İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /10. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 10. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi E.2010/10375 K.2012/888

Dava, iş kazası sonucu vefat eden sigortalının hak sahiplerine bağlanan gelirler ile yapılan ödemelerden oluşan Kurum zararının rücuan tahsili istemine ilişkindir.

Esas2010/10375Karar2012/888Tarih24 Ocak 2012Okuma5 dk · 988 kelime

KÜNYE

10. Hukuk Dairesi 2010/10375 E., 2012/888 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
24 Ocak 2012
Mahkemesi
Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

988 kelime·5 dk okuma

Dava, iş kazası sonucu vefat eden sigortalının hak sahiplerine bağlanan gelirler ile yapılan ödemelerden oluşan Kurum zararının rücuan tahsili istemine ilişkindir.

Mahkemece, ilamında belirtildiği şekilde isteğin kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Hükmün, davacı Kurum ve davalılardan ... vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.

Dava, 31.03.2000 tarihinde meydana gelen iş kazası sonucu vefat eden sigortalının hak sahiplerine Kurumca yapılan sosyal sigorta yardımlarının 506 sayılı Kanunun 26. maddesi uyarınca davalılardan rücuan tahsili istemine ilişkindir

Somut olayda; Köy Hizmetleri Konya İl Müdürlüğü işyeri işçilerinden..... yakınlarında askeri atış poligonu yolu ile ilgili stablize malzemenin taşınmasında görevlendirilmiş olması sebebiyle, 31.03.2000 günü, şoförlüğünü yaptığı işyerine ait .....plakalı damperli kamyonla, saat 16:00 sıralarında poligondan Konya - Karaman yolu istikametine boş olarak malzeme almaya giderken, karşı yönden gelmekte olan sürücü .... sevk ve idaresindeki....ait .... plakalı çekici ve arkasındaki ....plakalı dorseden oluşan tır aracından, dorsenin sağ yan kapak babasının yerinden fırlayarak, kullandığı aracın ön camına çarpıp oradan da içeri girerek başına isabet etmesi sebebiyle vefat ettiği kazada vefat eden ..... desteğinden yoksun kalan yakınlarına peşin sermaye değerli gelir bağlandığı anlaşılmaktadır

...... Asliye Ceza Mahkemesinin 2000/108 Esas 2005/103 K. sayılı davasında alınan Adli Tıp raporunda, ..... 8/8 oranında kusurlu olduğuna karar verilmiş, dosya ile ilgili ..... Asliye Ceza Mahkemesinde görülen ceza davasında sanıkların cezalandırılmasına karar verilmiş daha sonra Yargıtay 9.Ceza Dairesi'nin 21.11.2007 tarih ve 2007/9843 Esas 2007/8406 Karar sayılı ilamı ile davanın zamanaşımı yönünden düşürülmesine karar verilmiştir.

Dosya içerisindeki İTÜ öğretim üyeleri tarafından hazırlanan 01.02.2001 tarihli raporda; sürücü ...'nun 4/8 oranında kusurlu olduğu, aracın yükünün emniyetinden sorumlu diğer şahısların 2/8 oranında kusurlu olduğu, kaçınılmazlık faktörünün 2/8 oranında etkili olduğu bildirilmiştir.

Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi'nin 31.01.2002 tarihli raporunda; sürücü ...'nun 2/8 oranında,...'in 2/8 oranında ... 2/8 oranında, olumsuz tesadüfi şartın 2/8 oranında etkili olduğu bildirilmiştir.

Mahkemece alınan, 07.11.2005 tarihli üçlü bilirkişi raporunda; ..... Genel Müdürlüğünün olayın meydana gelmesinde %100 oranında kusurlu olduğu, davalı şoför ... ile, muteveffa işç.....olayın meydana gelmesinde kusurunun bulunmadığının bildirildiği görülmüştür.

Dosya içerisindeki kusur raporlarının, çelişkili olması nedeniyle, söz konusu çelişkinin giderilmesi bakımından dosya mahkemece .... Adli Tıp Kurumuna gönderilmiş, .... Adli Tıp Kurumunun 03.06.2008 tarihli bilirkişi raporunda; DSİ'nin %75 oranında kusurlu olduğu, davalı .....%25, ...'in %25 ve ...'nun %25 kusurlu olduğunun bildirildiği görülmüştür

Mahkemece; alınan rapor arasında çelişki olduğu gerekçesiyle 2. bir bilirkişi incelemesi yapılmış ise de, ortada kesinleşmiş bir ceza davası olmadığından 2.bilirkişi incelemesine aslında gerek olmadığı, bu raporda davalılar ..., ... ve....için %25'er oranında kusur belirlendiği, mahkemece, daha sonra ..... istenen belgelere ve ..... gelen 14.04.2009 günlü cevap yazılarına göre, başşoför ...'nin o günkü görev dağılımında ağır vasıtalardan görevli olmadığı, bu nedenle, kazaya karışan araçla alakalı bakım, gözetim ve denetim görevinin bulunmadığı, ...'in ise, işletme şefi değil işletme mühendisi olduğu,

görev ve sorumlulukları içinde kazaya karışan araçla ilgili bakım, gözetim ve görev ve denetim ihmali ve kusuru olmadığının bildirildiği, bu durumda, davalılar ... ve ...'ye sorumluluk yüklenemiyeceği, ilk alınan bilirkişi raporunun olayın oluşumuna daha uygun olduğu, ayrıca bu raporun Yargıtay incelemesinden de geçerek, raporun dayanak yapıldığı kararın kesinleştiği, tarafları aynı olmasada, aynı olaya ilişkin olarak yapılan yargılama sonucunda, verilen kararın taraflar için kuvvetli delil teşkil edeceği kanaatiyle davalı ...

Müdürlüğünün %100 kusurlu kabul edilerek karar verildiği anlaşılmıştır.

Davanın yasal dayanağı 506 sayılı Yasanın 26. maddesi olup, bu tür davalar kusur sorumluluğu esasına dayanmaktadır. Kusur durumu saptanırken, iş güvenliği mevzuatına göre hangi önlemlerin alınması gerektiğinin, bu önlemlerin işverence alınıp alınmadığının ve alınmış önlemlere sigortalı işçinin uyup uymadığının 4857 sayılı Kanunun 77. maddesi hükmü doğrultusunda raporda tartışılması gerekir.

İşverenin tamamen kusursuz kabul edilebilmesi için ise, anılan madde gereğince işyerindeki işçilerin sağlığı ve iş güvenliğini sağlamaya yönelik her türlü tedbiri almak, uygun çalışma ortamı hazırlamak, araçları noksansız bulundurmak, işçileri etkin bir biçimde denetlemek, gözetlemek, bütün yükümlülükleri özenle yerine getirme gerekir.

Kaçınılmazlıktan ise, işveren tarafından tüm bu önlemler alındığı ve kazalı da, bu önlemlere uyduğu halde kaza meydana gelmişse söz edilebilecektir.

“Kaçınılmazlık, sosyal sigortalar uygulamasında, hukuksal ve teknik anlamda, olayın meydana geldiği tarihte geçerli olan bilimsel ve teknik tüm önlemlere rağmen zararın meydana geldiği ve önlenemediği durumları anlatan bir kavram….... olup; bu halin kabulünün koşulu, “…vuku bulan olaya karşı koyulmazlık hali ve her türlü tedbirin alınmasına rağmen gerçekleşmesi önlenemeyen ve objektif bir kaçınılmazlık durumunun söz konusu olmasıdır.

Kamu düzeni düşüncesi ile oluşturulan işçi sağlığı ve iş güvenliği mevzuat hükümleri; işyerleri ve eklerinde bulunması gereken sağlık şartlarını, kullanılacak alet, makineler ve hammaddeler yüzünden çıkabilecek hastalıklara engel olarak alınacak tedbirleri, aynı şekilde işyerinde iş kazalarını önlemek üzere bulundurulması gerekli araçların ve alınacak güvenlik tedbirlerinin neler olduğunu belirtmektedir. Burada amaçlanan yapılmakta olan iş nedeniyle işçinin vücut tamlığı ve yaşama hakkının önündeki tüm engellerin giderilmesidir.

Uygulamada önemli olan, işverenin iş kazasına neden olmuş hareketinin işçilerin sağlığını koruma ve iş güvenliği ile ilgili mevzuat hükümlerine aykırı bulunup bulunmadığının tespiti işidir.

Bu konuda yapılacak ilk yargı işlemi, mevcut hükümlere göre alınacak tedbirlerin neler olduğunun tespiti işidir. Mevzuat hükümlerince öngörülmemiş, fakat, alınması gerekli başkaca bir tedbir varsa, bunların dahi tespiti zorunluluğu açıktır. Bunların işverence tam olarak alınıp alınmadığı (=işverenin koruma tedbiri alma ödevi), alınmamışsa zararın bundan doğup doğmadığı, duruma işçinin tedbirlere uymamasının etkili bulunup bulunmadığı (=işçinin tedbirlere uyma yükümlülüğü) ve bu doğrultuda tarafların kusur oranı saptanacaktır.

Sorumluluğun saptanmasında kural, sorumluluğu gerektiren ve yasada belirlenmiş bulunan durumun kendi özelliğini göz önünde bulundurmak ve araştırmayı bu özelliğe göre yürütmektir.

Mahkemece, iş kazasının gerçekleştiği iş kolu ile, işçi sağlığı ve iş güvenliği alanında uzman kişilerden seçilecek bilirkişi kurulundan, yukarıda sıralanan maddi ve hukuki olgular ışığında yapılacak incelemeyle; mevzuat uyarınca hangi önlemlerin alınması gerektiği, bu önlemlerin işverence alınıp, alınmadığı ve alınmış önlemlere sigortalının uyup uymadığı yönlerinin yargısal denetime elverir biçimde irdelenip, kaçınılmazlık faktörünün de olayda etkili olup olmadığı ve tüm çelişkiler giderilerek karar verilmesi gerekirken ,Mahkemece, kusur aidiyeti konusunda eksik ve yetersiz incelemeye dayalı kusur raporu esas alınmak suretiyle sonuca varılması, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.

O halde, davacı Kurum ile, davalılarda ..... Genel Müdürlüğü vekillerinin, bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 24.01.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2010/10375, K. 2012/888, 24 Ocak 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
10. Hukuk Dairesi
Esas No
2010/10375
Karar No
2012/888
Tarih
24 Ocak 2012

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 10. Hukuk Dairesi E.2010/10376 K.2012/462
  • Yargıtay 10. Hukuk Dairesi E.2010/10377 K.2012/478
  • Yargıtay 10. Hukuk Dairesi E.2010/10378 K.2012/704
  • Yargıtay 4. Hukuk Dairesi E.2010/10381 K.2012/1159
  • Yargıtay 6. Ceza Dairesi E.2010/10386 K.2012/571
  • Yargıtay 3. Ceza Dairesi E.2010/10395 K.2012/1018

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.