KÜNYE
10. Hukuk Dairesi 2010/4064 E., 2010/17394 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 23 Aralık 2010
Karar Metni
499 kelime·2 dk okuma
......
Davacı, sigortalının geçirdiği iş kazası sonucu malul kalan sigortalıya bağlanan 852 TL peşin sermaye değerli gelir ile 390,10 TL geçici iş göremezlik ödeneği ve sigortalı için yapılan 33,30 TL hastane masrafının tahsili için..... açılan davanın kabulle sonuçlandığını belirterek, kusur farkına ilişkin olarak 547,55 TL'nin gelir bağlama onay, masrafların ise sarf ve ödeme tarihinden işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini talep ve dava etmiştir.
Mahkemece, ilamında belirtildiği şekilde davanın konusuz kalması nedeniyle karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
Hükmün, davacı Kurum vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
Dava açıldıktan sonra ortaya çıkan bir olay nedeniyle artık dava konusu edilen talep hakkında olumlu ya da olumsuz bir karar verilmesine gerek kalmıyorsa, burada davanın konusuz kalmasından söz edilebilir. Böyle bir durum söz konusu olduğunda mahkemenin bir tespit hükmü niteliğinde olarak esas hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar vermesi gerekir.
Bununla birlikte, bir davada davacının talebi, asıl talep ve yardımcı talepler olmak üzere iki bölümden oluşur. Bu taleplerden yalnız birinin ya da bir kaçının veya asıl talebin bir bölümünün konusuz kalması halinde, diğer talepler hakkında yargılamaya devam edilip karar verilmesi gerekir.
Dava konusu somut olayda da, 14/10/2009 tarihli bilirkişi raporu ve mahkemenin kabulüne göre 547,55 TL'nin davalılar tarafından 13/11/2009 tarihinde yatırıldığı anlaşılmaktadır. Yukarıda açıklanan davacının talepleri ile yapılan ödeme karşılaştırıldığında, davacının dava dilekçesindeki taleplerinin kısmen karşılandığı, gelirler yönünden onay, masraflar yönünden ödeme tarihinden itibaren faiz ödenmesi yönündeki davacı taleplerinin karşılanmadığı açıkça ortaya çıkmaktadır. Öyle ise, davacının tüm taleplerinin karşılanmaması karşısında, davanın konusuz kalmasından söz edilemez.
Yukarıda belirtilen değerlendirmeler ışığında, dava dilekçesinde talep edilen tüm istek kalemlerinin konusuz kalması söz konusu olmadığından, mahkemenin nihai kararını kurarken, davacının her bir talebi konusunda olumlu ya da
./..
-2-
olumsuz bir hüküm vermesi gerekirken, faize ilişkin istemin karşılanıp karşılanmadığı üzerinde durulmadan davanın konusuz kaldığından bahisle karar verilmesine yer olmadığı yönünde hüküm kurulması, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir. Diğer taraftan, gerekçede davalıların davanın açılmasına sebebiyet verdikleri belirtilmesine karşın, hüküm fıkrasında yargılama giderlerinin davacının üzerinde bırakılması ve davalılar lehine vekalet ücreti takdiri de isabetsizdir. Ne var ki, bu hususların düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, hüküm bozulmamalı, Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 438. maddesi gereğince düzeltilerek onanmalıdır.
.....
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2010/4064, K. 2010/17394, 23 Aralık 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama