İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /10. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 10. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi E.2010/16281 K.2012/4498

Dava, davacının 1987 – 1990 yılları ve 01.04.1993 – 16.08.1993 tarihleri arasında ... sigortalısı olduğunun tespiti ile yaşlılık aylığı bağlanması gerektiğinin tespiti istemine ilişkindir.

Esas2010/16281Karar2012/4498Tarih12 Mart 2012Okuma5 dk · 969 kelime

KÜNYE

10. Hukuk Dairesi 2010/16281 E., 2012/4498 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
12 Mart 2012
Mahkemesi
İş Mahkemesi
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

969 kelime·5 dk okuma

Dava, davacının 1987 – 1990 yılları ve 01.04.1993 – 16.08.1993 tarihleri arasında ... sigortalısı olduğunun tespiti ile yaşlılık aylığı bağlanması gerektiğinin tespiti istemine ilişkindir.

Mahkemece, ilamında belirtildiği şekilde; davanın reddine karar verilmiştir.

Hükmün, davacı ve davalı Kurum avukatı tarafından yasal süresinde temyiz edildiği, sonrasında davacı Kurum vekilinin verdiği dilekçe ile temyiz isteminden "sarfınazar" ettiğini bildirdiği, ne var ki, dosyaya sunulan vekaletnamesinde temyizden vazgeçme yetkisinin kendisine tanınmadığı, ayrıca bu konuda davacı ... Başkanlığınca verilmiş bir talimatında bulunmadığı anlaşılmakla, davacı Kurum vekilinin temyiz dilekçesi de dikkate alınarak ve Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra, işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.

Dava, 01.10.2008 tarihinde yürürlüğe giren 5510 sayılı ... Kanununun 4-(b) bendi kapsamındaki sigortalılara ilişkin olup, ancak aynı Kanunun geçiş hükümlerini içeren Geçici 7. maddesindeki; “Bu Kanunun yürürlük tarihine kadar 02.09.1971 tarihli ve 1479 sayılı Kanunlara tabi sigortalılık başlangıçları ile hizmet süreleri, borçlandırılan ve ihya edilen süreler ile sigortalılık süreleri tabi oldukları Kanun hükümlerine göre değerlendirilirler” düzenlemesi ve kanunların geriye yürümemesi (geçmişe etkili olmaması) kuralı gereği olarak davanın yasal dayanağının 1479 sayılı Esnaf ve Sanatkarlar ve Diğer Bağımsız Çalışanlar Sosyal Sigortalar Kurumu Kanunu olduğu belirgindir.

1479 sayılı Yasa, zorunlu sigortalılık şemsiyesi altına en son alınan “esnaf ve sanatkarlar ve diğer bağımsız çalışanlara” Yasa’da yazılı sosyal güvenlik hükümlerini uygulama amacını taşımakta olup, 26. madde ile sigortalı olma hak ve yükümlülüğünden vazgeçilemeyeceği ve kaçınılamayacağı, bu Yasaya göre sigortalı sayılanların, sigortalı sayıldıkları tarihten itibaren üç ay içinde Kuruma başvurarak kayıt ve tescil yaptırmalarının zorunlu olduğu, aksi durumda Kurum tarafından resen tescil işleminin yapılacağı hükme bağlanmıştır.

Yasada tanımlanan amaca ulaşma yolunda, uygulamada rastlanılan kimi sorunlar nedeniyle “kanunun amacı, sigortalı sayılanlar ve sayılmayanlar” başlıklı 24. madde ve buna paralel olarak “sigortalılığın başlangıç ve bitiş tarihi” başlıklı 25. maddede sık sayılabilecek değişiklikler yapılmıştır.

01.04.1972 tarihinde yürürlüğe giren 1479 sayılı Yasanın 24 ve 25. maddelerinde “...kendi adına ve hesabına çalışanlar olarak nitelendirilen bağımsız çalışanlardan kanunla kurulu meslek kuruluşlarına yazılı olan gerçek kişiler...”, “meslek kuruluşuna yazılarak çalışmaya başladıkları tarihten itibaren” zorunlu Bağ- Kur sigortalısı sayılmışken, anılan maddelerde 19.04.1979 gün ve 2229 sayılı Yasa ile yapılan değişiklik ile meslek kuruluş kaydı zorunluluğu kaldırılarak, “kendi adına ve hesabına” çalışma koşulu ve belirtilen nitelikte çalışmaya başlama tarihi sigortalılık niteliğini kazanmak için yeterli kabul edilmiştir.

20.04.1982 tarihinde yürürlüğe giren 2654 sayılı Yasa ile yapılan düzenlemede, kendi adına ve hesabına çalışma koşuluna ek olarak “...gerçek ve götürü usulde gelir vergisi mükellefi olanlar” için mükellefiyetin başlangıç tarihinden, “kendi adına ve hesabına bağımsız olarak çalışmakla beraber gelir vergisinden muaf olanlardan kanunla kurulu meslek kuruluşlarına usulüne uygun olarak kayıtlı olanlar” kayıt oldukları tarihten itibaren sigortalı sayılmaktadırlar.

Ne var ki, 1479 sayılı Yasaya 2654 sayılı yasa ile eklenen Ek Geçici 13. madde ile, “...sigortalılık niteliği taşıdıkları halde bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihe kadar kayıt ve tescilini yaptırmamış olanların her türlü hak ve mükellefiyetleri bu Kanunun yürürlüğe girdiği (20.04.1982) tarihinde” başlayacaktır hükmü getirilmiştir.

22.03.1985 tarihinde yürürlüğe giren 3165 sayılı Yasa ile yapılan değişiklikte ise, bu kez; “gerçek ve götürü usulde gelir vergisi mükellefi olanlar, .... kayıtlı bulunanlar veya kanunla kurulu meslek kuruluşuna usulüne uygun kayıtlı bulunanlar” dan, gelir vergisi mükellefi olanlar, mükellefiyetin başlangıç tarihinden, gelir vergisinden muaf olanlar ile vergi kaydı bulunmayanlar da ... veya kanunla kurulu meslek kuruluşlarına kayıt oldukları tarihten itibaren kendiliğinden sigortalı sayılmışlardır.

619 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile getirilen düzenlemelerin, anılan KHK’nin Anayasa Mahkemesi’nce iptalinden sonra 4956 sayılı Yasa ile yapılan değişiklikle bu kez; ..gerçek ve basit usulde gelir vergisi mükellefi olanlar, mükellefiyet tarihinden, gelir vergisinden muaf olanlardan ... ile birlikte kanunla kurulu meslek kuruluşuna usulüne uygun kayıt olanlar ise talep tarihinden itibaren zorunlu sigortalı olarak Yasa kapsamına alınmışlardır.

Davaya konu somut olayda, davacının 24.06.1985 tarihli vergi kaydını içeren giriş bildirgesi ile Kuruma başvurması üzerine, 24.06.1985 tarihi itibarıyla tescilinin yapıldığı, 05.10.1990 tarihli sigortalılık belgesinde, vergi kaydının 31.10.1980 – 07.04.1981, 24.06.1985 – 20.08.1987, 06.09.1990 – Devam şeklinde gözüktüğü, ... davacının kaydına rastlanılmadığını belirterek imzası ile onayladığı, yine ... kaydı yoktur şeklinde şerh düştüğü, ancak daha sonra sunulan sigortalılık belgesinde, Şoförler ve Otomobilciler Oda kaydının 14.08.1987 – Devam ve Esnaf Sicil Memurluğu kaydının 03.02.1994 – Devam şeklinde olduğu,

Kurumca oda kayıtları üzerinde yapılan inceleme neticesinde, davacının odaya kaydı konusunda yönetim kurulu kararı bulunmaması nedeniyle ve yine oda kaydı olsaydı 1990 yılında sunduğu sigortalılık belgesinde bu kaydın gözükmesi gerektiğinden bahisle, meslek kuruluş ve Esnaf Sicil Memurluğu kayıtları nazara alınmaksızın vergi kaydı ile sınırlı olarak .... sigortalısı kabul edildiği anlaşılmaktadır.

Uyuşmazlık, vergi kaydının bulunmadığı, ancak meslek kuruluş kaydının bulunduğu sürelerde ... sigortalılığının geçerli olup olmadığı ve bu çerçevede tahsis koşullarının oluşup oluşmadığı konusundadır.

Kurumca; oda kayıtlarının incelenmesi neticesinde, yönetim kurulu kararı bulunmadığından bahisle ve 1990 yılındaki sigortalılık belgesinde bu kaydın gözükmemesi nedeniyle oda kaydı geçersiz kabul edilerek, vergi kaydı ile sınırlı sürede davacının ... sigortalılığının geçerli olduğu kabul edilmektedir.

Davacının, prim borçlarını, 28.04.1993 tarihinde taksitlendirme taahhütnamesi ile ödemek istediği dönemde, 24.06.1985 – 20.08.1987 ve 06.09.1990 – 28.01.1994 dönemi sigortalılık süresi kabul edilerek prim borcu taksitlendirilmiş, ancak 2003 yılında davacının kuruma sunduğu sigortalılık belgesinde Şoförler ve Otomobilciler Odası ve Esnaf Sicil Memurluğu kaydına göre, 05.06.2003 tarihli işlem ile 20.08.1987 – 06.09.1990 tarihli terk işlemini kaldırılarak davacının bu şekilde 16.07.2008 tarihli sigortalı bilgilerine göre, 23 yıl 1 ay 7 gün sigortalı gözüktüğü ve 8,66 TL prim borcunun gözüktüğü anlaşılmaktadır.

Yukarda belirtilen açıklamalar ışığında, Mahkemenin; oda kaydının sahteliği konusunda Kurumca, Cumhuriyet Savcılığına suç duyurusunda bulunulup bulunulmadığı ve sahteliğinin yargı kararı ile belirlenip belirlenmediği hususunun araştırılması, bu hususta açılmış bir ceza davası varsa sonucunun beklenmesi, yoksa davacının .... sigortalısı sayılmadığı 20.08.1987 - 06.09.1990 ve 01.04.1993 – 16.08.1993 dönemlerinde kendi nam ve hesabına çalışma olgusunun gereğince araştırılması,

kendi nam ve hesabına çalışma olgusunun belirlenmesi halinde dosya içeriğinde mevcut tahsis talebinin bulunmaması nedeniyle dava tarihinin esas alınarak tahsis koşullarının bu çerçevede değerlendirilmesi ve sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ve araştırma sonucu yazılı şekilde hüküm kurulması, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.

O halde, taraflar avukatlarının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine, 12.03.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2010/16281, K. 2012/4498, 12 Mart 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
10. Hukuk Dairesi
Esas No
2010/16281
Karar No
2012/4498
Tarih
12 Mart 2012

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 2. Ceza Dairesi E.2010/16283 K.2012/5067
  • Yargıtay 10. Hukuk Dairesi E.2010/16283 K.2012/4172
  • Yargıtay 10. Hukuk Dairesi E.2010/16285 K.2012/4167
  • Yargıtay 2. Ceza Dairesi E.2010/16287 K.2012/5062
  • Yargıtay 2. Ceza Dairesi E.2010/16289 K.2012/6191
  • Yargıtay 10. Hukuk Dairesi E.2010/16289 K.2012/5174

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.