KÜNYE
10. Hukuk Dairesi 2011/10535 E., 2012/14598 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 11 Eylül 2012
- Mahkemesi
- İş Mahkemesi
- No
- 125-165
Karar Metni
465 kelime·2 dk okuma
Dava, davalılardan şirkete ait işyerinde 26.10.2002-30.07.2004 tarihleri arasında servis şoförü olarak sürekli ve kesintisiz hizmet akdiyle çalıştığının tespiti istemine ilişkindir.
Mahkeme, ilamında belirtildiği şekilde davanın kısmen kabulüne karar vermiştir.
Hükmün, davalılar vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
1- Dosyadaki yazılara, toplanan delillere ve hükmün dayandığı gerektirici sebeplere göre, sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2- Davanın, yasal dayanağı 506 sayılı Yasanın 79/10. maddesi olup, bu tür sigortalı hizmetlerin tespitine ilişkin davaların, kamu düzeniyle ilgili olduğu ve bu nedenle de özel bir duyarlılıkla ve özenle yürütülmesinin zorunlu ve gerekli bulunduğu açıktır. Bu çerçevede, hak kayıplarının ve gerçeğe aykırı sigortalılık süresi edinme durumlarının önlenmesi, temel insan haklarından olan sosyal güvenlik hakkının korunabilmesi için, bu tür davalarda tarafların gösterdiği kanıtlarla yetinilmeyip, gerek görüldüğünde re'sen araştırma yapılarak kanıt toplanabileceği de göz önünde bulundurulmalıdır.
Eldeki dava dosyasına konu olayda, Mahkemece yapılan araştırma ve inceleme, hüküm kurmaya yeterli ve elverişli değildir.
O halde yapılacak iş; öncelikle ihtilaf konusu dönemde davacının çalıştığını iddia ettiği plakası bildirilen araçların davalılardan işverene ait olup olmadığı, hangi tarihte edinildiği, hangi tarihten beri ticari faaliyette kullanıldığı belirlenmeli, davacının söz konusu araçları kullanmaya elverişli sürücü belgesine sahip olup olmadığı araştırılmalı, dava konusu döneme ilişkin olarak davacı hakkında tanzim edilen trafik para cezalarına yönelik tüm belgeler ile davacının çalıştığını iddia ettiği araçlara kesilen ceza tutanakları getirtilmeli, varsa takograf kayıtları celbedilmeli,
davalı işverene ait araçta çalışanları gösteren taşıt tanıtma kartı verilip verilmediği Şoförler ve Otomobilciler Odasından sorulmalı, davacı ile birlikte aynı şirket adına kayıtlı araçlarda şoför olarak çalışan yada davacının çalıştığını iddia ettiği araçta davacı ile birlikte vardiyalı olarak çalışan kişi yada kişiler ve işveren bordrolarında kayıtlı kişiler ile aynı yörede komşu veya benzeri işleri yapan başka işverenler ve bu işverenlerin çalıştırdığı bordrolara geçmiş kişiler ve gerektiğinde davacının çalışmalarını bilebilecek tanıklar yöntemince re'sen saptanarak,
çalışmaların varlığı ve süresi yönünden bilgi ve görgülerine başvurulmalı, sigortalının kayıtlarda gözükmeyen çalışmalarının hangi nedenlerle kayıtlara geçmediği ya da bildirim dışı kaldığı hususu gereğince tespit edilerek, yargılama sürecinde dinlenen tanık anlatımlarının değerlendirilmesinde; iş yerinin kapsamı, kapasitesi ile işin ve işyerinin niteliği nazara alınmalı, böylece bu konuda gerekli tüm soruşturma yapılarak uyuşmazlık konusu husus, hiçbir kuşku ve duraksamaya yer bırakmayacak biçimde çözümlenip, deliller hep birlikte değerlendirilip takdir edilerek, varılacak sonuca göre bir karar verilmelidir.
Mahkemenin, yukarıda açıklanan esaslar doğrultusunda araştırma yaparak elde edilecek sonuca göre karar vermesi gerekirken, eksik inceleme ve yanılgılı değerlendirme sonucu yazılı şekilde hüküm kurması, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir. O halde, davalılar vekillerinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2011/10535, K. 2012/14598, 11 Eylül 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama