KÜNYE
10. Hukuk Dairesi 2010/15077 E., 2010/17554 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 27 Aralık 2010
Karar Metni
349 kelime·2 dk okuma
........ Davacı, davalılardan işveren yanında, 02.05.1983-1986 tarihleri arasında, hizmet akdine dayalı olarak, aralıksız çalıştığının ve 08.08.2006 tarihli tahsis talebinin geçerli olduğunun tespitine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece, ilamında belirtilen gerekçelerle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Hükmün, davalılardan .......vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
Davanın yasal dayanağı 506 sayılı Yasanın 79/10. maddesi ile Geçici 81. maddeleridir. Mahkemece, dinlenen tanık beyanları doğrultusunda, davacının 02.05.1983-1986 tarihleri arasında davalı işveren yanında hizmet akdine dayalı olarak çalıştığının tespitine karar verilmiş ise de, Hukuk Usulü Muhakemeleri Yasasının 389. maddesindeki “Verilen karar ile iki tarafa tahmil ve bahşedilen vazife ve haklar şüphe ve tereddüdü mucip olmıyacak surette gayet sarih ve açık yazılmalıdır.” yönündeki amir hükme aykırı olarak, davacının 1986 yılındaki çalışmalarının sona erdiği tarihin hükümde gösterilmeyerek, infazda tereddüt oluşturacak şekilde karar verilmesi isabetsizdir.
Ayrıca, 13.10.1959 doğumlu olan davacının, anılan Yasanın Geçici 81. maddesinin B bendinin d alt bendi gereği, yaşlılık aylığı tahsisi için, 25 yıl sigortalılık süresini ve 47 yaşını doldurması, 5150 gün malullük, yaşlılık ve ölüm sigortası primi ödemiş bulunması şarttır. Hal böyle olunca, davacının 08.08.2006 tarihli tahsis talep tarihinde, askerlik borçlanması süresi dahil 24 yıl 11 ay 8 gün sigortalılığının bulunduğu, 47 yaşını ise 13.10.2006 tarihinde ikmal ettiği, bu haliyle tahsis talep tarihinde, yaşlılık aylığı tahsis şartlarının bulunmadığı gözetilmeksizin, tahsis talebinin geçerliliğine dair yazılı şekilde hüküm kurulması, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
./.. -2-
Ne var ki, yargılama aşamasında dinlenen tanık beyanları sonucu, davacının davalı işveren yanında 1986 yılı sonuna kadar çalıştığının sabit olması nedeniyle, bu aykırılıkların düzeltilmesi, yeniden yargılamayı gerektirmediğinden hüküm bozulmamalı, Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 438’inci maddesi uyarınca düzeltilerek onanmalıdır.
...........
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2010/15077, K. 2010/17554, 27 Aralık 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama