŞTİRİLMESİNE, hukuka aykırılığın bu şekilde giderilmesine, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 10.02.2026 tarihinde karar verildi.