İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /10. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 10. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi E.2008/16830 K.2010/4779

.....

Esas2008/16830Karar2010/4779Tarih1 Nisan 2010Okuma5 dk · 975 kelime

KÜNYE

10. Hukuk Dairesi 2008/16830 E., 2010/4779 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
1 Nisan 2010
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

975 kelime·5 dk okuma

.....

Davacı .... vekili, rücuan alacak isteminde bulunmuştur. Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Hükmün, davacı Kurum vekili ile davalı .......vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteklerinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi. 1-) Dosyadaki yazılara, toplanan delillere ve hükmün dayandığı gerektirici sebeplere göre, hükmü temyiz eden taraf vekillerinin sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.

2-) 12.09.2004 günü karayolunda seyretmekte olan davalı ...’ün, kullandığı ve davalı ... tarafından zorunlu mali sorumluluk sigortası ile sigortalanan kamyonun direksiyonunu, sol tarafta bulunan dinlenme tesisine girmek için birden çevirerek sol şeride geçmesi üzerine, davalı işveren ......ait olup, davalı ...

Şirketi’nce aynı kapsamda sigortalanan kapalı kasa kamyonetle karşıdan gelen sürücü sigortalı.....çarpışması sonucunda, davalı işverene ait kamyonette bulunan ve söz konusu şirket çalışanları olan sigortalılardan ....yaşamlarını yitirdikleri,....sürekli iş göremezlik durumuna girdiği, ...... yaralandığı, davalı işverence görevlendirilen bu sigortalıların İstanbul’da bayan tekstil imalathanesinin makine teçhizat kurulumunu yaptıktan sonra ....’e geri dönerlerken trafik - iş kazasının meydana geldiği,

1994 yılında üretilen kamyonete ait motorlu araç trafik belgesinde istiap haddi iki kişi olarak yazılı bulunmasına karşın, daha sonra iç oturma düzeninin değiştirilip dönüştürme işlemi yapılarak içine iki sıra şeklinde koltuklar monte edildiği ve yolcu kapasitesinin artırıldığı anlaşılmakta olup, dava; zararlandırıcı sigorta olayı sonucu yaşamlarını yitiren sigortalıların hak sahipleri ile sürekli iş göremezlik durumuna giren ve yaralanan sigortalılara yapılan sosyal sigorta yardımları nedeniyle uğranılan zararın, 506 sayılı Kanunun 26’ncı maddesi gereğince davalılardan teselsül hükümlerine göre rücuan alınması istemine ilişkindir.

./......

Davalı ...’ün sanık sıfatıyla yargılandığı ceza davası dosyası içerisinde yer alan iki adet raporda ve sigortalı ...... yönünden Kurumca açılan rücu davasında düzenlenen birinci ve üçüncü bilirkişi raporlarında kazanın meydana gelmesinde davalı ...’ün %100 oranında kusurlu olduğunun belirtildiği; anılan rücu davasındaki ikinci raporda ise,....

Yönetmeliği hükümlerine aykırı davranıldığı ve taşıma kapasitesi üzerinde yolcu nakli yapıldığı gerekçesiyle kusurun %30’unun davalı işveren şirkete, %70’inin davalı ...’e yüklendiği; sigortalılar .....yönünden açılan üç farklı rücu davasında alınan üç farklı bilirkişi raporunda da kusurun tümüyle davalı ...’e ait olduğunun bildirildiği; sigortalı.... ilişkin olarak açılan rücu davasında ise, dönüştürme işleminin onaylı projeye dayanmadığı ve trafik tescil onayının bulunmadığı gerekçesiyle davalı işveren şirketin %60, davalı ...’ün %40 oranında kusurlu olduğu yönünde bilirkişi raporu düzenlendiği,

anılan beş farklı rücu davasının birleştirilerek görüldüğü mahkemece yürütülen yargılama sonunda; davalı ...’ün tamamen kusurlu olduğu saptamalarını içeren raporlara dayanılarak, davalılar....... hakkındaki dava reddedilip, diğer iki davalı yönünden istemler kısmen hüküm altına alınmıştır.

Davanın yasal dayanağını oluşturan 506 sayılı Kanunun 26’ncı maddesindeki halefiyet ilkesi uyarınca, Kurumun rücu alacağı; hak sahiplerinin tazmin sorumlularından isteyebileceği maddi zarar (dış tavan) miktarı ile sınırlı iken, Anayasa Mahkemesi’nin, 21.03.2007 gün ve 26649 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan 23.11.2006 gün ve 2003/10 Esas - 2006/106 Karar numaralı kararı ile 26’ncı maddedeki “sigortalı veya hak sahibi kimselerin işverenden isteyebilecekleri miktarlarla sınırlı olmak üzere” ibarelerinin Anayasaya aykırılık nedeniyle iptaline karar verilmiştir.

Anayasa’nın 153’üncü maddesine göre, Anayasa Mahkemesi’nin iptal kararlarının, Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girmesi ve giderek elde bulunan ve kesinleşmemiş tüm davalarda uygulanmasının zorunlu olması; iptal kararının Resmi Gazete’de yayımlandığı 21.03.2007 gününden sonra Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 76’ncı maddesi uyarınca yürürlükteki kanunları uygulamakla yükümlü bulunan mahkemelerin ve Yargıtay’ın yürürlükten kalkan bir yasa maddesine dayanarak inceleme yapma ve karar verme yetkilerinin bulunmadığının kabulünün doğal bulunması.

26’ncı maddedeki anılan ibarelerinin iptali ile Kurumun rücu hakkının, kanundan doğan, kendine özgü, sigortalı veya hak sahiplerinin hakkından bağımsız basit rücu hakkına dönüşmüş olması karşısında, ilk peşin değerli gelirlerin, tazmin sorumlularının kusuruna karşılık gelen tutarıyla sınırlı şekilde hüküm kurulması gereklidir.

Bu bağlamda hemen belirtmek gerekir ki; 506 sayılı Kanun uyarınca açılan rücuan tazminat davalarına ilişkin olarak süregelen uygulamada olduğu gibi, maddi zarar (dış tavan) hesabı yapılması gerekmediği gibi; tazmin sorumlusunun sigortalıya veya hak sahiplerine yapmış olduğu her türlü ödemenin Kurumun rücu alacağından düşülmesine olanak bulunmadığı da göz önünde tutulmalıdır. Zira, bu tür rücu davaları Anayasa Mahkemesi’nin iptal kararından önce halefiyet esasına göre açılmakta iken, iptal kararından sonra kanundan doğan bağımsız rücu alacağına dönüşmüş olup, yasa maddesi bu haliyle yorumlandığında peşin sermaye değerli gelirlerde oluşan artışların istenilemeyeceği sonucuna ulaşılacağında kuşku ve duraksamaya yer yoktur.

.......

Yukarıdaki açıklamalar ışığı altında inceleme konusu dava değerlendirildiğinde; öncelikle belirtilmelidir ki, tüm dosya içeriğine göre, sürücü sigortal.....kazanın gerçekleşmesine kusurlu eylemi ile sebebiyet vermediği, bir başka anlatımla kusursuz olduğu belirgindir. Diğer taraftan, yargılama aşamasında düzenlenen raporlar arasında çelişki bulunduğu gibi, davalı işveren şirketin kusur ve sorumluluk durumunun yeterince irdelenmediği de açıktır.

Bu bakımdan; gerekli tüm bilgi ve belgeler getirtilerek araçtaki değiştirme/dönüştürme işleminin yöntemince yerine getirilip getirilmediği, bu konudaki yasal mevzuat düzenlemeleri kapsamında incelenmeli; dönüştürme işlemi ile gerek kazanın gerçekleşmesi (zararlandırıcı eylem), gerekse meydana gelen zararlı sonuç arasında nedensellik bağı kurulup kurulamayacağı yönünden irdeleme yapılmalı;

araç üzerindeki dönüştürme işleminin uygun olmadığı benimsendiği takdirde, yasal mevzuat hükümlerine uygun teknik özelliklere sahip araçla yapılan taşıma/nakil işinde de aynı zararlı sonucun meydana geleceğinin saptanması durumunda artık işverenin sorumluluğunun söz konusu olmayacağı gözetilmeli, 506 sayılı Kanunun 26., 4857 sayılı Kanunun 77., İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği Tüzüğünün 2 vd. maddeleri kapsamında kusur oran ve aidiyetlerinin belirlenmesi için iş güvenliği ve işçi sağlığı konularında uzman farklı kişilerden oluşturulacak bilirkişi kuruluna yöntemince kusur incelemesi yaptırılmalı,

daha sonra Anayasa Mahkemesi’nin iptal kararı ile ortaya çıkan maddi ve hukuki olgulara göre, yaşamlarını yitiren sigortalıların hak sahiplerine ve sigortalı....bağlanan gelirlerin başladığı tarihteki ilk peşin sermaye değerleri ile sosyal yardım zammı toplamlarının, açıklanan ilkeler doğrultusunda tazminine olanak bulunan kısımları tespit edilerek elde edilecek sonuca göre hüküm kurulmalıdır.

Kuşkusuz; işbu bozma ilâmına konu ilk karara karşı temyiz yoluna başvurmayan davalı ... yönünden, davacı Kurum yararına oluşan usulü kazanılmış hak olgusu ile davalı ....... tarafından hak sahiplerine ve sigortalı ....yapılan tazminat ödemeleri ve poliçe limiti ile sorumluluk ilkesi de dikkate alınmalıdır.

Bu maddi ve hukuki olgular göz önünde bulundurulmaksızın, mahkemece eksik inceleme ve araştırma sonucu yazılı şekilde karar verilmesi, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir. O halde, davacı Kurum vekili ile davalı .... vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde davalılardan.....iadesine, 01.04.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.

....

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2008/16830, K. 2010/4779, 1 Nisan 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
10. Hukuk Dairesi
Esas No
2008/16830
Karar No
2010/4779
Tarih
1 Nisan 2010

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 6. Ceza Dairesi E.2008/16839 K.2010/3248
  • Yargıtay 9. Hukuk Dairesi E.2008/16845 K.2010/7285
  • Yargıtay 9. Hukuk Dairesi E.2008/16846 K.2010/6554
  • Yargıtay 4. Ceza Dairesi E.2008/16853 K.2010/4495
  • Yargıtay 9. Hukuk Dairesi E.2008/16856 K.2010/6144
  • Yargıtay 11. Ceza Dairesi E.2008/16860 K.2010/3210

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.