KÜNYE
10. Hukuk Dairesi 2009/5109 E., 2010/13350 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 12 Ekim 2010
Karar Metni
224 kelime·1 dk okuma
Davacı, 21.11.2007 tarihli trafik kazasında yaralanan sigortalıya yapılan ödemelerden kaynaklanan 3.473,85 TL Kurum alacağının 506 sayılı Yasanın 39. maddesi uyarınca tazminine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece, davanın kısmen kabulüyle 2.605,39 TL’nin tahsiline karar verilmiştir.
Hükmün, davacı avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve .......arafından düzenlenen raporla dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
21.07.2004 gün ve 25529 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak, öngördüğü istisnalar dışındaki hükümleri yayım tarihinde yürürlüğe giren, 14.07.2004 tarih ve 5219 sayılı “Çeşitli Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun” ve ayrıca 5236 sayılı Kanun; katsayı artışı da uygulanmak suretiyle bu kanunların yürürlük tarihinden sonra yerel mahkemelerce verilen hükümler yönünden 2008 yılı için 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 427.maddesindeki temyiz (kesinlik) sınırını 1.250 TL olarak değiştirmiştir.
Alacağın bir kısmının dava edilmiş olması halinde temyiz (kesinlik) sınırının alacağın tamamı gözetilmesi; tamamı dava edilen bir alacağın kısmen kabulünde ise temyiz (kesinlik) sınırının belirlenmesinde kabul ve reddedilen miktarların esas alınması HUMK'nun 427. maddesi hükmü gereğidir.
Somut olayda yerel mahkemece reddedilen alacak tutar miktarı (868,21 TL), yukarıda değinilen temyiz (kesinlik) sınırının altında bulunduğundan, anılan karara karşı temyiz yoluna başvurulması miktar itibariyle mümkün değildir.
Hal böyle olunca, davacı vekilinin temyiz dilekçesinin miktar itibariyle kesinliği nedeniyle reddi gerekir.
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2009/5109, K. 2010/13350, 12 Ekim 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama