İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /10. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 10. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi E.2008/17895 K.2010/2562

.....

Esas2008/17895Karar2010/2562Tarih25 Şubat 2010Okuma4 dk · 776 kelime

KÜNYE

10. Hukuk Dairesi 2008/17895 E., 2010/2562 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
25 Şubat 2010
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

776 kelime·4 dk okuma

.....

Davacı, 506 sayılı Kanun kapsamındaki zorunlu sigortalılık sürelerinin tespitini istemiştir.

Mahkemece, davanın reddi yönünde karar verilmiştir.

Hükmün, davacı ile davalı ..... Başkanlığı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteklerinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.

1-) Davalı Kurum vekilinin temyiz istemi yönünden;

Mahkemece davanın reddi yönünde hüküm kurulmuş olup, avukatlık ücreti, yargılama gideri, karar ve ilam harcı konusunda davalı Kurum aleyhine herhangi bir hata da bulunmadığı belirgin olmakla, davalı Kurum vekilinin temyiz dilekçesinin, temyiz yoluna başvurulmasında hukuki yarar yokluğu nedeniyle reddine karar verilmesi gerekmektedir.

2-) Davacının temyiz itirazları yönünden;

01.03.1997 günü itibarıyla tescil edilip 506 sayılı Kanun kapsamına alınan davalı......işletmesinde anılan tarihte çalışmaya başladığına ilişkin imzalı işe giriş bildirgesi düzenlenen davacının, 01.03.1997 – 15.07.2007 döneminde adına tam gün üzerinden ve eksiksiz bildirim ve prim ödemelerinin gerçekleştirildiği, davacının imzasını içeren “İşten Ayırma Bildirgesi”nde de 01.03.1997 tarihinde işe girdiği yazılı olmasına karşın, 15.02.1994 günü davalı işveren yetkililerince düzenlenen tutanakta 01.01.1994 – 14.02.1994 dönemi çalışması karşılığı olarak kendisine ödenen miktarın yazılı bulunduğu,

24.09.1995 tarihli dilekçesinde ise davacının 29.12.1993 gününden itibaren sözleşmeli personel olarak çalıştığını belirttiği anlaşılmakta olup, dava, 01.01.1994 – 01.03.1997 tarihleri arasında davalı işverene ait işyerinde hizmet akdine dayalı kuaför olarak geçen ve Kuruma bildirilmeyen çalışmaların tespiti istemine ilişkindir.

5510 sayılı Sosyal Sigortalar Ve Genel Sağlık Sigortası Kanununun 01.10.2008 günü yürürlüğe giren geçici 7’nci maddesinde yer alan; bu Kanunun yürürlük tarihine kadar 506 sayılı, 1479 sayılı, 2925 sayılı, bu Kanunla mülga 2926 sayılı, 5434 sayılı kanunlar ile 506 sayılı Kanunun geçici 20’nci maddesine göre sandıklara tâbi sigortalılık başlangıçları ile hizmet sürelerinin, fiilî hizmet süresi zammının, itibarî hizmet sürelerinin,

borçlandırılan ve ihya edilen süreler ve sigortalılık sürelerinin tabi oldukları kanun hükümlerine göre değerlendirileceği yönündeki düzenleme ve genel olarak kanunların geriye yürümemesi (geçmişe etkili olmaması) kuralı karşısında davanın yasal dayanağı 506 sayılı Kanunun 79’uncu maddesinin onuncu fıkrasıdır.

Anılan fıkra; yönetmelikle belirlenen belgeleri işveren tarafından verilmeyen veya Kurumca çalıştıkları saptanmayan sigortalıların, hizmetlerinin geçtiği yılın sonundan başlayarak belli bir süre içerisinde mahkemeye başvurarak alacakları ilâm ile çalıştıklarını kanıtlamaları durumunda, bunların

./... -2-

mahkeme kararında belirtilen aylık kazanç toplamları ile prim ödeme gün sayılarının dikkate alınacağı düzenlemesini içermektedir.

Anlaşılacağı üzere; kayıt dışı tutulan veya gerçeğe aykırı bildirime dayanan sigortalı çalışmaların tespiti yönünden kanun koyucu tarafından ilgililere tanınan dava hakkı süreyle sınırlandırılmış olup, maddede hak aramaya ilişkin belirtilen süre, doğrudan doğruya hakkın özünü etkileyen hak düşürücü niteliktedir ve dolması ile hakkın özü bir daha canlanmamak üzere ortadan kalkmaktadır.

Söz konusu Kanunun kabul edilip yürürlüğe girdiği tarih itibarıyla beş yıl olarak öngörülen süre, 09.07.1987 tarihinde yürürlüğe giren 3395 sayılı Kanunun beşinci maddesiyle on yıla çıkarılmış, daha sonra 07.06.1994 tarihinde yürürlüğe giren 3995 sayılı Kanunun üçüncü maddesiyle yeniden beş yıl olarak düzenlenmekle halen geçerliliğini korumaktadır.

Anayasal haklar arasında yer alan sosyal güvenliğin yaşama geçirilmesindeki etkisi gözetildiğinde, sigortalı konumunda geçen çalışma sürelerinin saptanmasına ilişkin bu tür davalar kamu düzeni ile ilgili olduğundan özel bir duyarlılıkla ve özenle yürütülmeleri zorunludur.

Bu bağlamda, hak kayıplarının ve gerçeğe aykırı sigortalılık süresi edinme durumlarının önlenmesi, temel insan haklarından olan sosyal güvenlik hakkının korunabilmesi için, tarafların gösterdiği kanıtlarla yetinilmeyip, gerek görüldüğünde resen araştırma yapılarak delil toplanabileceği göz önünde bulundurulmalıdır.

Önemle belirtilmelidir ki, çalışmanın gerçekleştiği ileri sürülen işyeri, kamu kuruluşu niteliğinde olmakla, bu tür işyerlerindeki hizmetin kayıtlara geçirilmesi ve ücret ödemelerinin belgelere dayandırılması da asıldır.

Yukarıdaki açıklamalar ve yasal düzenlemeler ışığı altında inceleme konusu dava yönünden.

01.03.1997 tarihinde çalışmaya başladığını gösteren işe giriş ve işten ayırma bildirgelerindeki imzalar davacı tarafından kabullenilmediği takdirde yöntemince imza incelemesi yapılmalı, imzaların davacıya ait olduğu anlaşıldığında veya imza inkârında bulunulmadığında, söz konusu olgu, çalışmanın kesintili gerçekleştiğinin ve 01.03.1997 günü başladığının karinesi niteliğinde kabul edilmeli ve aksinin, başka bir anlatımla, 01.03.1997 tarihi öncesindeki çalışma iddiasının, eş değer yazılı belgelerle kanıtlanması gerektiği dikkate alınıp, hak düşürücü süre yönünden değerlendirme yapılmalı,

bu bağlamda 15.02.1994 tarihli tutanak içeriği irdelenmeli, dava konusu döneme ait tüm dört aylık sigorta primleri bordroları getirtilip bordro tanıkları dinlenilmeli, tüm aramalara karşın kendilerine ulaşılamadığı takdirde ve ayrıca dönem bordrosunun düzenlenmediği dönemlerdeki çalışma iddiası yönünden de, aynı çevrede faaliyet yürüten işverenler ile bu kişilerin çalıştırdığı sigortalılar yöntemince saptanarak tanık sıfatıyla bilgi ve görgülerine başvurulmalı, belirdiği takdirde tanık anlatımları arasındaki çelişkiler giderilmeli, toplanan tüm kanıtlar değerlendirildikten sonra elde edilecek sonuca göre hüküm kurulmalıdır.

Bu maddi ve hukuki olgular göz önünde bulundurulmaksızın, mahkemece eksik inceleme ve yanılgılı değerlendirme sonucu davanın hak düşürücü süre yönünden reddine karar verilmesi, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir. O halde, davacının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

1-) Temyiz yoluna başvurmada hukuki yararı bulunmayan davalı Kurum vekilinin temyiz isteminin REDDİNE,

../...

-3-

2-)Davacının temyizi üzerine, hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının isteği durumunda davacıya geri verilmesine, 25.02.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.

.....

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2008/17895, K. 2010/2562, 25 Şubat 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
10. Hukuk Dairesi
Esas No
2008/17895
Karar No
2010/2562
Tarih
25 Şubat 2010

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 9. Ceza Dairesi E.2008/17896 K.2010/1927
  • Yargıtay 10. Hukuk Dairesi E.2008/17897 K.2010/2552
  • Yargıtay 3. Ceza Dairesi E.2008/17900 K.2010/2452
  • Yargıtay 3. Ceza Dairesi E.2008/17901 K.2010/2453
  • Yargıtay 4. Ceza Dairesi E.2008/17903 K.2010/1510
  • Yargıtay 4. Ceza Dairesi E.2008/17907 K.2010/1523

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.