KÜNYE
10. Hukuk Dairesi 2010/7445 E., 2010/11349 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 15 Temmuz 2010
- Mahkemesi
- İş Mahkemesi
- No
- 793-351
Karar Metni
324 kelime·2 dk okuma
Davacı, sigorta başlangıç tarihinin 01.03.1986 olduğunun tespitini isitemiştir.
Mahkemece;ilamında belirtildiği şekilde davanın kabulüne karar verilmiştir.
Hükmün, davalı Kurum tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
1- Dosyadaki yazılara, toplanan delillere ve hükmün dayandığı gerektirici sebeplere göre davalı Kurum vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine.
2-Davacı; sigorta başlangıç tarihinin 01.03.1986 olduğunun tespitini istemiştir. Mahkemece; davacının 01.03.1986 tarihinde bir gün süre ile çalıştığının tespitine karar verilmiştir.
506 sayılı Kanunun 60/G maddesinde “Bu maddenin uygulanmasında. 18 yaşından önce malûllük, yaşlılık ve ölüm sigortalarına tabi olanların sigortalılık süresi, 18 yaşını doldurdukları tarihte başlamış kabul edilir. Ancak bu tarihten önceki süreler için ödenen malûllük, yaşlılık ve ölüm sigortaları primleri, prim ödeme gün sayılarının hesabına dahil edilir” hükmü öngörülmüştür.
Maddedeki “malûllük, yaşlılık ve ölüm sigortalarına tabi olanlar” sözcüklerinin, sigortalılar yararına bir yorumla, tabi olması gerekenleri de kapsadığının kabulü gerekir. Öte yandan davacının, aynı Kanunun geçici 54. maddesi kapsamında 01.04.1981 tarihinden önce malûllük, yaşlılık ve ölüm sigortalarına tescili bulunmadığı da belirgindir.
Bu nedenle, 15.07.1968 doğumlu olan davacı yönünden sigortalılık başlangıç tarihinin 18 yaşın doldurulduğu 15.07.1986 olarak kabulü, bu tarihten önceki hizmet sürelerinin ise yalnızca prim ödeme gün sayısına dahil edilmesi gerekirken, mahkemece, eksik inceleme sonucu yazılı şekilde karar verilmesi, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
Ne var ki; bu aykırılığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hüküm bozulmamalı, Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 438. maddesi gereğince düzeltilerek onanmalıdır.
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2010/7445, K. 2010/11349, 15 Temmuz 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama