KÜNYE
10. Hukuk Dairesi 2008/15609 E., 2010/10346 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 6 Temmuz 2010
- Mahkemesi
- İş Mahkemesi
- No
- 1001-444
Karar Metni
299 kelime·1 dk okuma
Dava, 506 sayılı Yasa kapsamında sigortalıyken, 22.11.2002 tarihli iş kazası sonucu ölen oğlu nedeniyle ölüm geliri almakta olduğu gözetilerek, 01.04.2004 tarihinden itibaren, yarı oranında ölüm aylığı bağlanması gereğinin tespiti istemine ilişkindir.
Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Hükmün, davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
22.11.2002 tarihinde gerçekleşen iş kazası sonucu ölen sigortalının annesi konumundaki davacının ölüm geliri bağlanması istemi, ölen sigortalının, sağlığında annesinin geçimini sağlamadığı, geçiminin yaşlılık aylığı almakta olan eşi tarafından sağlandığı gerekçesiyle reddedilmiş; ölüm geliri bağlanması gereğinin tespiti amacıyla ...
15. İş Mahkemesinde açılan ve 2005/1240 E., 2006/680 K. sayılı kararla sonuçlandırılan davada, 29.07.2003 tarih, 4958 sayılı Yasanın getirdiği düzenlemenin, sigortalının sağlığında ana babanın geçimini sağlaması koşulunu kaldırdığı gerekçesiyle, 01.04.2004 tarihinden itibaren sigortalının annesine ölüm geliri bağlanmasına karar verilmiştir. Davalı Kurum tarafından ölüm geliri yanında ölüm aylığı da bağlanmışken, daha sonra yapılan işlemle, ölüm aylığı iptal edilmiştir.
Davacının istemi, ölüm aylığının iptaline ilişkin işlemin ortadan kaldırılması ve 506 sayılı Yasanın 92. maddesi de gözetilerek yarı oranında ölüm aylığı bağlanmasına yönelik olup; 506 sayılı Yasanın 69. maddesinde yer alan, “sosyal güvenlik kuruluşlarına tabi çalışmayan veya 2022 sayılı Kanuna göre bağlanan aylık hariç olmak üzere buralardan her ne ad altında olursa olsun gelir veya aylık almayan ana ve babasına” ölüm aylığı bağlanmasını öngören düzenleme karşısında; davalı Kurumdan ölüm geliri almakta olan davacıya aylık bağlanmasına yasal olanak bulunmadığı için, davanın reddine karar verilmesi gerektiği gözetilmeksizin, yazılı gerekçelerle kabul kararı verilmiş olması, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
O halde davalı vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2008/15609, K. 2010/10346, 6 Temmuz 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama