KÜNYE
10. Hukuk Dairesi 2010/4339 E., 2011/13800 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 13 Ekim 2011
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk(İş) Mahkemesi
Karar Metni
401 kelime·2 dk okuma
Dava, hizmet tespiti istemine ilişkindir.
Mahkemece, ilamında belirtildiği şekilde davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Hükmün, davacı ile, davalı Kurum vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere ve hükmün dayandığı gerektirici sebeplere göre, davalı Kurum’un tüm; davacının ise, sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Davacı ..., davalı işverene ait işyerinde 1984 yılından 26.03.1989 tarihine kadarki dönemde sürekli ve kesintisiz çalıştığı halde, çalışmalarının eksik bildirildiğini beyanla, Kuruma bildirilmeyen çalışma sürelerinin tespitini istemiştir.
Mahkemece, davacının, 31.03.1985 tarihine kadarki çalışmalarının kuruma bildirilmiş olması nedeniyle, 01.04.1985-26.03.1989 tarihleri arası dönemde sürekli çalışma nedeniyle, eksik bildirime konu 1435 günlük çalışmanın tespitine karar verilmiştir.
Davalı Kurum kayıtlarına göre; davacının, 1984 yılı ile, 01.04.1985 tarihine kadarki dönemde eksik bildirime konu çalışmalarının bulunmaması; giderek, davacı isteminin 1984-26.03.1989 tarihleri arası kesintisiz çalışma nedeniyle, bildirime konu yapılmayan çalışma sürelerinin tespiti istemine ilişkin olması karşısında,davanın kabulüne karar verilerek, kabul hükmü gibi karar tesis edilmesi gerekirken; kısmen kabül hükmü kurularak, davacı aleyhine ücrete vekalete ve yargılama giderine karar verilmesi isabetsizdir.
Öte yandan, hükmedilen vekalet ücreti ve yargılama giderinden, her iki davalının birlikte sorumluluğuna karar verilmesi gerekirken, sadece davalı ... sorumlu tutacak şekilde karar verilmesi de, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
Ne var ki, bu konuların düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, hüküm bozulmamalı, 01.10.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 438. maddesi gereğince düzeltilerek onanmalıdır.
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2010/4339, K. 2011/13800, 13 Ekim 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama