KÜNYE
10. Hukuk Dairesi 2008/15190 E., 2010/2575 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 25 Şubat 2010
Karar Metni
442 kelime·2 dk okuma
.......
Davacı..... vekili, zararlandırıcı sigorta olayı sonucu yaşamını yitiren sigortalının hak sahiplerine yapılan sosyal sigorta yardımları nedeniyle uğranılan zararın, 506 sayılı Kanunun 26’ncı maddesi hükmü gereğince davalı işverenden rücuan tazminini istemiştir.
Mahkemece, uyulan bozma ilâmı uyarınca, inceleme yapılarak davanın kısmen kabulü yönünde karar verilmiştir.
Hükmün, taraflar vekillerince temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteklerinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
1-) Dosyadaki yazılara, toplanan delillere ve hükmün dayandığı gerektirici sebeplere göre; davalı vekilinin tüm, davacı Kurum vekilinin ise aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-) Dairemizin bozma ilâmında belirtilen Anayasa Mahkemesi iptal kararı üzerine, mahkemece, yürütülen yargılamada yapılan değerlendirme sonunda, hak sahiplerine bağlanan gelirlerin başladığı tarihteki ilk peşin sermaye değerleri doğru belirlenmiş ise de;
fiili ödeme ve ilk peşin değerler toplamının davalının %75 kusur oranına uygulanması sonucu elde edilen tutarın, istem sınırları içerisinde kaldığı dikkate alındığında, anılan miktarın karara bağlanması gerekirken, mahkemece eksik inceleme ve araştırma sonucu, davacı Kurum talebinin hak sahibi çocuklar yönünden daha az olduğu yönündeki yanılgılı değerlendirmeye dayalı olarak eksik rücu alacağının hüküm altına alınması isabetsiz olduğu gibi;
dava tarihi itibarıyla yürürlükteki mevzuat ve içtihatlara uygun olarak açılan davanın, söz konusu iptal hükmü nedeniyle oluşan hukuksal durum karşısında kısmen reddine karar verilmesinde, tarafların sorumluluğu bulunmamasına karşın, mahkemece yanılgılı değerlendirme sonucu, yargılama sonunda davacı Kurum davada kısmen haksız çıkan taraf olarak nitelendirilip vekil ile temsil olunan davalı yararına avukatlık ücreti belirlendikten sonra Kurumun anılan ücret yönünden sorumluluğuna karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
./.. -2-
Ne var ki; bu aykırılıkların giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hüküm bozulmamalı, Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunun 438’inci maddesi gereğince düzeltilerek onanmalıdır.
.....
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2008/15190, K. 2010/2575, 25 Şubat 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama