İçeriğe geç
AC
10. Ceza Dairesi Esas: 2026/291 Karar: 2026/2539 Tarih: 2026

Yargıtay 10. Ceza Dairesi E.2026/291 K.2026/2539

10. Ceza Dairesi 2026/291 E. , 2026/2539 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2025/2321 E., 2025/2090 K. SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti yapma HÜKÜM : İstinaf başvurularının esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Sanık hakkında kurulan hükmün, yapılan ön inceleme neticesinde temyiz edilebilir olduğu, te

Karar Özeti

10. Ceza Dairesi 2026/291 E. , 2026/2539 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2025/2321 E., 2025/2090 K. SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti yapma HÜKÜM : İstinaf başvurularının esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Sanık hakkında kurulan hükmün, yapılan ön inceleme neticesinde temyiz edilebilir olduğu, te

Karar Detayı

10. Ceza Dairesi 2026/291 E. , 2026/2539 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2025/2321 E., 2025/2090 K. SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti yapma HÜKÜM : İstinaf başvurularının esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Sanık hakkında kurulan hükmün, yapılan ön inceleme neticesinde temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKİ SÜREÇ A. İstanbul 39. Ağır Ceza Mahkemesince sanığın uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan mahkûmiyetine karar verilmiştir. B. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 28. Ceza Dairesinin yukarıda belirtilen kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan ve re'sen de istinafa tabi olan hükme yönelik istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık ve müdafiinin temyiz sebepleri özetle; 1. Yeterli, kesin delil bulunmadığına, beraat kararı verilmesi gerektiğine, 2. Sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nın 188/4-b maddesinin uygulanmaması gerektiğine, 3. Sanık lehine olan delillerin toplanılmaması nedeniyle eksik inceleme yapıldığına, 4. Hükmolunan cezanın orantısız olduğuna, 5. Delillerin hukuka aykırı şekilde toplandığına, 6. Ek savunma hakkı verilemeyerek sanığın savunma hakkının kısıtlandığına, 7. Kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna, İlişkindir. III. GEREKÇE UYAP sisteminde yapılan incelemede; sanığın 07.12.2021, 07.04.2022, 13.10.2022, 23.11.2023, 23.02.2024, 23.05.2024, 05.11.2024 tarihli celselerde ceza infaz kurumunda başka bir suçtan hükümlü bulunduğu, duruşmalardan bağışık tutulma hakkı hatırlatılmayan ve bağışık tutulmaya dair bir talebi de bulunmayan sanığın SEGBİS sistemiyle hazır edilerek savunması alınmadan ve duruşmada hazır bulunduğu oturumda yokluğunda yapılan işlemler kendisine okunarak yapılan işlemler ve dinlenen tanık beyanlarına karşı savunması alınmadan karar verilmek suretiyle sanığın savunma hakkı kısıtlanarak, 5271 sayılı CMK'nın 196. maddesine aykırı davranılması hukuka aykırı görülmüştür. IV. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle, sanık ve müdafiinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 28. Ceza Dairesi kararının 5271 sayılı CMK'nın 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak oy birliğiyle BOZULMASINA, Bozma nedeni ile tutukluluk süresi ve tutuklama koşullarında değişiklik bulunmaması karşısında sanık hakkındaki salıverilme talebinin REDDİNE, Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/2-a maddesi uyarınca İstanbul 39. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 28. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 03.03.2026 tarihinde karar verildi.

Özgün Analiz

Olay Özeti: İstanbul 39. Ağır Ceza Mahkemesince uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan mahkûm edilen sanığın istinaf başvurusu İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 28. Ceza Dairesince esastan reddedilmiş, sanık ve müdafii yedi ayrı temyiz sebebi ileri sürmüştür. Yargıtay 10. Ceza Dairesi, UYAP incelemesinde sanığın 2021-2024 arasındaki yedi celsede başka suçtan hükümlü olarak ceza infaz kurumunda bulunduğunu ve SEGBİS ile hazır edildiğini saptamıştır.

Hukuki İlke: Ceza infaz kurumundaki sanığa duruşmadan bağışık tutulma hakkı hatırlatılmadan ve bu yönde talebi olmadan, savunması alınmaksızın, yokluğunda yapılan işlemler ile tanık beyanlarına karşı diyecekleri sorulmaksızın hüküm kurulması CMK'nın 196. maddesine aykırıdır ve savunma hakkının kısıtlanması niteliğindedir.

Uygulama Sonucu: Daire, savunma hakkının kısıtlanması nedeniyle bölge adliye mahkemesi kararını CMK'nın 302/2. maddesi gereği Tebliğname'ye uygun olarak oy birliğiyle bozmuş; ancak tutuklama koşullarında değişiklik olmadığından salıverilme talebini reddetmiştir.

Dava Strateji Notu: Uyuşturucu ticareti gibi ağır ceza dosyalarında SEGBİS'le yürütülen celselerde bağışıklık hakkının hatırlatılmaması ve tanık beyanlarına karşı savunma alınmaması tek başına bozma getirmektedir; ancak bu emsal, usulden bozmanın tutukluluğu kendiliğinden sona erdirmediğini de gösterdiğinden müdafi tahliye beklentisini buna bağlamamalıdır.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla