İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /10. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 10. HUKUK DAİRESİ

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi E.2009/7879 K.2010/16705

506 S. SOSYAL SİGORTALAR KANUNU(MÜLGA) [ Madde 26 ]

Esas2009/7879Karar2010/16705Tarih16 Aralık 2010Okuma5 dk · 984 kelime

KÜNYE

10. Hukuk Dairesi 2009/7879 E., 2010/16705 K.·Rücuan Tazminat

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
16 Aralık 2010
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

984 kelime·5 dk okuma

506 S. SOSYAL SİGORTALAR KANUNU(MÜLGA) [ Madde 26 ]

818 S. BORÇLAR KANUNU [ Madde 60 ]

1086 S. HUKUK USULÜ MUHAKEMELERİ KANUNU(MÜLGA) [ Madde 187 ]

5521 S. İŞ MAHKEMELERİ KANUNU [ Madde 7 ]

"İçtihat Metni"

Dava, iş kazası sonucu ölen sigortalının hak sahiplerine bağlanan gelirlerin ilk davadan bakiyesinden oluşan Kurum zararının rücuan tahsili istemine ilişkindir.

Mahkemece, ilamında belirtildiği şekilde davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Hükmün, davacı Kurum ile davalılardan Erenler Belediye Başkanlığı, A... C... G... vekilleri ve M... E... tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteklerinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi Alparslan Koçak tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.

1- Dosyadaki yazılara, toplanan delillere ve hükmün dayandığı gerektirici sebeplere göre, davacı Kurum ile davalılardan Erenler Belediye Başkanlığı vekillerinin tüm temyiz itirazlarının reddi gerekir.

2- Davacı Kurum, 17.08.1999 tarihinde meydana gelen iş kazası sonucu ölen sigortalı N... D...'nin hak sahiplerine bağlanan gelirlerden oluşan sosyal sigorta yardımlarının kesinleşen ilk davadan bakiyesinin 506 sayılı Kanun'un 26'ncı maddesi uyarınca rücuan tahsiline karar verilmesini istemiştir. Mahkemece, davalı S... AŞ. yönünden zamanaşımı nedeniyle davanın reddine, diğer davalılar yönünden ise; Anayasa Mahkemesi'nin 506 sayılı Kanun'un 26'ncı maddesine yönelik iptal kararı gözetilmek suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.

Öncelikle zamanaşımı, alacak hakkının belli bir süre kullanılmaması yüzünden dava edilebilme niteliğinden yoksun kalabilmesini ifade eder. Bu tanımdan da anlaşılacağı üzere zamanaşımı, alacak hakkını sona erdirmeyip sadece onu "eksik bir borç" haline dönüştürür ve "alacağın dava edebilme özelliği" ni ortadan kaldırır.

Bu itibarla zamanaşımı savunması ileri sürüldüğünden, eğer savunma gerçekleşirse hakkın dava edebilme niteliği ortadan kalkacağından, artık mahkemenin işin esasına girip onu da incelemesi mümkün değildir. Uygulamada, fazlaya ilişkin hakların saklı tutulması, dava açma tekniği bakımından, tümü ihlal ve inkâr olunan hakkın ancak bir bölümünün dava edilmesi, diğer bölüme ait dava ve talep hakkının bazı nedenlerle geleceğe bırakılması anlamında gelir.

Kısmi davada fazlaya ilişkin hakların saklı tutulmuş olması, saklı tutulan kısım için zamanaşımını kesmez. Zamanaşımı, alacağın yalnız kısmi dava konusu yapılan miktarı için kesilir. (Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 23.10.2002 tarih, E: 2002/10-895, K: 2002/838. 05.03.2003 tarih, E: 2003/9-80, K: 2003/130. 12.07.2006 tarih, E: 2006/4-518, K: 2006/526 sayılı kararları)

Öte yandan; iş mahkemelerinin kuruluşunu ve işleyişinin düzenleyen 5521 sayılı Kanun'un 7'inci maddesinde açıkça iş mahkemelerinde sözlü yargılama usulünün uygulanacağı öngörülmüş olup, sözlü yargılama usulünde savunmayı genişletme yasağının başlangıcı, tarafların iddia ve savunmalarının ilk oturumda tutanağı geçirildiği andır. İlk oturumdan (dava dilekçesinin tutanağa geçirilmesinden sonra) davacının rızası olmaksızın savunmasını genişletemez.

Zamanaşımı savunmasının HUMK' un 187'nci maddesinde sayılan ilk itirazlardan olmaması onun her zaman ileri sürülebileceği anlamına gelmez. İlk oturuma kadar esasa cevap verirken zamanaşımını ileri sürmeyen davalının sonradan bunu ileri sürmesi savunmayı genişletmektir. Karşı tarafın muvafakatı olmadıkça davalı savunmasını genişletemez. İlk itirazlar karşı tarafın muvafakati olsa dahi kanunda gösterilen zamandan sonra ileri sürülemezler ancak diğer itirazlar diğer tarafın açık veya zımni rızasıyla esasa karşılık verme süresinden sonra ileri sürülebilirler,

Davalının savunmayı genişletmesi üzerine, davacı hemen buna (savunmayı genişletmeye) itiraz etmezse ve özellikle genişletilen savunmanın esasına cevap verirse, savunmayı genişletmeye zımnen muvafakat etmiş olur. Esasa karşılık verildikten sonra davalı tarafça ileri sürülen zamanaşımı savunmasına karşı davacının, zamanaşımını kabul etmemesi demek, zamanaşımı yoktur demektir, diğer bir deyimle, zamanaşımı itirazının esasına karşılık vermektir ki, bu dahi savunmanın genişletilmesini zımni olarak kabul anlamına gelir (Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 09.10.1963 tarih, 2/34-73 sayılı kararı).

Davanın yasal dayanağını oluşturan 506 sayılı Kanun'un 26'ncı maddesinin birinci fıkrasında işverenin sorumluluğu, ikinci fıkrasında ise üçüncü kişilerin sorumluluğu düzenlenmiştir. Zararlandırıcı sigorta olayında; devlet adına sosyal güvenlik kanunlarını uygulanmakla görevli Sosyal Güvenlik Kurumu birinci kişi, risklerin gerçekleşmesi halinde sigortalının ya da hak sahiplerinin Kurumdan yardım görmesi için primleri ödeyen işveren ikinci kişi konumundadır. Bunun dışında kalanlar üçüncü kişi olarak tanımlanmaktadır.

506 sayılı Kanun'un 26'ncı maddesinde üçüncü kişiler aleyhine açılan rücu davalarının tabi olduğu zamanaşımı süresine ilişkin açık hüküm bulunmamaktadır. Üçüncü kişi ile sigortalı arasında akdi bir ilişki de söz konusu değildir. Ancak anılan maddenin ikinci fıkrasında Borçlar Kanunu'na yollamada bulunulmuştur. Hal böyle olunca; üçüncü kişiler aleyhine açılan davalar Borçlar Kanunu'nun 60'ıncı maddesinde gösterilen bir ve on yıllık zamanaşımı süresine tabidir.

Zamanaşımı başlangıcı ise; "zarar ve faile ıttıla" tarihidir. Bilindiği üzere zarar ve faile ıttılanın birlikte gerçekleşmesi gerekmekte olup, sadece birinin gerçekleşmesi bir yıllık zamanaşımı süresinin başlaması için yeterli değildir. Zarara ve faile ıttıla, Kurumun yetkili organının ıttılaı olduğundan, zararın ıttıla tarihi sigortalı ya da hak sahibine bağlanan gelirler yönünden tahsis onay tarihi, masraf ve ödemeler yönünden sarf ve ödeme tarihidir. Faile ıttılanın ise özel bir duyarlılıkla araştırılıp incelenmesi gerekmektedir. Uygulamada, devam eden ceza davasında verilen mahkûmiyet kararının kesinleşmesi ya da Kurum sigorta müfettişi veya Çalışma Bakanlığı iş müfettişi raporunun Kurumun yetkili makamlarına intikal tarihi faile ıttıla tarihi olarak kabul edilmektedir.

Somut olayda; davalılardan S... AŞ. iş kazasının meydana geldiği bina sahibi, Erenler Belediye Başkanlığı projeyi onaylayan, A... C... G... inşaat fenni sorumlusu ve M... E... ise mimar olup, tümü üçüncü kişi konumundadırlar. Davalı S... AŞ. vekili ile A... C... G... vekili esasa cevap süresi içinde yani süresinde ve usulüne uygun zamanaşımı def'inde bulunmuştur. Davalı M...

E... ise ilk oturumdan çok sonra 03.02.2009 tarihli dilekçesi ile zamanaşımı definde bulunmuş, ancak zamanaşımı define karşı davacı tarafından açıkça savunmanın genişletildiği itirazında bulunulmamış, aksine oturumda sadece zamanaşımı defini kabul etmediğini bildirerek davanın esasına cevap vermiştir. Bu durumda davacının zımni olarak savunmanın genişletilmesine muvafakat ettiği kabul edilerek davalı M... E...' nün de zamanaşımı savunması üzerine durulmalıdır.

Zararlandırıcı sigorta olayı 17.08.1999 tarihinde gerçekleşmiştir. Zarara ıttıla tarihi olan sigortalının hak sahiplerine bağlanan gelirlerin tahsis onay tarihi 20.03.2000, faile ıttıla tarihi olan kesinleşen ilk davanın dava tarihi ise 08.04.2002 olduğu, bu durumda Borçlar Kanununun 60'ncı maddesinde öngörülen 1 yıllık zamanaşımı süresinin davalılar A... C... G... ve M... E... yönünden geçtiği gözetilerek, bu davalılar yönünden davanın reddine karar verilmesi gerekirken, kabulü usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.

O halde, davalılardan A.. C... G... vekili ve M... E...' nün bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde davalılardan A... C... G... ve M... E...'ye iadesine, 16.12.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2009/7879, K. 2010/16705, 16 Aralık 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
10. Hukuk Dairesi
Esas No
2009/7879
Karar No
2010/16705
Tarih
16 Aralık 2010

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 10. Hukuk Dairesi E.2009/7890 K.2010/16065
  • Yargıtay 7. Hukuk Dairesi E.2009/7891 K.2010/7456
  • Yargıtay 4. Ceza Dairesi E.2009/7897 K.2010/21769
  • Yargıtay 11. Ceza Dairesi E.2009/7901 K.2010/14743
  • Yargıtay 1. Ceza Dairesi E.2009/7903 K.2010/7868
  • Yargıtay 4. Ceza Dairesi E.2009/7905 K.2010/21469

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.