KÜNYE
10. Hukuk Dairesi 2010/12387 E., 2012/2725 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 20 Şubat 2012
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk(İş) Mahkemesi
Karar Metni
370 kelime·2 dk okuma
Dava, rücuen tazminat istemine ilişkindir.
Mahkemece ilamında belirtilen gerekçelerle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Hükmün, tarafların vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteklerinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
1-Davalı vekilinin temyiz talebi yönünden;
21.07.2004 gün ve 25529 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak, öngördüğü istisnalar dışındaki hükümleri yayım tarihinde yürürlüğe giren, 14.07.2004 tarih ve 5219 sayılı “Çeşitli Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun” ve ayrıca 5236 sayılı Kanun, katsayı artışı da uygulanmak suretiyle bu kanunların yürürlük tarihinden sonra yerel mahkemelerce verilen hükümler yönünden 2010 yılı için 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 427’nci maddesindeki temyiz (kesinlik) sınırını 1.430,00 TL. olarak değiştirmiştir.
Alacağın bir kısmının dava edilmiş olması halinde temyiz (kesinlik) sınırının saptanmasında alacağın tamamının gözetilmesi; tümü dava konusu yapılan bir alacağın kısmen kabulünde ise temyiz (kesinlik) sınırının belirlenmesinde kabul ve reddedilen miktarların esas alınması, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun Geçici 3. maddesi delaletiyle, 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 427’nci maddesi hükmü gereğidir.
İnceleme konusu davada, kabul edilen ve davalının temyiz talebine konu olan tutar 259.97 TL. olup, yukarıda değinilen temyiz (kesinlik) sınırını aşmadığından, anılan karara karşı temyiz yoluna başvurulması olanaksızdır.
O halde davalı vekilinin temyiz dilekçesinin miktar itibarıyla kesinlik nedeniyle REDDİNE;
2- Davacı Kurum vekilinin temyiz talebi yönünden;
Davalının, sigortalıya yapılan geçici iş göremezlik ödeneği yönünden ödeme tarihlerinden itibaren, tedavi giderleri yönünden ise sarf tarihlerinden itibaren işleyecek yasal faiz ile sorumlu tutulması gerekirken, hatalı değerlendirme sonucu, bu tazminat tutarları yönünden gelirin onay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizle sorumlu tutulması, usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
Ne var ki; bu aykırılığın giderilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, karar bozulmamalı, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun Geçici 3. maddesi delaletiyle 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 438. maddesi uyarınca düzeltilerek onanmalıdır.
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2010/12387, K. 2012/2725, 20 Şubat 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama