İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /10. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 10. HUKUK DAİRESİ

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi E.2006/18054 K.2007/6459

818 S. BORÇLAR KANUNU [ Madde 62 ]

Esas2006/18054Karar2007/6459Tarih30 Nisan 2007Okuma4 dk · 783 kelime

KÜNYE

10. Hukuk Dairesi 2006/18054 E., 2007/6459 K.·Çifte Sigortalılık Zorunlu Bağ-kur Sigortalılığı

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
30 Nisan 2007
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

783 kelime·4 dk okuma

818 S. BORÇLAR KANUNU [ Madde 62 ]

818 S. BORÇLAR KANUNU [ Madde 67 ]

1479 S. ESNAF VE SANATKARLAR VE DİĞER BAĞIMSIZ ÇALIŞANL... [ Ek Madde 19 ]

1479 S. ESNAF VE SANATKARLAR VE DİĞER BAĞIMSIZ ÇALIŞANL... [ Madde 11 ]

1479 S. ESNAF VE SANATKARLAR VE DİĞER BAĞIMSIZ ÇALIŞANL... [ Madde 24 ]

"İçtihat Metni"

Davacı, 1.421.246.000 TL/nin ödeme tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini istemiştir.

Mahkeme, ilamında belirtildiği şekilde isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir.

Hükmün, davacı avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve tetkik hakimi tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.

1479 sayılı Kanun'un sağlık sigortasının kapsamını belirleyen ek 11. maddesinde, "Bu Kanun'un 24. maddesine göre sigortalı olanlardan; a) Sigortalılığı devam edenler ile eş ve bakmakla yükümlü oldukları çocukları, ana ve babaları, b) Yaşlılık ve malullük aylığı almakta olanlar ile eş ve bakmakla yükümlü oldukları çocukları, ana ve babaları, c) Ölüm aylığı alanlar sağlık sigortası yardımlarından yararlanırlar." hükmü öngörülmüş, anılan maddeye 3235 sayılı Kanun'un 1. maddesiyle getirilen "Ancak, diğer Sosyal Güvenlik Kanunlarına ve Özel Kanunlara göre sağlık yardımlarından faydalananlar yararlanamazlar" şeklindeki düzenleme,

24.08.2000 tarih ve 619 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin 28. maddesiyle kaldırılmış, 24.07.2003 tarihli 4956 sayılı Yasa'nın 37. maddesiyle yapılan düzenlemede ise, bu yönde benzeri içerikte engelleyici bir hükme yer verilmemiştir. Farklı Sosyal Güvenlik Kanunlarına göre sağlık yardımlarından faydalananlar yönünden getirilen bu düzenlemenin, aynı Sosyal Güvenlik Kanunu kapsamında bulunanlar yönünden hüküm içermediği de görülmektedir.

16.01.1998 tarihinde zorunlu Bağ-Kur sigortalısı olarak tescili yapılan davacı eşinin, 1479 sayılı Kanun kapsamında Bağ-Kur sağlık sigortası yardımlarından davacı üzerinden yararlanmasını engelleyici olarak görülen Bağ-Kur Sağlık Sigortası Yardımları Yönetmeliği'nin 5. maddesindeki "Bağ-Kur sigortalısı olarak sağlık yardımı kapsamına girenlerin eş, çocuk, ana ve babalarının ayrıca Bağ-Kur Kanunu kapsamına girmeleri halinde, bunlardan da sağlık sigortası primi alınacaktır." düzenlemesi, normlar hiyerarşisi dikkate alındığında anılan yönde hukuki sonuç doğurmayacaktır.

Bağ-Kur sigortalısı olarak sağlık yardımı kapsamına girmiş olan kocası nedeniyle yararlanmakta olduğu sağlık yardımlarından davacı eşinin mahrum bırakılması, eşinden dolayı yapılan sağlık yardımlarını geri ödeme yükümlülüğü altına sokulması, davacı ve eşinin Anayasal bir hak olan sosyal güvenlik hakkından yoksun bırakılması sonucunu doğurmakta olup, yasa maddesi ile çeliştiği gibi sosyal güvenlik hukukunun temel yaklaşımına da aykırı düşmektedir.

Ayrıca, 1479 sayılı Bağ-Kur Kanunu'nun 22.02.2006 gün ve 5458 sayılı Kanun'un 13. maddesi ile değişik ek 19. maddesindeki, Bağ-Kur'a kayıt ve tescili yapıldığı halde 5 yıl ve daha fazla süreye ilişkin hiç prim ödemesi bulunmayan sigortalıların, bildirime karşın prim borcunu ödememeleri durumunda, tescil tarihi itibariyle sigortalılığının durdurulacağı, prim borcuna ait sürelerin sigortalılık süresi olarak değerlendirilmeyeceği, bu sürelere ilişkin prim tutarlarına Kurum alacakları arasında yer verilmeyeceği yönündeki hüküm dikkate alındığında,

madde metninde belirtilen nedenlerle sigortalılığı durdurulan kişilerin sağlık yardımlarından yararlanmalarını sağlayan daha önceki sübjektif statülerinin yok sayılarak, sağlık giderlerini ödeme yükümlülüğü altına sokulmaları anılan mevzuat hükmüne de uygun bulunmamaktadır.

Maddi hukukun, her zaman hayatın değişen sosyal akışı içinde gelişen tüm olayları ve ayrıntıları kurallaştırma gücüne sahip olmadığı da dikkate alınarak çıkarlar dengesi ve adalet duygularını gözeterek toplumun gereksinimlerini karşılamakla yükümlü bulunan yargı organlarının, sigortalılar aleyhine düzenlemeler içeren yasa maddelerinin ortadan kaldırıldığı durumlarda, yasa koyucunun amacı da gözönünde bulundurularak,

söze oranla öze üstünlük tanıyan bir yorumla sonuca varması ve buna göre Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 11.10.2006 gün ve 586/649 sayılı kararında da açıkça belirtildiği gibi, kendisi de Bağ-Kur sigortalısı olan davacı eşinin, davacı kocası üzerinden sağlık sigortası yardımından yararlanmasına engel bir durumun bulunmaması, davacı eşinin primlerini düzenli ödediği belirgin olup, varsa, sağlık sigortası prim borçlarını davalı Kurumun her zaman tahsilinin mümkün bulunması ve Borçlar Kanunu'nun 67. maddesindeki, "Borcun, bizzat borçlu tarafından ifa edilmesinde alacaklının menfaati bulunmadıkça;

borçlu, borcunu şahsen ifaya mecbur değildir." Aynı Kanun'un 62. maddesine göre, "istirdat, ancak borçlu bulunulmayan bir şeyin iradi olarak tediyesi halinde hataya tabi tutulmuştur. İfanın borcun mevcut olmadığını bilerek (yani hata söz konusu olmadan) yapılmış olmasına rağmen, iade isteminde bulunabilecek bir durum, ifanın serbest irade ile yapılmaması, diğer bir anlatım ile baskı altında yapılmış olmasıdır.

Zira, iradi olmayan bir tediye, edada bulunan kimse edada bulunduğu zaman borcun mevcut olmadığını bilmekte bulunmuş olsa bile istirdat edilebilir." düzenlemeleri gözetildiğinde, somut olaydaki, davacının, mevcut olmayan borcun ifası amacı ile tediyede bulunmuş olmadığı,

tam tersine davalı Kurumun, eşine gönderdiği 08.12.2004 tarih ve 366520 no'lu yazıdaki "haksız karne kullanım bedelinin 30.12.2004 tarihine kadar ödenmediği takdirde 6183 sayılı Kanun'a göre işlem yapılacağı" ihtarını içerir yazıya istinaden manevi baskı altında 29.12.2004 tarihinde davalı Kuruma ödeme yaptığının belirgin bulunması karşısında, davanın kabulü kararı verilmesi gerekirken, maddi veri ve olgulara açıkça aykırı olan bilirkişi raporu dayanak alınarak davanın reddi kararı verilmesi, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.

O halde, davacının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.

SONUÇ / HÜKÜM

Sonuç: Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle (BOZULMASINA), temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine, 30.04.2007 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2006/18054, K. 2007/6459, 30 Nisan 2007 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
10. Hukuk Dairesi
Esas No
2006/18054
Karar No
2007/6459
Tarih
30 Nisan 2007

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 2. Hukuk Dairesi E.2006/18061 K.2007/6074
  • Yargıtay 2. Hukuk Dairesi E.2006/18065 K.2007/6911
  • Yargıtay 2. Hukuk Dairesi E.2006/18067 K.2007/5573
  • Yargıtay 2. Hukuk Dairesi E.2006/18068 K.2007/5574
  • Yargıtay 2. Hukuk Dairesi E.2006/18069 K.2007/6912
  • Yargıtay 2. Hukuk Dairesi E.2006/18070 K.2007/5575

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.