KÜNYE
10. Hukuk Dairesi 2010/12741 E., 2010/13126 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 7 Ekim 2010
- Mahkemesi
- İş Mahkemesi
- No
- 1062-299
Karar Metni
682 kelime·3 dk okuma
Dava; zararlandırıcı sigorta olayı sonucu sürekli iş göremezlik durumuna giren sigortalıya yapılan sosyal sigorta yardımları nedeniyle uğranılan zararın, 506 sayılı Kanunun 10 ve 26. maddeleri gereğince davalılardan teselsül hükümlerine göre rücuan alınması istemine ilişkindir.
Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Hükmün, davacı ve davalılardan ...Emlak İnş. Taah. Tur. Tic. San. Ltd. Şti. vekilleri ile ... tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteklerinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
1-) Davalı ...Emlak İnşaat Taahhüt Turizm Ticaret ve Sanayi Ltd. Şti. vekilinin temyiz istemi yönünden;
Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 434’üncü maddesinin üçüncü fıkrasına göre, temyiz dilekçesi verilirken gerekli harç ve giderlerin tümü ödenir. Bunların eksik ödendiği sonradan anlaşılırsa, kararı veren hakim veya mahkeme başkanı tarafından verilecek yedi günlük kesin süre içinde tamamlanması, aksi takdirde temyizden vazgeçmiş sayılacağı temyiz edene yazılı olarak bildirilir.
Verilen süre içinde harç ve giderler tamamlanmadığı takdirde, mahkemece, kararın temyiz edilmemiş sayılmasına karar verilir. Bu kararın da temyiz edilmesi durumunda 432’nci maddenin son fıkrası hükmü kıyasen (benzetme yoluyla) uygulanır. Diğer taraftan.
25.01.1985 gün ve 1984/5 Esas – 1985/1 Karar sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı gereğince, harca tabi olmasına karşın mahkeme kalemince harcı hesaplanıp ilgilisinden istenmeden ve dolayısıyla harç alınmadan temyiz defterine kaydedilen
./... -2-
temyiz dilekçesi hakkında, yukarıda anılan 434’üncü maddenin üçüncü fıkrası hükmü benzetme yoluyla uygulanır ve bu durumda, temyiz istemi, dilekçenin temyiz defterine kaydedildiği tarihte yapılmış sayılır. Ancak, temyiz harcının mahkeme kalemince hesaplanıp ilgilisinden istenmesine karşın süresinde ödenmediği belgelendirilmiş ise temyiz isteminin reddi gerekir.
İnceleme konusu davada, temyiz yoluna başvuran davalı ...Emlak İnşaat Taahhüt Turizm Ticaret ve Sanayi Ltd. Şti. vekili tarafından temyiz dilekçesinin verildiği sırada ve yasal temyiz süresi içerisinde gerekli harç ve giderlerin eksik yatırıldığı, bunun üzerine yukarıda belirtilen prosedüre uygun olarak mahkemece düzenlenen uyarı yazısının yöntemince davalı vekiline tebliğ edildiği ve buna karşın eksikliğin tamamlanmadığı belirgin bulunmakla, yukarıda açıklanan madde hükmü ile İçtihadı Birleştirme Kararı gereğince, kararın davalı vekilince temyiz edilmemiş sayılmasına karar verilmelidir.
2-) İşveren konumunda yer alan davalı ...Emlak İnşaat Taahhüt Turizm Ticaret ve Sanayi Ltd. Şti.’nin rücu alacağından sorumluluğunun, 506 sayılı Kanunun 10’uncu maddesi hükmü gereğince %81,75 yerine, anılan Kanunun 26’ncı maddesi kapsamında %76,25 oranı üzerinden benimsenmesi isabetsiz ise de, bu yanlışlık, Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunun 74’üncü maddesinde yer alan, hakimin her iki tarafın iddia ve savunmalarıyla bağlı olup ondan fazlasına veya başka bir şeye karar veremeyeceğine ilişkin emredici kural gereğince talebin aşılamayacağına, mahkemece istemin aynen hüküm altına alınmasına ve ileride açılacak ek rücu davasında düzeltilme olanağı bulunmasına göre bozma nedeni yapılmamıştır.
3-) Davacı Kurum vekili ile davalı ...’ın temyiz itirazları yönünden;
Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 388’inci maddesinin son fıkrasında; yargılama sonunda kurulan hüküm sonucu kısmında, gerekçeye ait herhangi bir söz yinelenmeksizin, istek sonuçlarından her biri hakkında verilen hükümle taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, mümkünse sıra numarası altında birer birer, açık, kuşku ve duraksama uyandırmayacak şekilde gösterilmesinin gerekli olduğu belirtilmiş, 389’uncu maddesinde ise, mahkemece verilen karar ile iki tarafa yüklenen görev ve tanınan hakların kuşku ve duraksamaya yol açmayacak surette oldukça açık yazılması gerektiği yönünde düzenleme yapılmıştır.
İnceleme konusu davada; taraflar arasında çekişme konusu yapılan ve rücu alacağını oluşturan sigorta yardımları hüküm altına alınırken, tutar ve faiz başlangıç tarihleri yönünden ayrıştırma yapılmayarak yukarıda anılan düzenlemeye aykırı ve hükmün yerine getirilmesi aşamasında kuşku ve duraksamaya yol açıcı nitelikte karar verilmesi, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
Ne var ki; bu aykırılığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hüküm bozulmamalı, Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 438. maddesi gereğince düzeltilerek onanmalıdır.
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2010/12741, K. 2010/13126, 7 Ekim 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama