KÜNYE
10. Hukuk Dairesi 2010/15502 E., 2012/4831 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 15 Mart 2012
Karar Metni
283 kelime·1 dk okuma
... adına Av. ... ile 1-... adına Av. ... 2-... aralarındaki dava hakkında ...Mahkemesi'nden verilen 26.07.2010 günlü ve 107/521 sayılı hükmün temyizen incelenmesi davalılardan ... vekili tarafından istenilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
1 - Kararı temyiz eden davalı ... avukatı tarafından 28.07.2010 tarihli temyiz dilekçesi ile nispi temyiz harcı yatırılması gerekirken, maktu harç yatırılması nedeniyle temyiz harcının eksik yatırıldığı anlaşılmaktadır.
Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 434’üncü maddesi ile ilgili 25.01.1985 gün ve 5/1 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı hükmü gereğince, temyiz isteği, dilekçenin temyiz defterine kaydettirildiği tarihte yapılmış sayılır ve temyiz dilekçesi verilirken gerekli harç ve giderlerin tamamı ödenir. Temyiz harç ve giderlerinin ödenmemiş veya eksik ödenmiş olduğunun sonradan anlaşılması durumunda, karar veren hâkim tarafından yedi günlük kesin süre tanınarak, bu süre içerisinde ödenmesi veya eksikliğin tamamlanması, aksi halde temyizden vazgeçmiş sayılacağı temyiz edene yöntemince ve yazılı olarak bildirilir. Ancak, temyiz harcının mahkeme kalemince hesaplanıp temyiz edenden istendiği halde süresinde ödenmediği belgelendirilmiş ise temyiz isteğinin reddi gerekir.
Davada ise, yukarıda sözü edilen kanun ve içtihadı birleştirme kararı hükmüne aykırı olarak, temyiz yoluna başvuran davalı avukatı tarafından temyiz dilekçesinin verildiği sırada ve yasal temyiz süresi içerisinde gerekli harç ve giderlerin tamamının ödenip ödenmediği anlaşılamamaktadır. Böyle olunca, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun Geçici 3’üncü maddesi gereğince, Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun anılan maddesinde öngörülen prosedür işletildikten, şayet temyiz dilekçesinin reddi yönüne gidilirse davalı Avukatına tebliğ edilerek temyiz süresi geçtikten, temyizin süresinde yapıldığı sonucuna varıldığı takdirde doğrudan geri gönderilmek üzere,
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2010/15502, K. 2012/4831, 15 Mart 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama