KÜNYE
10. Hukuk Dairesi 2010/14807 E., 2012/5903 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 27 Mart 2012
- Mahkemesi
- İş Mahkemesi
Karar Metni
414 kelime·2 dk okuma
Dava, rücuan tazminat istemine ilişkindir.
Mahkemece, ilamında belirtildiği şekilde davanın kabulüne karar verilmiştir.
Hükmün, davalılardan .... vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
Her ne kadar 5510 sayılı Kanunun 01.10.2008 tarihinde yürürlüğe giren 39. maddesinde; “Üçüncü bir kişinin kastı nedeniyle malül veya vazife malülü olan sigortalıya veya ölümü halinde hak sahiplerine, bu Kanun uyarınca bağlanacak aylığın başladığı tarihteki ilk peşin sermaye değerinin yarısı için Kurum zarara sebep olan üçüncü kişilere rücu edilir” düzenlemesi getirilmiş ise de, söz konusu düzenlemenin anılan kanunda, yürürlüğü öncesinde gerçekleşen olaylardan kaynaklanan rücuan tazminat davalarında uygulanmasına olanak veren bir düzenleme bulunmadığı ve genel olarak Kanunların geriye yürümemesi kuralı karşısında davanın yasal dayanağının 1479 sayılı Kanunun 63. maddesidir.
Davaya konu somut olayda; 30.12.1996 tarihli trafik kazasında ölen sigortalının hak sahibine 9.266 TL peşin değerli ölüm aylığı bağlandığı, kazaya karışan 34 Z 9194 plakalı araç sürücü davalı ...’un olayda 5/8 kusurlu bulunduğu, aracın davalı ... tarafından zorunlu mali mesuliyet sigortası ile sigortalandığı, şahıs başına bedeni zararlar yönünden poliçe limitinin 400,00 TL olduğu anlaşılmıştır.
Sigorta şirketleri, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 93. maddesi hükmü ile .... maddesi hükmü uyarınca, poliçeye dayalı akdi sorumluluğu nedeniyle sigortaladığı aracın neden olduğu zararlardan, poliçe limiti ile sınırlı olmak kaydı ile sorumludur. Hal böyle olunca; bedeni zararlar yönünden poliçe teminatının 400,00 TL olduğu gözetilmeksizin, davalı ... şirketinin sorumlu olduğu alacak miktarının 4.000,00 TL olarak belirlenmesi,
Öte yandan; davalı ... şirketinin sorumluluğunun, rücu alacağıyla birlikte hüküm altına alınan avukatlık ücreti, yargılama gideri, karar ve ilam harcı yönünden de poliçe limiti ile sınırlandırılması gerekirken, mahkemece anılan sınırlamanın yalnızca hükmolunan tazminat miktarına hasredilmesi sonucu anılan giderlerin tamamından diğer davalılar ile birlikte sorumlu tutulması, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
Ne var ki; bu aykırılığın giderilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, karar bozulmamalı, (6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun Geçici 3. maddesinde yer alan 1086 sayılı Kanunun temyize dair hükümlerinin uygulanmasının gerektiğine ilişkin düzenleme gereğince) Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 438. maddesi uyarınca düzeltilerek onanmalıdır.
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2010/14807, K. 2012/5903, 27 Mart 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama