KÜNYE
10. Hukuk Dairesi 2009/12954 E., 2010/711 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 25 Ocak 2010
Karar Metni
469 kelime·2 dk okuma
.....
Dava, zararlandırıcı sigorta olayı sonucu sürekli işgöremezlik durumuna giren sigortalıya yapılan sosyal sigorta yardımları nedeniyle uğranılan zararın, rücuan ödetilmesi istemine ilişkindir.
Mahkemece, uyulan bozma ilamı uyarınca inceleme yapılarak davanın kısmen kabulü yönünde hüküm kurulmuştur.
Hükmün, davacı Kurum vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteminin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
Davanın yasal dayanağını oluşturan, 506 sayılı Kanunun 26’ncı maddesinin birinci fıkrasında yer alan “sigortalı veya hak sahibi kimselerin işverenden isteyebilecekleri miktarlarla sınırlı olmak üzere” ibareleri, Anayasa Mahkemesi’nin, 21.03.2007 gün ve 26649 sayılı Resmi Gazetede yayınlanan 23.11.2006 tarih ve 2003/10 Esas, 2006/106 Karar numaralı kararı ile iptal edilmiş olup, Anayasa’nın 152 ve 153. maddelerinde öngörülen düzenleme uyarınca, Anayasa Mahkemesi iptal kararlarının Resmi Gazetede yayınlanarak yürürlüğe girmesi ile birlikte, elde bulunan ve kesinleşmemiş tüm davalarda uygulanması zorunludur.
İptal kararının Resmi Gazetede yayınlandığı tarihten sonra Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 76’ncı maddesi gereğince, yürürlükteki kanunları uygulamakla yükümlü bulunan mahkemelerin ve Yargıtay’ın, iptal kararı ile yürürlükten kalkan bir kanun maddesine dayanarak inceleme yapma ve karar verme yetkisi de bulunmamaktadır.
Bu nedenle, dava tarihi itibarıyla yürürlükteki mevzuat ve içtihatlara uygun olarak açılan davanın, söz konusu iptal hükmü nedeniyle oluşan hukuksal durum karşısında kısmen reddine karar verilmesinde, tarafların sorumluluğu bulunmamasına karşın, mahkemece yanılgılı değerlendirme sonucu; yargılama sonunda davacı Kurum davada kısmen
./..
haksız çıkan taraf olarak nitelendirilip vekil ile temsil olunan davalılar yararına avukatlık ücreti belirlendikten sonra davacı Kurumun anılan ücret yönünden sorumluluğuna karar verilmiş olması isabetsiz olduğu gibi, yargılama giderlerinin taraflar arasında paylaştırılması da usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
Ayrıca kabule göre de; ilk peşin sermaye değeri hesaplanırken sosyal yardım zammının eklenmemiş olması ve iş bu davada hükmedilen ilk peşin sermaye değerli gelirden, aynı mahkemenin 05.03.2003 tarih ve 2001/100 E. 2003/68 K.sayılı kararında hükmedilen 1.245,53 TL tedavi gideri ve geçici işgöremezlik ödeneğinin mahsup edilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
Ne var ki, bu aykırılıkların giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hüküm bozulmamalı, Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunun 438’inci maddesi gereğince düzeltilerek onanmalıdır.
......
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2009/12954, K. 2010/711, 25 Ocak 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama