İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /10. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 10. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi E.2009/7382 K.2010/14540

Dava, menfi tespit ve istirdat (geri alım) istemine ilişkindir.

Esas2009/7382Karar2010/14540Tarih28 Ekim 2010Okuma6 dk · 1.150 kelime

KÜNYE

10. Hukuk Dairesi 2009/7382 E., 2010/14540 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
28 Ekim 2010
Mahkemesi
İş Mahkemesi
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.150 kelime·6 dk okuma

Dava, menfi tespit ve istirdat (geri alım) istemine ilişkindir.

Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Hükmün, taraflar avukatlarınca temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteklerinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.

1-) Dosyadaki yazılara, toplanan delillere ve hükmün dayandığı gerektirici sebeplere göre, davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi gerekir.

2-) Davalı Kurum vekilinin temyiz itirazları yönünden;

Kendisine 01.06.1998 tarihi itibarıyla 506 sayılı Kanunun yaşlılık sigortası hükümlerine göre aylık bağlanan davacının 24.12.1997 gününden itibaren 657 sayılı Kanuna tabi öğretmen olarak ilköğretim okulunda görev yaptığının ve 5434 sayılı Kanun kapsamında iştirakçi olduğunun davalı Kurumca 2006 yılının Şubat ayında öğrenilmesi üzerine yaşlılık aylığının kesilip 01.01.2005 – 22.02.2006 dönemi yönünden yersiz ödendiği ileri sürülen yaşlılık aylıklarının geri alınması için hakkında borç tahakkuk işlemi tesis edildiği, sonrasında, anılan dönem aylıklarına ilişkin Kuruma borçlu olunmadığının tespiti ile kesilen paraların geri verilmesi yönünde işbu davanın açıldığı anlaşılmaktadır.

Davanın yasal dayanaklarından olan ve 01.01.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5277 sayılı “2005 Mali Yılı Bütçe Kanunu”nun 25’inci maddesinin (f) fıkrasının ikinci paragrafında “Herhangi bir sosyal güvenlik kurumundan emeklilik veya yaşlılık aylığı alanlar bu aylıkları kesilmeksizin; genel bütçeye dâhil daireler, katma bütçeli idareler, döner sermayeler, fonlar, belediyeler, il özel idareleri, belediyeler ve il özel idareleri tarafından kurulan birlik ve işletmeler, sosyal güvenlik kurumları, bütçeden

yardım alan kuruluşlar ile özel kanunla kurulmuş diğer kamu kurum, kurul, üst kurul ve kuruluşları, kamu iktisadi teşebbüsleri ve bunların bağlı ortaklıkları ile müessese ve işletmelerinde ve sermayesinin %50'sinden fazlası kamuya ait olan diğer ortaklıklarda herhangi bir kadro, pozisyon veya görevde çalıştırılamaz ve görev yapamazlar.”, üçüncü paragrafında “Diğer kanunların emeklilik veya yaşlılık aylığı almakta iken emeklilik veya yaşlılık aylıkları ve/veya diğer tazminatları kesilmeksizin atanmaya,

çalıştırılmaya veya görevlendirilmeye izin veren hükümleri ile 5434 sayılı Türkiye .....Kanununun ek 11’inci maddesine göre alınmış Bakanlar Kurulu Kararları 2005 yılında uygulanmaz.” düzenlemeleri bulunmakta olup; anılan hükümler, kanun koyucu tarafından kabul edilip 27.04.2005 tarihinde yürürlüğe giren Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair 5335 sayılı Kanunun 29’uncu maddesinin (c) bendi ile, bütçe kanunlarına bütçe ile ilgili hükümler dışında hiç bir hüküm konulamayacağı yönündeki Anayasa’nın 161’inci maddesi gözetilerek yürürlükten kaldırılmış; bununla birlikte.

5335 sayılı Kanunun 30’uncu maddesinin ikinci ve üçüncü fıkralarıyla, yürürlükten kaldırılan ikinci ve üçüncü paragraf hükümleri aynen benimsenip, mülga üçüncü paragrafta yer alan Bakanlar Kurulu Kararlarının 01.01.2005 gününden önce alınmış olması durumunda uygulanmayacağı belirtilmiştir.

Diğer taraftan. 5277 sayılı Kanunun 25’inci maddesinin (f) fıkrasının iptaline ilişkin olarak yapılan başvuru üzerine .....

Mahkemesi’nce, 29.11.2005 gün ve 2005/6 - 93 sayılı kararla, iptali istenen fıkranın yürürlükten kaldırılmış olması göz önünde bulundurularak, davanın konusuz kaldığı gerekçesiyle, başvuru hakkında karar verilmesine yer olmadığı yönünde hüküm kurulmuş; ancak, Yüksek Mahkeme tarafından başka bir dava sonunda verilen ve 14.11.2006 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanan 28.12.2005 gün ve 2005/146 – 105 numaralı karar ile söz konusu düzenlemeler iptal edilmiş;

aynı düzenlemeleri içeren 5335 sayılı Kanunun 30’uncu maddesinin ikinci ve üçüncü fıkralarının Anayasaya aykırılığı iddiasıyla açılan davada ise, anılan hükümlerin .....’ya aykırı olmadığı ve iptal isteminin reddi yönünde 03.04.2007 gün ve 2005/52 Esas - 2007/35 Karar sayılı karar verilmiştir.

Şu durumda önemle belirtilmelidir ki; 5510 sayılı Sosyal Sigortalar Ve Genel Sağlık Sigortası Kanununun 01.10.2008 tarihinde yürürlüğe giren 105’inci maddesinde sayılan “uygulanmayacak maddeler” arasında, 5335 sayılı Kanunun 30’uncu maddesinin yer almaması ve Anayasa’nın 153’üncü maddesi gereğince iptal kararlarının geriye yürümemesi karşısında, anılan düzenlemelerin 01.01.2005 gününden itibaren yürürlükte olduğunun ve herhangi bir yasal boşluk dönemi bulunmadığının kabulü gerekmektedir. Buna göre; herhangi bir sosyal güvenlik kurumundan yaşlılık veya emeklilik aylığı alanların, bu aylıkları kesilmeksizin, 5335 sayılı Kanunun 30’uncu maddesinde açıklanan nitelikte çalıştırılamayacakları ve görev yapamayacakları belirgin olup, emredici yasal düzenlemeye aykırı biçimde

çalışanların, fiilen çalışılan döneme ait yaşlılık veya emeklilik aylıklarının davalı Kurum tarafından kesilip, yersiz ödenen aylıkların geri alınması zorunludur. Nitekim Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 27.05.2009 gün ve 2009/21-168 Esas - 2009/218 Karar sayılı ilâmında da aynı yaklaşım ve görüş benimsenmiştir.

Ayrıca; tespit davası, bir hukuki ilişkinin var olup olmadığının belirlenmesine ilişkin olup, bu tespit işlemi eda davalarında da bulunmakta ise de, eda davalarının ikinci bir eda bölümü vardır ki, bu kısım tespit davalarında yoktur. Bu nedenle eda davası, aynı konudaki tespit davasını da (istemini de) içeren daha geniş kapsamlı bir davadır (B.Kuru Hukuk Muhakemeleri Usulü, 2001-6. Baskı, 2.Cilt, Sayfa 1412-1417).

Bundan dolayı, 07.07.1965 gün ve 1965/5 – 5 numaralı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı’nda da açıklandığı üzere, tespit davası, eda davasının öncüsü durumundadır. Nitekim Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 17.12.2003 gün ve 2003/19-764 Esas, 2003/744 Karar sayılı. 21.09.2005 gün ve 2005/19-541 Esas, 2005/475 Karar sayılı. 26.04.2006 gün ve 2006/21-198 Esas, 2006/249 Karar sayılı. 14.03.2007 gün ve 2007/2-143 Esas, 2007/146 Karar sayılı.

27.02.2008 gün ve 2008/21-139 Esas, 2008/204 Karar sayılı. 21.01.2009 gün ve 2008/21-805 Esas, 2009/12 Karar sayılı kararlarında da aynı yaklaşım ve görüş benimsenmiştir. 492 sayılı Harçlar Kanununun. “Değer esası” başlığını taşıyan 16’ncı maddesinde, değer ölçüsüne göre harca tabi işlemlere (1) sayılı tarifede yazılı değerlerin esas olduğu belirtilmiş.

“Harcın nispeti” başlıklı 21’inci maddesinde, yargı harçlarının (1) sayılı tarifede yazılı oranlar üzerinden alınacağı açıklanmış. “Nispi harçlarda ödeme zamanı” başlığıyla düzenlenen 28’inci maddesinin birinci fıkrasında da, karar ve ilâm harçlarının dörtte birinin peşin, geri kalanının kararın verilmesinden başlayarak iki ay içinde ödeneceği öngörülmüştür.

“Harcı ödenmeyen işlemler” başlıklı 32’nci maddesinde ise, yargı işlemlerinden alınacak harçlar ödenmedikçe sonraki işlemlerin yapılmayacağı, ancak ilgilisi tarafından ödenmeyen harçların diğer tarafça ödenmesi durumunda işleme devam edileceği ve bu paranın yargılama sonucunda ayrıca bir isteğe gerek kalmaksızın hükümde dikkate alınacağı yönünde düzenleme yapılmıştır.

Buna göre; menfi tespit davalarının konusu, öncüsü konumundaki eda davasındaki gibi malvarlığı (mamelek) hakkı olduğundan, bu tür davalar, belli bir değer (para veya para ile değerlendirilebilen bir şey) ile ilgili dava niteliğini taşımaktadır ve yukarıda anılan 16’ncı madde düzenlemesi gereğince “değer ölçüsüne göre harca tabi” işlemlerden olup, anılan Kanuna ekli (1) sayılı tarife hükümlerine göre nispi harç alınması gerekmektedir.

Bu açıklamalar ve yasal düzenlemeler ışığı altında inceleme konusu dava değerlendirildiğinde;

a-) 492 sayılı Harçlar Kanununun 28’inci maddesi hükmü uyarınca, dava değeri (borçlu olunmadığı ileri sürülen toplam tutar) üzerinden %0,54 oranına göre hesaplanacak nispi karar ve ilâm harcının dörtte biri peşin olarak alındıktan sonra yargılamaya devam edilmesi gerekirken, mahkemece, anılan Kanunun 32’nci maddesine aykırı olarak, dava açılırken peşin olarak maktu harç tutarı tahsil edilip, harç eksikliği tamamlanmadan yargılama yapılıp davanın sonuçlandırılmış olması,

b-) Yukarıda belirtilen 5277 ve 5335 sayılı Kanun hükümleri ile bunlara ilişkin Anayasa Mahkemesi kararları karşısında ortaya çıkan maddi ve hukuki olgular göz önünde bulundurulmaksızın, mahkemece eksik inceleme ve araştırma sonucu, Kurum işleminin yerinde olduğu benimsenmesine karşın, herhangi bir yasal ve hukuki gerekçe gösterilmeksizin takdiren %50 oranında indirim yapılarak istemin kısmen hüküm altına alınması,

c-) Davacı tarafından Kuruma geri ödeme yapılmamasına karşın, mahkemece aylıkların istirdadına da yönelik karar verilmesi, isabetsiz olduğu gibi; kabule göre, istemin kısmen hüküm altına alındığı davanın yargılama aşamasında vekil ile temsil olunan davacı yararına reddedilmeyen tutar üzerinden avukatlık ücreti belirlenmemesi de, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.

O halde, davalı Kurum vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli hüküm bozulmalıdır.

SONUÇ / HÜKÜM

sO N U Ç : Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 28.10.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2009/7382, K. 2010/14540, 28 Ekim 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
10. Hukuk Dairesi
Esas No
2009/7382
Karar No
2010/14540
Tarih
28 Ekim 2010

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 10. Hukuk Dairesi E.2009/7383 K.2010/14552
  • Yargıtay 15. Hukuk Dairesi E.2009/7385 K.2010/5641
  • Yargıtay 7. Ceza Dairesi E.2009/7396 K.2010/13632
  • Yargıtay 7. Ceza Dairesi E.2009/7415 K.2010/13567
  • Yargıtay 3. Ceza Dairesi E.2009/7432 K.2010/16230
  • Yargıtay 7. Hukuk Dairesi E.2009/7438 K.2010/6003

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.