İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /10. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 10. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi E.2010/15571 K.2012/5576

Dava, zararlandırıcı sigorta olayı sonucu sürekli iş göremezlik durumuna giren sigortalıya yapılan sosyal sigorta yardımları nedeniyle uğranılan zararın, 506 sayılı Kanunun 26 ve 87. maddeleri gereğince davalılardan teselsül hükümlerine göre rücuan…

Esas2010/15571Karar2012/5576Tarih22 Mart 2012Okuma5 dk · 965 kelime

KÜNYE

10. Hukuk Dairesi 2010/15571 E., 2012/5576 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
22 Mart 2012
Mahkemesi
Asliye Hukuk(İş) Mahkemesi
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

965 kelime·5 dk okuma

Dava, zararlandırıcı sigorta olayı sonucu sürekli iş göremezlik durumuna giren sigortalıya yapılan sosyal sigorta yardımları nedeniyle uğranılan zararın, 506 sayılı Kanunun 26 ve 87. maddeleri gereğince davalılardan teselsül hükümlerine göre rücuan alınması istemine ilişkindir.

Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Hükmün, davacı ... Başkanlığı avukatı ile davalı ...avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteklerinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.

1-) Dosyadaki yazılara, toplanan delillere ve hükmün dayandığı gerektirici sebeplere göre; davalı ... vekilinin tüm, davacı Kurum vekilinin ise aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddi gerekir.

2-) Davanın yasal dayanağını oluşturan 506 sayılı Kanunun 26’ncı maddesinin birinci fıkrasında yer alan “sigortalı veya hak sahibi kimselerin işverenden isteyebilecekleri miktarlarla sınırlı olmak üzere” ibareleri, 21.03.2007 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanan 23.11.2006 gün ve...sayılı Anayasa Mahkemesi kararı ile iptal edilmiş olup, Anayasa’nın 152 ve 153. maddelerinde öngörülen düzenleme uyarınca, Anayasa Mahkemesi iptal kararlarının Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girmesi ile birlikte, elde bulunan ve kesinleşmemiş tüm davalarda uygulanması zorunludur.

İptal kararının Resmi Gazete’de yayımlandığı tarihten itibaren 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 76’ncı ve 01.10.2011 günü yürürlüğe giren 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 33’üncü maddesi gereğince, yürürlükteki kanunları uygulamakla yükümlü bulunan mahkemelerin ve Yargıtay’ın, iptal kararı ile yürürlükten kalkan bir kanun maddesine dayanarak inceleme yapma ve karar verme yetkisi de bulunmamaktadır.

Diğer taraftan medeni usul hukukunda “ıslah” kurumu, gerek 1086, gerekse mahkeme karar tarihinden sonra yürürlüğe giren 6100 sayılı Kanunda düzenlenmiş olup, 1086 sayılı Kanunun.

83’üncü maddesinde, iki taraftan her birinin usule ilişkin olarak yaptığı işlemi tamamen veya kısmen ıslah edebileceği, aynı davada her tarafın ancak birkere ıslah hakkını kullanabileceği, 84’üncü maddesinde, ıslahın, tahkikata tabi olan davalarda tahkikat bitinceye kadar ve tabi olmayanlarda yargılamanın sonuna kadar yapılabileceği, 85’inci maddesinde, ıslahın, oturumda diğer taraf hazır olduğu halde yapılabileceği gibi öncelikle o tarafa tebliğ edilmek koşuluyla dilekçe ile de yapılabileceği, 88’inci maddesinde,

ıslah eden tarafın davasını tamamen ıslah ettiği ve bunun tebliği tarihinden itibaren üç gün içerisinde yeni bir dava açmadığı takdirde davasının iptal olunacağı, 89’uncu maddesinde, davasını tamamen ıslah eden davacının iptal tarihinden itibaren üç ay içerisinde yeniden dava açmaz ise davasından vazgeçmiş sayılacağı, 90’ıncı maddesinde, ıslahın davayı uzatmak veya karşı tarafı rahatsız etmek gibi kötü niyetli düşüncelerle yapıldığının kanıtlar veya belirtilerle anlaşılması durumunda mahkemece, ıslah dikkate alınmaksızın karar verileceği belirtilmiş, 6100 sayılı Kanunun ise.

176’ncı maddesinde, taraflardan her birinin, yapmış olduğu usul işlemlerini kısmen veya tamamen ıslah edebileceği, aynı davada, tarafların ancak bir kez ıslah yoluna başvurabileceği, 177’nci maddesinde ıslahın, tahkikatın sona ermesine kadar sözlü veya yazılı olarak yapılabileceği, karşı taraf duruşmada hazır değilse veya ıslah istemi duruşma dışında yapılıyorsa, bu yazılı istem veya tutanak örneğinin, haber vermek amacıyla karşı tarafa bildirileceği, 180’inci maddesinde davasını tamamen ıslah ettiğini bildiren tarafın, bu bildirimden itibaren bir hafta içinde yeni bir dava dilekçesi vermek zorunda olduğu,

aksi durumda, ıslah hakkının kullanılmış sayılacağı ve ıslah hiç yapılmamış gibi davaya devam edileceği, 181’inci maddesinde kısmen ıslaha başvuran tarafa, ıslah ettiği usul işlemini yapması için bir haftalık süre verileceği, bu süre içinde ıslah edilen işlem yapılmazsa, ıslah hiç yapılmamış gibi davaya devam edileceği, 182’nci maddesinde ıslahın davayı uzatmak veya karşı tarafı rahatsız etmek gibi kötü niyetli düşüncelerle yapıldığı kanıtlar veya belirtilerle anlaşılırsa, mahkemece, ıslah dikkate alınmadan karar verileceği açıklanmıştır.

Ayrıca, Yargıtay Kanununun 45’inci maddesi gereğince, benzer hukuki konularda Yargıtay Genel Kurullarını, dairelerini ve adliye mahkemelerini bağlayıcılığı niteliği bulunan 04.02.1948 gün ve ...sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı’nda da belirtildiği gibi, dava açıldıktan sonra konusunda, nedeninde, kanıtlarda ve benzeri işlerde yönteme ilişkin olmak üzere yapılmış olan yanlışlıkları bir kereye özgü olmak üzere düzeltmek ve eksiklikleri tamamlamak amacıyla, yargı kararına gerek olmaksızın taraflarca sözlü veya yazılı olarak yapılabilen ıslah işlemi, Yargıtay’ca karar bozulduktan sonra gerçekleştirilemez.

Bu yasal düzenleme ve açıklamalar ışığı altında inceleme konusu dava değerlendirildiğinde; sigortalıya bağlanan sürekli iş göremezlik geliri ve sosyal yardım zammının başladığı tarihteki ilk peşin sermaye değerinin, davalıların toplam %70 kusur oranına karşılık gelen tutarı esas alınarak davacı Kurum vekilince 09.10.2009 tarihinde yöntemince gerçekleştirilen ıslah işlemi karşısında, anılan işleme ilişkin dilekçede yazılı tutar üzerinden davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken, mahkemece eksik inceleme ve araştırma sonucu ıslah işlemi göz ardı edilerek eksik rücu alacağının hüküm altına alınması isabetsiz olduğu gibi, kabule göre de,

dava tarihi itibarıyla yürürlükteki mevzuat ve içtihatlara uygun olarak açılan davanın, söz konusu 26’ncı maddeye ilişkin Anayasa Mahkemesi iptal hükmü nedeniyle oluşan hukuksal durum karşısında kısmen

reddine karar verilmesinde tarafların sorumluluğu bulunmamasına karşın, mahkemece yanılgılı değerlendirme sonucu, yargılama sonunda davacı Kurum davada kısmen haksız çıkan taraf olarak nitelendirilip vekil ile temsil olunan davalılar yararına avukatlık ücreti belirlendikten sonra Kurumun anılan ücret yönünden sorumluluğuna karar verilmiş olması, ayrıca, karar ve ilam harcının eksik hesaplanması, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir. Ne var ki; bu aykırılıkların giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hüküm bozulmamalı, 6100 sayılı Kanunun geçici 3'üncü maddesinin yollamasıyla 1086 sayılı Kanunun 438’inci maddesi gereğince düzeltilerek onanmalıdır.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Hüküm fıkrasında yer alan sözcüklerin çıkartılarak yerine;

“1-) Davanın kabulüne; sürekli iş göremezlik geliri yönünden 3.616,70 TL.nin 17.06.2003, geçici iş göremezlik ödenekleri yönünden 394,65 TL.nin ödeme, tedavi giderleri yönünden 45,15 TL.nin sarf tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacı Kuruma verilmesine,

2-) Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi hükümleri gereğince belirlenen 1.000,00 TL. avukatlık ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak, yargılamada vekil ile temsil olunan davacı Kuruma verilmesine,

3-) 492 sayılı Harçlar Kanunu hükümlerine göre belirlenen 240,95 TL. karar ve ilâm harcından, davacı Kurumca yatırılan 37,90 TL harç tutarının mahsubu ile geriye kalan 203,05 TL'nin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak Hazineye gelir kaydedilmesine,

4-) Davacı Kurumca karşılanan 27,00 TL. tebligat gideri, 480,00 TL. keşif gideri, ve 37,90 TL harç tutarı olmak üzere toplam 544,90 TL yargılama giderinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacı Kuruma verilmesine,” sözcüklerinin yazılmasına ve bu şekliyle hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, aşağıda yazılı temyiz harcının davalılardan, ...alınmasına, 22.03.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2010/15571, K. 2012/5576, 22 Mart 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
10. Hukuk Dairesi
Esas No
2010/15571
Karar No
2012/5576
Tarih
22 Mart 2012

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 2. Ceza Dairesi E.2010/15571 K.2012/8126
  • Yargıtay 8. Ceza Dairesi E.2010/15576 K.2012/7425
  • Yargıtay 8. Ceza Dairesi E.2010/15577 K.2012/8429
  • Yargıtay 10. Hukuk Dairesi E.2010/15577 K.2012/4883
  • Yargıtay 10. Hukuk Dairesi E.2010/15578 K.2012/5012
  • Yargıtay 11. Ceza Dairesi E.2010/15579 K.2012/3521

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.