İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /10. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 10. HUKUK DAİRESİ

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi E.2006/16737 K.2007/5469

506 S. SOSYAL SİGORTALAR KANUNU(MÜLGA) [ Madde 26 ]

Esas2006/16737Karar2007/5469Tarih9 Nisan 2007Okuma5 dk · 979 kelime

KÜNYE

10. Hukuk Dairesi 2006/16737 E., 2007/5469 K.·Eksik İncele İle Kurulan Hüküm Hal Ve Mevkiin İcabı İş Kazası Sonucunda Ölen Sigortalı

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
9 Nisan 2007
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

979 kelime·5 dk okuma

506 S. SOSYAL SİGORTALAR KANUNU(MÜLGA) [ Madde 26 ]

818 S. BORÇLAR KANUNU [ Madde 51 ]

818 S. BORÇLAR KANUNU [ Madde 43 ]

818 S. BORÇLAR KANUNU [ Madde 44 ]

"İçtihat Metni"

Davacı, işkazası sonucu ölen sigortalının hak sahiplerine bağlanan peşin değerli gelirler ile yapılan harcama ve ödemeler nedeniyle uğranılan Kurum zararının rücuan ödetilmesini istemiştir.

Mahkeme, ilâmında belirtildiği şekilde davanın reddine karar vermiştir.

Hükmün, davacı Avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi Mustafa Arınmış tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.

Dava, 19.08.1997 tarihinde bir grup teröristin silahlı saldırısı sonucu ölen Hafik ilçesi Kızıldağ Krom Madeni işyeri sigortalısı Sezgin'ın hak sahiplerine yapılan sosyal sigorta yardımları sonucu meydana gelen Kurum zararının 506 sayılı Kanunun 26'ncı maddesi uyarınca rücuan ödetilmesi istemine ilişkin olup, mahkemece, davanın reddi kararı verilmiş ise de, yapılan inceleme ve araştırma hüküm kurmaya elverişli değildir.

Mahkemece alınan 18.07.2005 tarihli kusur raporunda, 2495 sayılı Yasa kapsamında fiziki önlemler almayan işveren'in % 25, teröristlerin % 75 oranında kusurlu olduğu belirtilmiş, hükme dayanak alınan 08.03.2006 tarihli raporda ise, davalılara kusur verilmemiştir.

Davanın yasal dayanağı 506 Sayılı Kanunun 26'ncı maddesindeki "İş kazası ..., işverenin kastı veya işçilerin sağlığını koruma ve iş güvenliği ile ilgili mevzuat hükümlerine aykırı hareketi veyahut suç sayılabilir bir hareketi sonucu olmuşsa, Kurumca sigortalıya veya haksahibi kimselerine yapılan veya ileride yapılması gerekli bulunan her türlü giderlerin tutarları ile gelir bağlanırsa bu gelirlerinin 22'nci maddede belirtilen tarifeye göre hesaplanacak sermaye değerleri toplamı ..., 3'üncü bir kişinin kasıt veya kusuru yüzünden olmuşsa, Kurumca bütün sigorta yardımları yapılmakla beraber zarara sebep olan 3'üncü kişilere ... rücu edilir." düzenlemesi gereği, davalıların rücu alacağından sorumluluğu ancak, maddede öngörülen koşulların gerçekleşmesi halinde mümkündür.

506 Sayılı Kanunun 26'ncı maddesine dayanan rücu davalarında kusurun belirlenmesinde; mahkemece, öncelikle zararlandırıcı sigorta olayının ne şekilde oluştuğu dosya içerisindeki tüm deliller takdir olunarak varsa çelişki giderilerek belirlenmeli ve kabul edilen maddi olgular bilirkişiye bildirilip olaydaki kusur durumunun buna göre çözümlenmesi istenmelidir.Bundan başka bu tür davalarda, konuda uzman bilirkişi ya da bilirkişi kurulunun, olayda ki tarafların kusur durumunu saptarken 506 Sayılı Yasanın 26, (olay tarihi itibariyle yürürlükte olan) 1475 sayılı Yasanın 73,

4857 sayılı Yasanın 77 ile İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği Tüzüğünün 2 ve diğer maddelerine uygun olarak, iş güvenliği mevzuatına göre hangi önlemlerin alınması gerekeceğini, bu önlemlerin işverence alınıp alınmadığını ve alınmış önlemlere sigortalı işçinin uyup uymadığını ve dayanağı mevzuat hükümleri ayrıntılarıyla irdelenerek gösterilmeli, soyut ifadelerin kullanımı ile yetinilmemelidir.

Bu yasal düzenlemeler çerçevesinde mahkemece, tarafların kusur oranlarının gerçeğe uygun olarak tespiti ve kusur raporları arasındaki çelişkinin giderilmesi için; zararlandırıcı sigorta olayı meydana geldikten sonra davalı işverenin işyerinin 2495 sayılı Bazı Kurum ve Kuruluşların Korunması ve Güvenliklerinin Sağlanması Hakkında Kanun kapsamına alınmasına ilişkin talebinin sonucu, zararlandırıcı sigorta olayının meydana gelmesinden önce böyle bir başvuru yapılıp yapılmadığı, davaya konu zararlandırıcı sigorta olayının meydana geldiği maden ocağına terörist saldırı ihbarı bulunup bulunmadığı,

bu tür saldırı ihtimaline karşı güvenlik güçlerinden koruma talep edilip edilmediği, saldırı ihbarı veya koruma talebi olduğunun belirlenmesi halinde güvenlik güçlerinin ne gibi tedbirler aldığı araştırılıp aydınlığa kavuşturulduktan sonra, işyerinde iş güvenliği tedbirlerini alma ve bu tedbirlere uyulması için gerekli eğitim ve denetim yetki ve sorumluluğunun işverenlere ait olduğunun dikkate alınması istenerek,

işçi sağlığı ve iş güvenliği ile zararlandırıcı sigorta olayının meydana geldiği iş kolunda uzman bilirkişiler kurulundan yöntemince düzenlenmiş, davalılar işveren ve İç İşleri Bakanlığının gerçek kusur durum ve oranlarını belirleyen kusur raporu alınarak, dosyadaki bilgi ve kanıtlar ışığında değerlendirilip, sonucuna göre bir karar verilmesi gereğinin gözetilmemesi, usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.

Öte yandan, davanın yasal dayanağını oluşturan 506 sayılı Kanunun 26'ncı maddesindeki halefiyet ilkesi uyarınca, Kurumun rücu alacağı, hak sahiplerinin tazmin sorumlularından isteyebileceği maddi zarar (Tavan) miktarı ile sınırlı iken, Anayasa Mahkemesinin 21.03.2007 gün ve 26649 sayılı Resmi Gazetede yayınlanan 23.11.2006 gün ve E:2003/10, K:2006/106 sayılı kararı ile, 26'ncı maddedeki "…

…sigortalı veya hak sahibi kimselerin işverenden isteyebilecekleri miktarla sınırlı olmak üzere…

…" bölümünün, Anayasaya aykırılık nedeniyle iptaline karar verilmiş bulunması, Anayasanın 153'üncü maddesine göre, Anayasa Mahkemesinin iptal kararlarının Resmi Gazetede yayınlanarak yürürlüğe girmesi ve giderek elde bulunan ve kesinleşmemiş tüm davalarda uygulanmasının zorunlu olması, iptal kararının Resmi Gazetede yayınlandığı 21.03.2007 gününden sonra Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 76'ncı maddesi uyarınca, yürürlükteki yasaları tatbik etmekle yükümlü bulunan mahkemelerin ve Yargıtay'ın yürürlükten kalkan bir yasa maddesine dayanarak inceleme yapma ve karar verme yetkilerinin bulunmadığının kabulünün doğal bulunması,

26'ncı maddedeki anılan cümlenin iptali ile Kurumun rücu hakkının yasadan doğan kendine özgü ve sigortalı ya da hak sahiplerinin hakkından bağımsız basit rücu hakkına dönüşmüş olması karşısında, ilk peşin değerli gelirlerin tazmin sorumlularının kusuruna isabet eden miktarla sınırlı şekilde hüküm kurulması gerekir. Bu bağlamda hemen belirtmek gerekir ki, eskiden olduğu gibi maddi zarar (Tavan) hesabı yapılması gerekmemektedir.

Öte yandan, tazmin sorumlusunun sigortalıya veya hak sahiplerine yapmış olduğu her türlü ödemenin Kurumun rücu alacağından düşülmesine imkan bulunmadığı göz önünde bulundurulmalıdır.

Zira, bu tür rücu davaları Anayasa Mahkemesinin iptal kararından önce halefiyet esasına göre açılmakta iken, iptal kararından sonra kanundan doğan bağımsız rücu alacağına dönüşmüş olup, yasa maddesi bu haliyle yorumlandığında artışların istenilemeyeceği sonucuna ulaşılacağında kuşku ve duraksamaya yer yoktur.

Ayrıca, tazmin sorumlularının sorumluluğunun belirlenmesinde; işbu rücu davasında, Borçlar Kanununun 51'inci maddesine dayanarak dayanışmalı sorumluluk esasları çerçevesinde, rücu alacağının teröristlerin kusuruna ilişkin kısmının da davalılardan tahsili istenmiş olup, kusurlu olduğu tespit edilen davalıların, teröristlere rücu olanağının bulunmadığı, sigortalının ölümünde kusurlu olanların eyleminin taksire dayanıp, teselsül hükümlerine göre sorumlu oldukları, teröristlerin eyleminin ise kasta dayandığı bu gibi durumlarda; "hal ve mevkiin icabı" olarak Borçlar Kanununun 43 ve 44'üncü maddeleri hükümlerine göre takdir edilecek oranda haksahiplerine bağlanan gelirlerin ilk peşin sermaye değerinin tamamından hakkaniyet indirimi yapılması gereği de gözardı edilmemelidir.

Mahkemece, yukarıda açıklanan maddi ve hukuki esaslar gözetilmeksizin yanılgılı değerlendirme ve eksik inceleme sonucu yazılı biçimde karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.

O hâlde, davacı Kurum Avukatının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 09.04.2007 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2006/16737, K. 2007/5469, 9 Nisan 2007 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
10. Hukuk Dairesi
Esas No
2006/16737
Karar No
2007/5469
Tarih
9 Nisan 2007

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 13. Hukuk Dairesi E.2006/16742 K.2007/4347
  • Yargıtay 2. Hukuk Dairesi E.2006/16750 K.2007/5622
  • Yargıtay 2. Hukuk Dairesi E.2006/16751 K.2007/5623
  • Yargıtay 2. Hukuk Dairesi E.2006/16753 K.2007/5625
  • Yargıtay 2. Hukuk Dairesi E.2006/16754 K.2007/5626
  • Yargıtay 13. Hukuk Dairesi E.2006/16755 K.2007/5682

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.