KÜNYE
10. Hukuk Dairesi 2008/10455 E., 2009/15324 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 12 Ekim 2009
- Mahkemesi
- İş Mahkemesi
- No
- —
Karar Metni
369 kelime·2 dk okuma
Davacı, davalılara ait işyerinde 15.09.1999 – 23.12.2003 tarihleri arasında kesintisiz çalıştığı günlerin tespitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme,ilâmında belirtildiği şekilde isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir.
Hükmün, davalılar avukatları tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
1-506 sayılı Yasanın “Yaşlılık aylığından yararlanma şartları” başlıklı 60. maddesinin (G) bendinde “Bu maddenin uygulanmasında; 18 yaşından önce malullük yaşlılık ve ölüm sigortalarına tabi olanların sigortalılık süresi, 18 yaşını doldurdukları tarihte başlamış kabul edilir.Ancak bu tarihten önceki süreler için ödenen malullük, yaşlılık ve ölüm sigortaları primleri, prim ödeme gün sayılarının hesabına dahil edilir” hükmünü içermekte olup, aynı Yasanın geçici 54. maddesinde ise, anılan hükmün 01.04.1981 tarihinden önce malullük, yaşlılık ve ölüm sigortasına tescil edilmiş olanlar hakkında uygulanamayacağı düzenlemesi yer almıştır.
Davacının 30.10.1981 doğumlu olduğu gözetildiğinde, 15.09.1999 tarihinin uzun vadeli sigorta kollarından olan yaşlılık sigortası yönünden de ,başlangıç alınmasına yol açacak biçimde ve yukarıda sıralanan yasal düzenlemelerle çelişir biçimde hüküm kurulmuş olması,
2-HGK’nun 28.05.2008 günlü 2008/10-370 Esas, 2008/410 karar sayılı ilamında da belirtildiği üzere Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunun 417/1. maddesine göre yargılama giderlerinden davada haksız çıkan tarafın sorumlu olduğu ve davanın kısmen reddi nedeniyle davalılar yararına vekalet ücretine hükmedilmesinin yasal bir zorunluluk olduğu gözetilmeksizin, yazılı şekilde karar verilmiş olması, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir. Ne var ki; bu hususun düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hüküm bozulmamalı, Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 438. maddesi uyarınca düzeltilerek onanmalıdır.
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2008/10455, K. 2009/15324, 12 Ekim 2009 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama