İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /10. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 10. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi E.2010/9046 K.2010/12376

Dava, Kurum tarafından davacı Belediyenin ilgili banka nezdindeki hesapları üzerindeki hesapları üzerine konan haczin kaldırılması istemine ilişkindir.

Esas2010/9046Karar2010/12376Tarih28 Eylül 2010Okuma6 dk · 1.234 kelime

KÜNYE

10. Hukuk Dairesi 2010/9046 E., 2010/12376 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
28 Eylül 2010
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.234 kelime·6 dk okuma

Dava, Kurum tarafından davacı Belediyenin ilgili banka nezdindeki hesapları üzerindeki hesapları üzerine konan haczin kaldırılması istemine ilişkindir.

Mahkemece, ilamında belirtildiği şekilde, bozma üzere davanın kabulüne karar verilmiştir.

Hükmün, davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve ........arafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.

Davada, çözümlenmesi gereken hukuki sorun, Kurumun prim alacağından ötürü davacı Belediye tarafından, kamu yararına tahsis kararı alınan belediyenin bankadaki mevduatının haczedilip haczedilemeyeceği meselesidir.

Somut olayda, ödeme emri tebliği sonrası, 24.12.2007 gün ve 396096 sayılı haciz ihbarnamesi üzerine ilgili banka şubesinde, belediyeye ait 2011839 nolu kamu gelirleri hesabı ile 2011848 nolu kira gelirleri hesapları üzerine haciz konulduğu, daha önce davacı Belediye'nin 05.12.2005 tarihinde aldığı 124 nolu kararla, anılan hesapları da kapsar şekilde, belediye gelirlerinin kamu bankalarında açılmış bulunan yedi hesabının değerlendirilmesi esnasında, 5393 sayılı Kanunun 15. maddesine göre kamu gelirleri hesaplarının kamu yararına tahsis edilmesinin, haciz edilemeyeceğinin ve haciz işlemlerinin kira geliri hesaplarına uygulanmasının kabulüne karar verildiği anlaşılmaktadır.

506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanununun 80.maddesine göre, Kurumun prim alacakları yönünden 6183 sayılı Kanun hükümlerinin uygulanacağı öngörülmüş, aynı Yasanın 70. maddesinin 1. bendinde 04.05.1994 tarihli 3986 sayılı Kanunun 16.maddesi ile yapılan düzenleme sonucunda ise, mahalli idarelerin malların haczedilebileceği kabul edilmiştir. Öte yandan, Belediye Gelirler Kanunu ile diğer

Kanunlardaki Belediyelere verilen payların vergi ve resim hükmünde olduğunu belirleyen 277 sayılı Kanun, 3986 sayılı Kanunun 18.maddesiyle değiştirilmiş ve bu payların 6183 sayılı Kanuna göre hacze tabi bulunduğu hükme bağlanmıştır. Prim alacağının takibinde 6183 sayılı Kanun hükümleri uygulanacağına göre Kurumun yaptığı icra takibinde Belediye Gelirleri Kanunu ve diğer Kanunlarla Belediyeye verilen payın haczedileceği açıktır.

Belediyelere Genel Bütçe Gelirlerinden Pay Verilmesine ilişkin 2380 sayılı Kanuna, 04.05.1994 tarih 3986 sayılı Kanunun 17.maddesi ile getirilen ek 4. maddesi ile, İller Bankasınca belediyelere dağıtılacak payların 6183 sayılı Kanun yönünden nasıl değerlendirileceği konusunda özel bir sistem kabul edilmiştir.

Ek 4.madde, mahalli idarelerin, 6183 sayılı Kanuna göre takip edilen borçları için, İller Bankasınca dağıtılacak paylardan ödeme yapılacağını 1, 2 ve 3. bendlerinde belirlemiş, 6.bendinde ise, bu paylardan yapılacak ödeme veya kesintilerin, oranlarını alacakların nev'ine göre ayrı ayrı veya topluca belirlemeye, mahsup işlemlerine ilişkin diğer usul ve esasları tesbit etmeye Maliye Bakanlığı'nı yetkili kılmıştır.........

Kanunun kendisine verdiği bu yetkiye göre hazırladığı 11.12.1997 gün ve 53789 sayılı Genelge ile Belediyelere 2380 sayılı Kanun gereği ayrılan payların kendi kuruluşları için ancak % 25’inin, diğer kuruluşlar yönünden ise SSK dahil % 50’sinin kesilebileceğini kararlaştırılmıştır.

03.07.2005 tarih ve 5393 sayılı Belediye Kanununun 15. maddesin son fıkrasında; belediyenin proje karşılığı borçlanma yoluyla elde ettiği gelirleri, şartlı bağışlar ve kamu hizmetlerinde fiilen kullanılan malları ile belediye tarafından tahsil edilen vergi, resim ve harç gelirlerinin haczedilemeyeceği öngörülmüş, aynı Kanuna 26.12.2006 tarih 5568 sayılı Kanunun 7 ve 9. maddeleri ile eklenen geçici 5 ve 6. maddelerinde belediyeler, büyükşehir belediyeleri ve bunlara bağlı kuruluşların,

31/12/2006 tarihi itibariyle tahakkuk etmiş olan 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun hükümlerine göre takip edilen Devlete olan borçları, 28/3/2002 tarihli ve 4749 sayılı Kamu Finansmanı ve Borç Yönetiminin Düzenlenmesi Hakkında Kanun kapsamında tanımlanan Hazine alacağı niteliğindeki borçları ve sosyal güvenlik kuruluşlarına olan borçlarına karşılık, bu idareler adına her ay genel bütçe vergi gelirleri tahsilat toplamı üzerinden ayrılacak payların % 40'ını geçmemek üzere, alacaklı idarelerin talebi üzerine,

ilgisine göre Maliye Bakanlığı veya İller Bankası tarafından kesinti yapılarak alacaklı idarelere ödeneceği belirtilerek, Hazine Müsteşarlığının bağlı olduğu ......müşterek önerisi üzerine bu maddede geçen % 40 oranını sıfıra kadar indirmeye veya kanunî orana yükseltmeye ve kesintilerin alacaklı kuruluşlara dağılımına ilişkin usûl ve esasları belirleme hususunda Bakanlar Kuruluna yetki verilmiştir.

...., 27.02.2007 tarihli 26447 sayılı Resmi Gazetede yayınlanan 2007/11723 karar sayılı Genel Bütçe Vergi Gelirleri Tahsilat Toplamı Üzerinden Büyükşehir Belediyeleri, Belediyeler ve Bunların Bağlı Kuruluşlarına Ayrılacak Paylardan Borçlarına Karşılık Yapılacak Kesintilerin Oranı ve Kesintilerin Alacaklı Kurumlar Arasında Dağılımına İlişkin Esas ve Usuller”in yürürlüğe konulması.

Devlet Bakanlığı ile Maliye Bakanlığının 02/02/2007 tarih ve 5337 sayılı müşterek teklifi üzerine, 5216 sayılı Büyükşehir Belediyesi Kanunu’nun geçici 5 inci maddesi ile 5393 sayılı Belediye Kanunu’nun geçici 6 ncı maddesine göre, Bakanlar Kurulu’nca 13/02/2007 tarihinde kararlaştırılmış olup, belediyeler ve bağlı kuruluşlar adına her ay genel bütçe vergi gelirleri tahsilat toplamı üzerinden ayrılacak paylarından bu Esas ve Usuller kapsamında yapılacak kesinti oranının %25 olduğu, yapılan kesintinin de alacaklı kurumlar arasında dağıtımı esnasında Sosyal Güvenlik Kuruluşlarının payının % 50 olduğu belirlenmiştir.

Buna göre, anılan Kanun ve Bakanlar Kurulu Kararı hükümlerine istinaden Büyükşehir Belediyeleri ve bunlara bağlı kuruluşlar ile Belediyeler ve bunlara bağlı kuruluşların 31.12.2006 tarihi itibariyle tahakkuk etmiş ve davalı Kuruma 6183 sayılı Kanun hükümlerine göre takip ve tahsili gereken borçlarının bu idareler adına her ay genel bütçe vergi gelirleri tahsilat toplamı üzerinden ayrılacak paylarından alacaklı Sigorta Müdürlüklerinin talebi üzerine,

ilgisine göre Maliye Bakanlığı veya İller Bankası tarafından kesinti yapılmak suretiyle tahsilini ilişkin olarak yürütülecek işlemler nedeniyle davalı Kurumca 2007-36 sayılı genelge çıkarılmış, adı geçen genelgede, daha önce 6183 sayılı Kanun uyarınca başlanmış olan icra takip işlemlerine devam edileceği, mükerrer kesinti yapılmaması bakımından, 5568 sayılı Kanun kapsamında kesinti talebinde bulunulmuş borçlardan dolayı, İller Bankası veya Maliye Bakanlığı paylarına ayrıca haciz bildirisi gönderilmeyeceği, yine .......tarafından 5568 sayılı Kanun gereği kesinti yapıldıktan sonra geriye kalan belediye paylarından,

haciz yoluyla da olsa kesinti yapılmasının mümkün bulunmadığı hususuna yer verilmiştir.

Son olarak yukarıda bahsi geçen 277 sayılı Kanun ile 2380 sayılı Kanun, 02.07.2008 tarihli 5779 sayılı İl Özel İdarelerine ve Belediyelere Genel Bütçe Gelirlerinden Pay Verilmesi Hakkındaki Kanun’un 15.07.2008 tarihinde Resmi Gazetede yayınlanması ile yürürlükten kaldırılmış, anılan yasanın 7. maddesi ile; il özel idareleri ve belediyelere, genel bütçe vergi gelirleri tahsilâtından ayrılacak paylar ile diğer kanunlarda bu idarelere verilmesi öngörülen paylar vergi hükmünde olduğu,

İl özel idareleri ve belediyeler ile bu idarelere bağlı kuruluşların ve bunlara ait tüzel kişilerin, 21/07/1953 tarihli ve 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun hükümlerine göre takip edilen Devlete olan borçları, 28/03/2002 tarihli ve 4749 sayılı Kamu Finansmanı ve Borç Yönetiminin Düzenlenmesi Hakkında Kanun kapsamında tanımlanan Hazine alacağı niteliğindeki borçları, İller

Bankasına olan borçları ile sosyal güvenlik kuruluşlarına olan borçlarına karşılık, bu idareler adına her ay genel bütçe vergi gelirleri tahsilatı toplamı üzerinden ayrılacak tutardan, alacaklı idarelerin talebi üzerine, ilgisine göre Maliye Bakanlığı veya İller Bankası tarafından kesinti yapılarak alacaklı idarelere ödeneceği, genel bütçe vergi gelirleri tahsilâtı toplamı üzerinden, il özel idareleri ve belediyeler adına aylık olarak ayrılacak tutardan, ikinci ve üçüncü fıkralara göre yapılacak kesintilerin toplamı, hiçbir şekilde ayrılan tutarların toplamının yüzde 40'ını aşamayacağı,

yapılacak kesintilerin oranlarını alacakların nev'ine göre ayrı ayrı veya topluca belirlemeye, kesinti ve mahsup işlemlerine ilişkin diğer usul ve esasları tespit etmeye, Hazine Müsteşarlığının bağlı olduğu Bakanın yetkili olduğuna ilişkin düzenleme getirilmiştir.

Yapılacak değerlendirmede belediyenin kira gelirleri üzerinde haczin mümkün olduğu gözetilmelidir. Esasen yasal düzenlemeler gereği vergi hükmünde olup kamu hizmetinde kullanacağı için mahiyeti itibariyle kamuya tahsisli olan paylar hakkında kamuya tahsis kararı alması fazladan bir işlemdir ve giderek belediyenin prim borcunu ödememek için böyle bir tahsis kararı alması baskın olasılık dahilindedir.

Kural olarak yasalar yürürlükte oldukları zamanlarda meydana gelen olaylarda uygulanabileceğinden, mahkemece bu maddi ve hukuki olgular ile davaya konusu haczin dayanağı olan icra takibinin yapıldığı tarihteki yasal düzenlemeler gözetilerek, davaya konu hesaplardaki paranın mahiyeti, davalı Kurumun alacağı için kaynakta kesinti yapıldıktan sonra belediyeye aktarılan pay karşılığı olup olmadığı tespit edilerek, sonucuna göre haczinin mümkün olup olmayacağına karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ve yanılgılı değerlendirme sonucu İller Bankasınca belediyeye ayrılan payların haczinin mümkün olmadığından bahisle yazılı şekilde davanın kabulüne karar verilmiş olması, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.

O halde, davalı vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 28.9.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2010/9046, K. 2010/12376, 28 Eylül 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
10. Hukuk Dairesi
Esas No
2010/9046
Karar No
2010/12376
Tarih
28 Eylül 2010

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 12. Hukuk Dairesi E.2010/9046 K.2010/21677
  • Yargıtay 12. Hukuk Dairesi E.2010/9047 K.2010/21680
  • Yargıtay 4. Ceza Dairesi E.2010/9048 K.2010/14723
  • Yargıtay 19. Hukuk Dairesi E.2010/9048 K.2010/9366
  • Yargıtay 12. Hukuk Dairesi E.2010/9048 K.2010/21679
  • Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2010/9049 K.2010/9168

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.