İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /10. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 10. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi E.2010/16324 K.2012/5168

Dava, rücuan tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece, ilamında belirtildiği şekilde, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Hükmün, davacı Kurum avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik…

Esas2010/16324Karar2012/5168Tarih19 Mart 2012Okuma4 dk · 892 kelime

KÜNYE

10. Hukuk Dairesi 2010/16324 E., 2012/5168 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
19 Mart 2012
Mahkemesi
İş Mahkemesi
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

892 kelime·4 dk okuma

Dava, rücuan tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece, ilamında belirtildiği şekilde, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Hükmün, davacı Kurum avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.

Dava. 13.08.2006 tarihinde meydana gelen kaza nedeniyle yaralanan sigortalıya yapılan harcama ve ödemeler nedeniyle oluşan Kurum zararının 506 sayılı Yasanın 39. maddesi uyarınca rücuan tazmini istemine ilişkindir. Mahkemece.

25.03.2010 tarihli celsede verilen ara kararda, davaya konu 13.086,20 TL tedavi giderinin hangi hastane tarafından yapıldığını gösterir belge ve fatura ile 1.240,38 TL geçici iş göremezlik ödeneğinin sigortalıya ödendiğini gösterir belgenin ibrazı için davacı Kurum vekiline kesin süre verildiği, verilen kesin sürenin anlam ve sonuçlarının açıklanıp, anlatıldığının belirtildiği görülmüş olup;

geçiçi iş göremezlik ödeneğine ilişkin talebin kabulüne, tedavi giderlerine ilişkin talebinin ise verilen kesin süreye rağmen sigortalıya yapılan tedavi giderlerinin tedavi yapan sağlık kuruluşuna ödendiğine ilişkin belgenin davacı Kurum vekili tarafından ibraz edilmemiş olması sebebiyle, reddine karar verilmiştir.

1-... alınan 19.09.2007 tarihli yazıda, "sigortalıya ait 13.086,20 TL tedavi gideri faturasının ... fatura edildiği, Kurum tarafından tedavi ödemeleri avans şeklinde yapıldığından, faturaların düşümünün yapılamadığı, bu nedenle ödenip-ödenmediğinin tespit edilemediği" belirtilmiş olup, davacı vekili tarafından 26.01.2010 tarihinde Mahkemeye ibraz edilen .... alınan 12.08.2009 tarihli yazıda ise. "31.12.2006 tarihine kadar ....

Başkanlığı kapsamında tedavi gören hastalara ait fatura bedellerinin 5615 sayılı Kanunun geçici 3. maddesi uyarınca (% 6 eksiği ile) ödendiği", 08.10.2009 tarihli ....ınan yazı uyarınca da "2006 yılı ve öncesi ile ilgili olarak fatura bazlı ödemenin bulunmadığı, toplu ödeme yapıldığı" belirtilmiştir. Hal böyleolunca.

Mahkemenin 25.03.2010 tarihli celsesinde verilen kesin süreden önce, tedavi giderlerinin hangi hastane tarafından yapıldığını gösterir belge ile fatura bedelinin anılan Kanunun geçici 3. maddesi uyarınca % 6 eksiği ile ödendiğine ve ödemelerin toplu olarak yapılması sebebiyle fatura bazlı ödemenin bulunmadığına dair yazıların dosyaya ibraz edildiği anlaşılmakla, bu konuda davacı vekiline kesin süre verilmiş olması, isabetsizdir.

2-Kabule göre de; karar tarihinde yürürlükte bulunan 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 414. maddesinde. “İki taraftan her biri istimaını talep eylediği şahit ve ehlihibrenin veya talebine mebni icra kılınacak keşif ve sair muamelenin masrafını tediyeye ve buna kifayet edecek meblağı mahkeme veznesine tevdie mecburdur. Hakim tarafından tayin olunan müddet içinde masrafı vermeyen taraf talebinden sarfınazar etmiş addolunur”; aynı Kanunun 163. maddesinde ise.

“Kanunun tayin ettiği müddetler katidir. Bu müddetlerde yapılması lazım olan muamele yapılmazsa o hak sakıt olur. Hakim tayin ettiği müddetin kati olduğuna da karar verebilir. Aksi takdirde tayin olunan müddeti geçirmiş olan taraf yenisini istiyebilir. Bu suretle verilecek müddet katidir. Bir daha verilemez” hükmü yer almaktadır.

Bu yasal düzenlemeler göstermektedir ki, taraflar; dinlenmesini istedikleri tanık ve bilirkişinin veya yapılmasını istedikleri keşif ve sair işlemlerin masraflarını, mahkeme veznesine yatırmaya mecbur olup; hakim tarafından verilen sürede gerekli masrafı vermeyen tarafın talebinden sarfınazar ettiği kabul edilir. Hakimin, bu masrafların yatırılması konusunda verdiği sürenin kesin olduğunu usulünce karara bağladığı hallerde, kesin süreye uymayan tarafın bu delile dayanma olanağı kalmaz. Kesin süre tarafların yanında hakimi de bağlayacağından uyulmaması halinde, gereğinin hakim tarafından hemen yerine getirilmesi gerekir.

Eş söyleyişle; ister kanun, ister hakim tarafından tayin edilmiş olsun kesin süre içerisinde yerine getirilmeyen bir işlemin bu süre geçtikten sonra yerine getirilmesine olanak yoktur. Böylelikle kesin sürenin kaçırılması, o delile veya hakka dayanamamak gibi ağır sonuçları birlikte getirmekte, bazen davanın kaybedilmesine neden olmaktadır.

Bu durumda geciken adaletin, adaletsizlik olduğu düşünülerek, davaların uzamasını veya uzatılmak istenmesini engellemek üzere getirilen kesin süre kuralı, kanunun bu amacına uygun olarak kullanılmalı, davanın reddi için bir araç sayılmamalıdır.

Önemle vurgulanmalıdır ki, mahkemelerin gerek maddi hukuka ve gerekse usul hukukuna ilişkin hak düşürücü ara kararlarının hiçbir duraksamaya yer vermeyecek biçimde açık olması ve sonuçlarının sıfatı ne olursa olsun ilgilisine bildirilmesi zorunludur...

Hal böyle olunca, kesin süreye ilişkin ara kararında, yapılması gereken işlerin neler olduğunun ve her bir iş için yatırılacak ücretin miktarı, yatırılma merci ve süresinin belirtilmesi, bilhassa tanınan sürenin yeterli ve elverişli olması, tanınan süre içinde yapılması istenen işlerin ne olduğunun hiçbir şüpheye yer vermeyecek şekilde açıklanması, kesin süreye uymamanın doğuracağı sonucun açık olarak anlatılması ve anlatılanların tutanağa geçirilmesi, bunlara uyulmaması durumunda mevcut kanıtlara göre karar verilip, gerektiğinde davanın reddedilebileceğinin yine açıkça bildirilmesi suretiyle ilgili tarafın uyarılması, gerektiği her türlü duraksamadan uzaktır.

Somut olay açıklanan ilkeler çerçevesinde değerlendirildiğinde:

Az yukarıda da açıklandığı üzere, Mahkemenin 25.03.2010 tarihli celsesinde verilen kesin sürede; davacı tarafın belli bir ücret yatırması karşılığında, Mahkemece tedaviye ilişkin belgelerin ilgili yerlerden celbi istenmediği gibi, bu belgelerin davacı vekili tarafından ibrazı istenmiş olup, ara kararda kesin süreye uymamanın doğuracağı sonuç açık olarak kendisine anlatılmayarak, kesin süreye uyulmaması durumunda mevcut kanıtlara göre karar verilip, gerektiğinde davanın reddedilebileceği bildirilmek suretiyle uyarılmadığı görülmüştür. Kesin sürenin amacı ve sonuçları düşünüldüğünde, mahkemenin kesin süreye ilişkin ara kararının içerik yönünden Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 163. maddesi ile yerleşik Yargıtay kararlarına uygun olmadığı anlaşılmaktadır.

Öyle ki,...tarafından verilen 14.10.2008 tarihli...ilişkin kararda; yargı mercilerinin usul kurallarını çok sıkı uygulaması ve dar yorumlaması nedeniyle kişilerin, uyuşmazlığın esasının incelenmesinden mahrum bırakılması, ... Sözleşmesinin 6/1 maddesinin ihlali olarak kabul edilmiştir. Bir iç hukuk kuralı haline gelen ... ve buna dayanılarak verilen bu karar da göz önüne alındığında, hak kaybının önüne geçilecek şekilde değerlendirme yapılması olayın özelliğine daha uygun düşmektedir.

Mahkemece, açıklanan maddi ve hukuki olgular gözetilmeksizin eksik inceleme ve araştırma sonucunda yazılı şekilde hüküm kurulmuş olması, usûl ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.

O halde, davacı vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 19.03.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2010/16324, K. 2012/5168, 19 Mart 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
10. Hukuk Dairesi
Esas No
2010/16324
Karar No
2012/5168
Tarih
19 Mart 2012

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 10. Hukuk Dairesi E.2010/16325 K.2012/5169
  • Yargıtay 10. Hukuk Dairesi E.2010/16326 K.2012/5157
  • Yargıtay 2. Ceza Dairesi E.2010/16327 K.2012/5079
  • Yargıtay 10. Hukuk Dairesi E.2010/16327 K.2012/5165
  • Yargıtay 10. Hukuk Dairesi E.2010/16329 K.2012/6037
  • Yargıtay 10. Hukuk Dairesi E.2010/16331 K.2012/5171

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.