KÜNYE
10. Hukuk Dairesi 2009/13512 E., 2011/2598 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 1 Mart 2011
- Mahkemesi
- İş Mahkemesi
Karar Metni
305 kelime·2 dk okuma
Davacı, 19.03.1982-11.2.1999 tarihleri arasında 1479 sayılı Yasa kapsamında ..... sigortalısı olduğunun tespitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme, ilamında belirttiği şekilde davanın kısmen kabulüne karar vermiştir.
Hükmün, davalı .... Başkanlığı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
1-Davacının, 19.03.1982 -28.01.1983 tarihleri arasında taksi işletmeciliği ve 28.12.1993-11.12.1999 tarihleri arasında minibüs işletmeciliği nedeniyle vergi mükellefi olmasına istinaden Mahkemece; 19.03.1982- 28.01.1983 ve 28.12.1993-11.12.1999 tarihleri arasında geçerli olmak üzere zorunlu ..... sigortalısı olarak kayıt ve tescilinin yapılmasına karar verildiği anlaşılmaktadır.
1479 sayılı Kanun, zorunlu sigortalılık şemsiyesi altına alınan “esnaf ve sanatkarlar ve diğer bağımsız çalışanlara” Kanunda yazılı sosyal güvenlik hükümlerini uygulama amacını taşımakta olup, 26. madde ile sigortalı olma hak ve yükümlülüğünden vazgeçilemeyeceği ve kaçınılamayacağını, bu Kanuna göre sigortalı sayılanların, sigortalı sayıldıkları tarihten itibaren üç ay içinde Kuruma başvurarak kayıt ve tescil yaptırmalarının zorunlu olduğunu, aksi durumda Kurum tarafından re’sen tescil işleminin yapılacağını hükme bağlamıştır.
Buna karşın, 1479 sayılı Kanunda sigortalılık hak ve mükellefiyetlerinin belirli tarihlerden başlatılmasını zorunlu kılan düzenlemeler de yer almaktadır. Bu düzenlemelerden ilki “Tescilini yaptırmayanlar hakkında yapılacak işlemler” başlıklı 2654 sayılı Yasa ile ...... Kanununa eklenen Ek-Geçici 13. maddesi olup; anılan hükmünde, tescilleri yapılmamış ancak sigortalılık niteliğini taşıyanlar yönünden Yasanın tanıdığı hak ve mükellefiyetlerin 2654 sayılı Kanunun yürürlük tarihi olan 20.4.1982 tarihinden başlatılacağı öngörülmüştür. Davacının yasada belirtilen tarihten önce Bağ-Kur’da tescili bulunmadığı gözetildiğinde, 20.04.1982 tarihinden önceki süre yönünden talebin kabul edilmiş olması, isabetsiz bulunmuş olup;karar bu yönüyle usul ve yasaya aykırı olduğundan bozma nedenidir.
Ne var ki, bu aykırılıkların giderilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden karar bozulmamalı, Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 438. maddesi uyarınca düzeltilerek onanmalıdır.
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2009/13512, K. 2011/2598, 1 Mart 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama