KÜNYE
10. Hukuk Dairesi 2010/15185 E., 2010/17483 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 23 Aralık 2010
Karar Metni
374 kelime·2 dk okuma
......
Dava, 506 sayılı Kanun hükümleri kapsamındaki zorunlu sigortalılık sürelerinin tespiti istemine ilişkindir.
Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Hükmün, davacı avukatı ile davalılardan ..... Başkanlığı avukatı ve ......avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteklerinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
1-) Dosyadaki yazılara, toplanan delillere ve hükmün dayandığı gerektirici sebeplere göre, temyiz yoluna başvuran taraf vekillerinin sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-) Yasal dayanağı 506 sayılı Kanunun 79’uncu maddesinin onuncu fıkrası olan davada mahkemece yapılan yargılamada;
a-) Davacının 01.09.1998 – 01.09.1999 tarihleri arasında hizmet akdine dayalı olarak davalı işveren ..... .. sicil numaralı işyerinde tam gün üzerinden ara vermeksizin çalıştırılmasına ve dört aylık sigorta primleri bordrolarıyla eksiksiz bildiriminin gerçekleştirilmesine karşın, işverence primlerin ödenmediği gerekçesiyle söz konusu hizmetin gerçek ve eylemli olmadığından hareketle Kurumca bu dönemi içerir sigortalılık olgusunun kabullenilmediği belirgin olup, taraflar arasındaki uyuşmazlığın bir parçası niteliğindeki anılan çalışma süresinin de hüküm altına alınması gerekirken, mahkemece yanılgılı değerlendirme sonucu, dönem bordroları ile Kuruma bildirimlerin yapılmış olması nedeniyle hukuki yarar bulunmadığı gerekçesiyle sözü edilen döneme ilişkin istem hakkında karar verilmemesi,
./.. -2-
b-) 2002 yılının Haziran, Temmuz, Ağustos aylarındaki çalışmalar Kuruma bildirilip sigorta primleri ödenmesine ve taraflar arasında bu konuda çekişme bulunmamasına karşın, hüküm altına alınmasında hukuki yarar bulunmayan bu üç aylık süreye ilişkin karar verilmesi,
c-) 2002 yılının Mayıs ayında bildirim dışı süre 11 gün olmasına karşın 10 günün hüküm altına alınması,
d-) 13.12.2007 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi’nin 3’üncü maddesinin ikinci fıkrasında; müteselsilen sorumlu olanlar aleyhine açılan davanın reddinde, ret sebebi ortak olan davalılar vekili lehine tek, ret sebebi ayrı olan davalılar vekili lehine ise her ret sebebi için ayrı ayrı avukatlık ücretine hükmolunacağı belirtilmiş olup, inceleme konusu davada davalılar yönünden davanın reddi sebebinin ortak olduğu belirgin bulunmasına karşın, vekil ile temsil olunan davalılar yararına tek avukatlık ücretinin hüküm altına alınması gerekirken, mahkemece yanılgılı değerlendirme sonucu anılan ücretin her bir davalı için ayrı belirlenmesi,usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, temyiz yoluna başvuran taraf vekillerinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
.....
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2010/15185, K. 2010/17483, 23 Aralık 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama